Yargı reformu başlamadan bitti: 'Bu yapılanlar çok çirkin' - Prof Günday

Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) üye dengelerinin dizaynında iktidardan yeni bir ‘son dakika hamlesi’ geldi. Hakimler-Savcılar Kurulu (HSK) tarafından geçen hafta Yargıtay üyeliğine atanan 11 isim arasında yer alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, Yargıtay kontenjanından AYM üyeliğine atanacak ismin belirleneceği seçimde aday olduğunu açıkladı.

HSK’nın 27 Kasım’da Yargıtay üyeliğine atadığı 11 isim içinde İrfan Fidan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe’deki baş başa görüşme sonrası, 2014’teki Kobani olayları dosyasını altı yıl sonra tekrar açarak aralarında Eş Başkan Pervin Buldan, Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in de yer aldığı HDP’li milletvekilleri, belediye başkanları ve yöneticiler hakkında dava süreci başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman da yer alıyordu.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 2010 yılında Yargıtay kontenjanından AYM üyesi seçilen Burhan Üstün’ün görev süresi yaş haddi nedeniyle 2021 Ocak ayında doluyor. Üstün’ün yerine gelecek üyeyi belirlemek üzere Yargıtay Genel Kurulu’nda 2 Aralık’ta yapılacak oylamanın 17 Aralık’a ertelenmesi dikkat çekti. Bu ertelemenin henüz yedi gün önce Yargıtay üyesi olan ve daha bir gün önce 12. Ceza Dairesi’nde görevlendirilen İrfan Fidan’ın  AYM üyeliğine aday olmasına imkân sağlamak üzere yapıldığı iddiaları dile getirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve iktidara yakın olduğu öne sürülen, İstanbul Adliyesi’ndeki pek çok kritik davada imzası bulunan Fidan’ın seçimde oy kullanacak Yargıtay Genel Kurulu üyelerine bir mektup yazarak aday olduğunu bildirmesi ve üyelerden oy istemesi siyasi tartışmalara neden oldu. 

HSK’nın 27 Kasım’daki Yargıtay üyesi atamaları ve Yargıtay’daki AYM üyeliği seçiminin ertelenmesinin, ‘iktidarın talimatı ve talebi doğrultusunda yapıldığını’ öne süren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik paylaştığı bir tweet dizinde bu iddialarını dile getirdi.

Daha önce Yargıtay tetkik hakimliği görevinde bulunan Çelik ‘Alın size Yargı Reformu’ başlığıyla paylaştığı mesajlarda, AYM üyeliğine adaylığını koyan sekiz Yargıtay üyesinin de 17 Aralık’taki oylamaya kadar adaylıktan çekilmelerinin sağlanacağını iddia etti.

HSK’nın İrfan Fidan’ı Yargıtay üyeliğine ataması ve Yargıtay’daki AYM seçiminin ertelenmesine ilişkin Ahval’e açıklamada bulunan Celal Çelik, sürecin tamamıyla ‘siyasetin planladığı bir şekilde yürütüldüğünün apaçık ortada olduğunu, Yüksek Yargının hiçbir dönemde böylesine itirazsız şekilde iktidar emrine girmeye boyun eğerek itibar yitirmediğini’ söyledi.

Celal Çelik Ahval’e şunları söyledi:

“27 Kasım’daki Yargıtay üyeliği atamalarıyla HSK iktidarın talimatlarını yerine getirdi. İrfan Fidan AYM üyesi yapılmak üzere Yargıtay üyeliğine getirildi. Aslında aday olma şansı yoktu, Yargıtay Başkanı üyelik için bugün (2 Aralık) yapılacak seçimleri 17 Aralık’a erteleyerek iktidarın isteği doğrultusunda İrfan Fidan’a bu imkânı sağladı. Daha henüz Yargıtay’da bir gün çalışmamış, hâlâ evi, ikametgâhı İstanbul’da olan bir kişiyi AYM üyesi yapmak için HSK, Yargıtay Başkanı seferber oldular. İktidar, son dönemde kısmen de olsa İstanbul Adliyesi’ndeki bazı hukuksuz kararlara hak ihlali kararı veren AYM’ye gözdağı verip, boyunun ölçüsünü göstermek istiyor. ‘Alın bakalım hak ihlali dediğiniz kararları veren adamı AYM’ye üye yaptım’ diyor ve artık iktidarın her isteğine noter gibi onay verecek bir AYM istediğini ilan ediyor.”

AYM üyeliği ve yüksek yargının ele geçirilmesi için geçmişte FETÖ taktikleriyle hülle yöntemleri izlendiğini, şimdi de aynı yöntemi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uyguladığını öne süren Çelik, şöyle dedi:

“2010’da FETÖ’nün isteğiyle AYM raportörü Alpaslan Altan bir gecede önce Denizcilik Müsteşarlığı’na atandı, oradan de 30 gün sonra AYM üyeliğine seçildi. Alpaslan Altan’ın bir gecede müsteşar yapıldığı üçlü kararnamenin altında Cumhurbaşkanı olarak Abdullah Gül, Başbakan olarak Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma Bakanı olarak Binali Yıldırım’ın imzası vardı. 

Sonra da Abdullah Gül tarafından AYM üyeliğine getirildi. Genç yaşta hiçbir tecrübesi, liyakati, hukuk deneyimi olmayan Alpaslan Altan 2016’daki darbe teşebbüsünden sonra, FETÖ üyeliğinden tutuklanan iki AYM üyesinden biriydi ve halen içeride. Şimdi Erdoğan FETÖ’nün hülle yöntemleriyle, bugüne kadar İstanbul adliyesinde iktidarın istediği herkese, her istediği davayı açan İrfan Fidan’ı AYM üyesi yapacak.” 

İdare Hukukçusu Prof. Metin Günday da İrfan Fidan’ın bir haftada önce Yargıtay üyeliğine getirilip ardından AYM üyeliğine adaylığı konusunda Ahval’in sorularını yanıtladı. Günday; “Bu duruma önce kıdemli, deneyimli Yargıtay üyelerinin tepki göstermesi, itiraz etmesi, Yargıtay Genel Kurulu’ndaki seçimlerde bir duruş, bir tavır sergilemeleri gerekir. Yapılanlar çok çirkin. Yüksek yargının bu hale gelmesi, yüksek yargıçların suskunluğu yürekler acısı” diye konuştu.

HSK’nın Yargıtay’a atadığı 11 üye arasında İstanbul ve Ankara Cumhuriyet başsavcılarının yer almasını ‘yargı reformuna hazırlık, tenzil-i rütbe, sivri isimler eleniyor’ diye nitelendirenlerin yanıldıklarını ve iktidarın reform vaatleri konusunda hayal gördüklerini ifade eden Günday sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siyasi kulislerde güya iktidar bugüne kadar siyasi kararlarıyla öne çıkan sivri isimleri aktif görevden uzaklaştırıyor yorumları yapılıyordu. Oysa yüksek yargı üzerinde bir hedef ve plan doğrultusunda yapılan işlemler. AYM yasası uyarınca boşalacak bir üyelik için üyenin görev süresi dolmadan iki ay önce AYM Başkanının üye seçecek kuruma yazılı bildirime bulunup yeni üyeyi belirlemesini istemesi gerekiyor. Yani iktidar Yargıtay kontenjanından bir üyeliğin boşalacağını biliyor. Burhan Üstün’ün görev süresi Ocak ayında dolacağına göre AYM Başkanının, Yargıtay Başkanına bu yazıyı Kasım başında yazmış olması gerekiyor. 

O tarihte İrfan Fidan Yargıtay üyesi mi? Değil. İstanbul başsavcısı. Yargıtay Başkanı da AYM’den gelen yazıyla genel kurula 2 Aralık’ta üye seçimi için oylama yapılacağını duyurmuş ve 8 Yargıtay üyesi de zaten aday olmuş. Sonra ne oluyor, birden HSK 27 Kasım’da Yargıtay’a İrfan Fidan’la birlikte 11 yeni üye atıyor. İrfan Fidan göreve başlar başlamaz AYM üyeliğine adaylığını ilan ediyor ve Yargıtay Başkanı da üye seçimini 17 Aralık’a erteliyor, niçin? Pandemi yüzünden mi? Değil. 

Öyle olsa 2 Aralık’ta da pandemi var. Amaç gelen talimat doğrultusunda İrfan Fidan’ın adaylığına ve seçilmesine imkan sağlamak. Bir yüksek yargı organı ve yüksek yargı üyeleri için yüz kızartacak bir durum. Yargıda bu kadar siyasete itaat çok çirkin, bugüne kadar örneği yok. Önce o 8 aday üyenin ve tüm kıdemli Yargıtay üyelerinin buna itiraz etmesi, kurumsal ve kişisel onurları için, yargıya verilen talimata karşı tavır alması gerekir. Belki yaparlar. Şayet kıdemli, birikimli Yargıtay üyeleri vicdanlarıyla tavır alır, aday olan sekiz üye çekilmezse, İrfan Fidan’ın seçilmesi zorlaşabilir. Fakat görünen durum, her şeyin planlandığını, işlerin siyasi talimatla yürütüldüğünü gösteriyor. AYM’de zaten son dönemde pek çok kritik karar kıl payı çıkıyordu. Hem reform diye ortaya çıkıp, vaatlerde bulunup hem de bir bağımsız yüksek yargı kurumu için bunların yaşanması, konuşulması bile yargı bağımsızlığı, yargının saygınlığı, hukuk devleti, adalet adına utandırıcı.”        

AYM’deki üye dağılımı dengesi, eski Cumhurbaşkanları Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül döneminde seçilen üyelerin görev sürelerinin peyderpey yaş haddinden dolmasıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atanan üyeler lehine değişiyor. 

Gül’ün atadığı Burhan Üstün’ün yerine Yargıtay kontenjanından yapılacak seçimde, oylamada en çok oyu alan ilk üç üyenin ismi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bildirilecek ve Erdoğan bu isimlerden birisini AYM üyeliğine atayacak. İrfan Fidan’ın ilk üç isim arasına girmesi durumunda Erdoğan tarafından atanması kesin görünüyor.

AYM’de Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, YÖK tarafından önerilecek isimler arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanan 12 üyenin dışında 3 üye de TBMM tarafından seçiliyor. 16 Nisan 2017’deki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesiyle ilgili referandumda, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi lağvedildi. Bu iki yüksek yargı kurumundan seçilen üyeler düşünce AYM’nin üye sayısı da 17’den 15’e indi.

Mahkemede şu anda Ahmet Necdet Sezer tarafından atanmış 1, Abdullah Gül tarafından atanmış sekiz, Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanmış altı üye bulunuyor.

Halen AYM Başkanlığını 2012 yılında Gül tarafından atanan Zühtü Arslan yürütüyor.  Arslan’ın görev süresi 2029’da doluyor. 2019’da dört yıllığına yeniden AYM Başkanı seçilen Aslan’ın başkanlık görevi de 2023’te sona erecek. Tekrar aday olursa, değişen üye dengeleri nedeniyle başkan seçilmesi zor. 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından AYM üyeliğine atanan ve halen görevde olan isimler; Başkan Zühtü Arslan, Başkanvekili Hasan Tahsin Gürcan, üyeler Engin Yıldırım, Hicabı Dursun, Mümtaz Akıncı, Burhan Üstün (Ocak ayında emekli oluyor), Muammer Topal ve Muhammed Emin Kuz. Abdullah Gül tarafından üyeliğe atanan Alparslan Altan ve Erdal Tercan 15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsünden sonra, FETÖ üyeliğinden tutuklandı. Bu iki üyenin yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Recai Akyel ve Yusuf Hakyemez AYM üyesi olarak atandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AYM üyeliğine atadığı isimler; Rıdvan Güleç, Recai Akyel, Yusuf Hakyemez, Yıldız Seferinoğlu, Selahattin Menteş ve Basri Bağcı. 

17 Aralık’ta Yargıtay kontenjanından Üstün’ün yerine yapılacak seçimin ardından, Erdoğan’ın atadığı üye sayısı yediye yükselecek ve AYM’de verilecek kararlarda, 8’e 7’lik ‘bıçak sırtı’ bir Gül-Erdoğan dengesi oluşacak.