Nis 28 2018

Wikipedia’yı Türkiye’de yasaklatan 4 makale

Erdoğan hükümeti, Wikipedia’ya erişimin engellenmesi gerekçesinin “ulusal güvenlik” endişeleri olduğunu iddia etti, bununla birlikte Haaretz politik ve bazen kişisel nedenlerden dolayı Ankara'nın sorunlu gördüğü üç konuyu ortaya çıkardı.

Türkiye, ücretsiz çevrimiçi ansiklopedi tarafından Türkiye'ye karşı “koordineli karalama kampanyası” düzenlendiğini gerekçe göstererek, tam olarak bir yıl önce Wikipedia'ya erişimi engelledi. Bununla birlikte Haaretz, birisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı ile ilgili olmak üzere, yasaklanan dört özel makale olduğunu ortaya çıkardı.

Türk yetkililer, karalama kampanyasının “Türkiye'nin çeşitli terörist gruplarla işbirliği yaptığını gösteren makaleler ve yorumlardan” oluştuğunu iddia etti. Özellikle Ankara'nın İslam Devleti grubunu desteklediği iddialarını içeren İngilizce Wikipedia makaleleri.

Wikipedia yasağı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hükümeti tarafından “ulusal güvenlik” adı altında yasalaştırılan ve kamuoyu tarafından çokça eleştirilen bir internet yasasının hükümlerince uygulandı. Bununla birlikte, Wikipedia belgeleri, yasağın sadece rejimi kızdıran ulusal güvenlik kaygılarından kaynaklanmadığını gösteriyor.

Ankara'daki yetkililer yasağı yürürlüğe koymadan önce, en az dört farklı makalenin içeriğinin değiştirilmesini talep etmek için Wikimedia (Wikipedia'yı denetleyen sivil toplum kuruluşu) ile en az 3 farklı zamanda temas kurdu.

Wikipedia’nın politikası gereği reddedilen bu talepler, Türkiye tarafından hızlıca ABD merkezli sivil toplum kuruluşuna yönelik bir ültimatoma dönüştürüldü ve bir dizi konuyu kapsadı. Bunlar, sadece Wikipedia'nın nasıl çalıştığına dair Türk liderlerin temel bir yanlış anlamasını ortaya çıkarmakla kalmadı, aynı zamanda rejimin harekete geçmeye hazır olduğu meseleleri de öne çıkardı. Bunların arasında ülkenin Suriye'deki rolü, Erdoğan ailesi üyelerinin itibarı ve hatta Türk milli tarihi var.

Burada, Wikipedia'yı Türkiye'de yasaklatan makaleler var:

29 Nisan 2017'de yasak ilan edildiğinde, bir Türk makamı yasağın “Türkiye’nin terör örgütlerini desteklediğini” iddia eden Wikipedia'daki içeriklerden dolayı kaynaklandığına dair bir tweet attı.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Terörle mücadeleyi koordine etmek yerine, Wikipedia uluslararası arenada Türkiye'ye karşı bir karalama kampanyası yürüten bir bilgi kaynağının parçası haline geldi" denildi.

Açıklamada "Ankara’nın rencide edici içeriğin kaldırılması için ikazda bulunduğu, ancak kar amacı gütmeyen ansiklopedinin bunu reddettiği" ifadesi de yer aldı. Resmi haber ajansı olan Anadolu Ajansı'nın haberleri ile, "Wikipedia'nın Türkiye’nin taleplerini karşılaması durumunda erişim yasağının kaldırılacağı" ilan edildi.

Bu talepler, İngilizce hazırlanmış iki özel Wikipedia makalesi ile ilgili: “Devlet destekli terörizm- State-sponsored terrorism” ve “Suriye İç Savaşı'na yabancı müdahalesi- Foreign involvement in the Syrian Civil War.”

Her iki makalede de Türkiye'ye değinen alt bölümler var ve her ikisi de Türkiye'nin IŞİD'i desteklediği iddialarını içeriyor. Bu makaleler, Türkçe yayın yapan ve ABD hükümetince finanse edilen Amerikan’ın Sesi tarafından gözden geçirilen Türkiye'deki yasal belgelere göre; yasağı meşrulaştırmak için başvurulan yollardan birisi.

Wikipedia yasağını ilk bildiren dijital haklar grubu olan Turkey Blocks’un kurucusu Alp Toker bunların hükümetin tepkisine yol açan Suriye ile ilgili makaleler olmasına şaşırmadığını söylüyor ve ekliyor “İnternet üzerindeki sıkı önlemler ve Suriye'deki savaş Türkiye'de karşılıklı bir etkileşim geçmişine sahipti ve Wikipedia'dan talep edilenler sadece daha yeni bir belirtiydi.”

Örnek olarak Toker, Türkiye’nin iki yıl önce Suriye'de IŞİD’e karşı yürüttüğü Fırat Kalkanı Harekatının ilk safhalarına denk gelen “kısa ama yaygın bir internet kesintisinden” bahsetti.

Toker, Haaretz'e e-posta ile “Türk yönetiminin, kendisini Suriye'de ve daha yakın zamanlarda Irak'ta haklı bir muharip olarak gösterme çabası içerisinde olduğu” yazdı.

Türkiye'nin Wikipedia’daki içeriğin değiştirilmesini istediği ikinci örnek, Erdoğan'ın damadı olan ve işadamlığından enerji bakanlığına terfi eden Berat Albayrak'a ait e-postaların sızdırılması ile ilgiliydi. WikiLeaks tarafından Erdoğan'ın darbe girişimi sonrasında tasfiyelerde zirvede olduğu Aralık 2016'da yayımlanan sözde RedHack sızıntısı, Albayrak'a ait 57.000'den fazla e-postayı içeriyordu. Bunlar, dış politikanın “IŞİD'in petrol ticaretine dolaylı yoldan müdahil olmadan özgür basının engellenmesine kadar” her şey olarak tanımlandığını detaylı bir şekilde anlatıyordu.

WikiLeaks belgelerine göre, Albayrak’ın müdahil olduğu ve kâr sağladığı bir firma, Irak Kürdistanı ile iş yapmaktan kaynaklanan bir devlet muafiyetinin suiistimal edilmesi yoluyla IŞİD ile petrol ticareti yapılması ile bağlantılı. Türk hükümeti bu gerçeği çevrimiçinde kayıtlı olarak görmek istemiyordu, sadece Wikipedia'da değil, başka hiçbir yerde.

Toker'e göre, e-posta sızıntısından önce Erdoğan hükümeti, en sert internet önlemlerinden birisine teşebbüs etmişti. Dropbox ve Google Drive'ın benzerlerini engelleyerek, Türkiye'den onların dokümanlarına ulaşılmasını önlemeye çalıştı. Ancak, bu hareket geri tepti ve büyük çaplı bir tepkiye neden olarak hükümetin yasağı iptal etmesine yol açtı.

Toker bunu “Streisand etkisinin (Bir bilginin gizlenmesine teşebbüs edilirken, kasıtsız olarak bu bilginin daha hızlı ve daha geniş şekilde kamuoyuna duyurulması)” klasik bir örneği olarak adlandırıyor.

Toker, “Siyasete çok az ilgi duymakla birlikte Türkiye’de çalışan ve yatırım yapan pek çok kişi tarafından, Türkiye'nin çekirdek internet altyapısında büyük kesintileri tetiklediği için bu sızıntılar sonsuza dek hatırlanacak” diyor ve ekliyor “Google Docs gibi bulut hizmetlerinin kaybı çok sayıda işletme hizmetlerinde zincirleme bir etki yarattı.”

Bununla birlikte, söylendiğine göre Türkiye'nin medya düzenleyicisinden Wikimedia'ya gönderilen bir e-posta, Ankara'nın internet kısıtlamalarını kaldırmasına rağmen, hikayeyi yok etme çabalarını bırakmadığını gösteriyor. Sol eğilimli bir Türk gazetesi olan Sol’a sızdırılan e-postaya göre, Türkiye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK olarak da biliniyor), Wikipedia'dan IŞİD’ın petrol ilişkileri ile ilgili olarak Albayrak’ın potansiyel bağlantıları hakkındaki iddialara yapılan referansların ve bağlantıların silinmesi talebinde bulundu. İddia, Albayrak’ın İngilizce Wikipedia maddesinde hala görülebilir.

Türkiye'nin içerik değiştirilmesi talebinde bulunduğu üçüncü olayın Erdoğan ile daha az, algılanan Türk ulusal gururu ile daha fazla bir ilgisi var. Makale, “Müşfik diktatörlük” üzerine olan Türkçe  Wikipedia maddesiydi.

Makalede listelenen örnekler arasında Napolyon Bonaparte, Fidel Castro, Ho Chi Minh ve Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bulunmakta.

Wikimedia’nın şeffaflık raporuna göre, “Nisan 2016’da, Wikimedia Türk Hükümetinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan, Türkçe Wikipedia’nın Müşfik diktatörlük (benevolent dictatorship) isimli makalesinin Türk kanunlarını ihlal ettiğini iddia eden bir e-posta aldı.”

Rapora göre, neredeyse tüm diğer benzer taleplerde olduğu gibi bu talep de, Wikimedia’nın “mesajı Türkçe Wikipedia gönüllülerine iletme” teklifiyle reddedildi.

İronik olarak, “müşfik diktatörlük”, Wikipedia topluluğu tarafından kurucu Jimmy Wales’in meşhur dağıtılmış çevrimiçi projesindeki rolünü tanımlamak için bahşedilen bir ünvan.  Bariz olarak özgürlükçü olan Wales, sorunlarını çözmek için serbest bırakma yaklaşımını benimseyerek sürekli olarak Wikipedia'nın içeriğine müdahale etmeyi reddediyor.

“Bu belki de Wikipedia bloğunun büyük ironilerinden biri. Türk vatandaşları artık dünyanın en popüler güvenilir bilgi kaynağını düzenleyemedikleri için, editörlük denetimi fiili olarak Türkiye'nin görüşlerinin daha az savunma eğiliminde olan dış aktörlere devredildi” diyor Toker ve “Tartışmanın dışındaki bilgi birikimi, Türkiye'yi vatandaşlarını Wikipedia’nın tamamına erişmesini engelleyen tek ülke olarak konumlayan ikincil hasarlar” diye sözlerini bitirdi.

Bu esnada, Wikipedia sadece mahkemelerde mücadele etmiyor, Türklerin eksik olduğu tüm Türkiye ile ilgili içerikleri öne çıkarmayı amaçlayan #WeMissTurkey kampanyası ile kalpler ve akıllar için de mücadele ediyor.

Yasağın ilan edildiği sırada Wikimedia, "Basında Türk makamlarına atfedilen bir takım iddialar, Wikipedia gönüllülerinin bir 'karalama kampanyasının' parçası olduğunu ya da 'terörizmi destekleyici' içerik oluşturduğunu ileri sürmektedir. Dünya çapındaki gönüllü editör topluluğu tarafından hazırlanan ansiklopedi makalelerinin özgürce paylaşılmasının, şiddeti veya nefret dolu bir gündemi destekleyici olarak yanlış yorumlanabilmesi fikrinin ileri sürülmesinden son derece endişeliyiz. Bir yanlış anlaşılma olduğuna inanıyoruz. Wikipedia'nın amacı ansiklopedik bilgileri dünya ile paylaşmaktır. Wikimedia Vakfı'nda, terörizmi kesin olarak kınıyor ve reddediyoruz” diyerek cevap verdi.

“Wikimedia Vakfı, Türk hükümetini, Türk halkına Wikipedia'ya tam erişimi sağlamaya ve dünyanın en büyük ücretsiz bilgi kaynağında onları bir kez daha paylaşmayı teşvik etmeye çağırıyor” diye yazdı.

Haaretz'e cevaben Wikimedia, “Wikipedia Vakfı, geçen yıl süresince Türkiye’de Wikipedia’ya erişimin sağlanmasını yüksek bir öncelik haline getirdi. Engelleme her gün devam ediyor, 80 milyondan fazla insan ücretsiz bilgiye erişemiyor ve dünya Wikipedia vasıtasıyla Türk insanlarından öğrenme fırsatını kaçırıyor.

Yasağın hemen ardından, Türk mahkemelerinden kararı gözden geçirmelerini istedik. İtirazımızın Ankara’daki iki mahkeme heyeti tarafından ret edilmesinden sonra, Mayıs 2017'de Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk, ancak anayasa mahkemesinden bugüne kadar herhangi bir karar çıkmadı.

Türkiye'deki Wikipedia yasağının kaldırılması için diğer fırsatları araştırmaya devam ediyoruz ve Wikipedia'ya tam erişimin yeniden sağlanmasında kararlıyız. Türk makamları ile görüşmeye açık olsak da, asla kendi değerlerimizden, sansüre karşı çıkmamızdan ve Wikipedia'ya erişimin tamamen sağlanması amacımızdan uzak duramayız.”

Türk yetkililer bu habere dair yorum taleplerine cevap vermedi.