Uzaktan eğitimin karanlık yüzü: Çocuk evliliği ve çocuk işçiliği

Türkiye’de Covid-19 önlemleri kapsamında alınan kararlar içinde eğitim ve öğretimin yıl sonuna kadar online olacağı açıklandı. İlk, orta ve lise eğitimi gören öğrenciler Eğitim Bilişim Ağı (EBA) aracılığıyla online derslere katılabiliyor. Ancak online ders alan öğrencilerin yoklamaları alınmıyor. 

Sık sık gündeme gelen ‘eğitim eşitsizliği’ tartışmaları beraberinde alınmayan yoklamaların başka sonuçlarını düşündürdü; erken yaşta evlilikler. Van Barosu’nun verilerine göre son bir yılda Van’da 1250 çocuğa yönelik cinsel taciz, şiddet, tecavüz vakaları görüldü. Türkiye’de ‘Reşit olmayan cinsel birliktelik’ erken yaşta yapılan evliliklerin tutanaklara yazıldığı tanım. 

31 Ekim 2019 tarihine kadar Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nce kamuoyuna açık kaynak olarak Genel Müdürlüğü internet sitesinde yayınlanan veriler erişime açıktı. Ancak artık Adalet Bakanlığı’nın açık kaynak verilerine erişim olmadığı için çocuğa yönelik istismar olaylarının verileri bu kanal üzerinden görülemiyor. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 11 Nisan Dünya Nüfus Günü için hazırladığı raporunda 2009’da yüzde 8,1 olan çocuk evliliği oranının 2019’da yüzde 3,1’e düştüğünü açıklamıştı. Ancak 16-17 yaşlarındaki evlilikler raporda yer alırken bu yaş grubunun altında evlilik yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşmuş değil. Van'da yayımlanan bu rapora göre erken yaşta evliliklerde beşinci sırada. 

Eğitim-Sen Van Şube Başkanı Murat Atabay, sürecin başladığı andan itibaren yüz yüze eğitimlerin yapılması gerektiğini savunduklarını ve sık sık buna dair açıklamalar yaptıklarını söylüyor. Çocuk işçiliğinde Van’da ciddi bir artış olduğunu gözlemlediğini belirten Atabay, “Uzaktan eğitim sürecinde çocuk işçilik arttı. Evde çocuklara yönelik şiddet vakalarının artması, okul terk oranlarının artması, dezavantajlı gurupların bu süreçte daha da dezavantajlı duruma gelmesi, çocukların teknolojik araçlara karşı bağımlığının artması, sosyal olma yönünde çocukların daha fazla geriye gittiğine dair eleştirilerimiz var” diyor. 

Şehir merkezlerinde ve büyük şehirlerde öğrencilerin derslere katılmaması durumunda idare ve aileler arasında bilgi alışverişi yapılabiliyor ancak ilçelerde, köylerde bu durum idare, muhtar ve öğretmenler aracılığıyla istenildiğinde denetleniyor. Atabay’a göre okullar öğrencileri denetleme açısında önemli bir araç:

 “Öğrenci erken yaşta mı evlendiriliyor? Çocuk işçiliği mi yapıyor? Farklı alanlarda mı kullanılıyor? gibi sorunlar yüz yüze eğitimde denetlenebilirken online ortamda yoklama dahi alınmayan bir sistemde bunu denetlemek çok zor. Bize göre bakanlık bütün bunları biliyor ve sorumluluktan kaçıyor. Şu an evlendirilen bir çocuktan ne Milli Eğitim Bakanlığı’nın ne muhtarın ne de öğretmenin haberi var. Denetim mekanizması çöktü. Oranların arttığını düşünüyoruz. İnsanlar aile içinde gizliyor bu işleri. Okul terk oranlarını ve okuldan uzaklaşma verilerine ulaşamıyoruz. Bütün bu verilere ancak yüz yüze eğitim tam başladığında ulaşabileceğiz. Şu aşamada çok zor. Sendika olarak çok kaygılıyız çocuk işçiliğin ve erken yaşta evliliğin önünü açacak olan bu durumdan kaynaklı.” 

15 Temmuz 2016 sonrası Kanun Hükmünde Kararnameler ile Van’da 2004’de kurulan bağımsız çalışmalar yapan Van Kadın Derneği ile yine Muş’ta çalışan Muş Kadın Çatısı Derneği kapatıldı. Van Kadın Derneği (VAKAD)’ın bölge kadınları tarafından tanınırlık oranı %69 idi. Bu veri VAKAD’ın kendilerine başvuran kadınların oranlarına göre belirlenmiş. VAKAD’ın kapatılma gerekçesi olarak “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olan dernek” gösterildi. 

VAKAD’ın kapatılmadan önce müdahil davalardan birisi de Eylem Pesen davasıydı. Lise ikinci sınıfta okurken, ailesi tarafından okuldan alınan 17 yaşındaki Eylem Pesen, kendisinden 12 yaş büyük babasının dayısının oğlu Kerem Çakan’la imam nikahıyla evlendirilmiş, defalarca şiddet görmüş ve her seferinde yeniden ‘koca evine’ gönderilmişti. Pesen, evlendirildikten yedi ay sonra 17 Mayıs 2009’da zorla evlendirildiği Kerem Çakan tarafından, “Ağabeyi Tahir Çakan ile ilişkisi olduğu” iddiasıyla önce 10 yerinden bıçaklandı. Ardından yaralı halde sokağa atılıp, otomobille ezilmişti. 

VAKAD kurucularından Zozan Özgökçe kapatılmadıklarından önce kendilerine başvuran kadınların verilerini tutuklarını kaydediyor:

“Bize başvuran her üç kadından ikisinin erken yaşta evlendirildiğini gördük ve 11-12 yaşlarında olan çocuklar dahi vardı içlerinde. Van’da erkekler kışın okula gidiyor ama bahar zamanlarında bu çocuklar sokakta çalışıyorlar. Kız çocukları da evlendiriliyorlar. 11 yaşında okula gitmeyen bir çocuğu Milli Eğitim neden sormaz? Derneğimiz kapatılmadan önce öğretmenler, kız çocuklarının yakınları bizlere başvururdu. Şu anda bu çocukların durumları nedir takip eden yok.” 

Kapatılmalarının verilerin tutulmasında ciddi bir engel olduğuna da dikkat çekiyor Özgökçe ve Van’da kadın örgütlerinin kadınların, çocukların sorunlarının görünür kıldıklarını ekliyor sözlerine:

“Bugün Van’da yerel gazetelerin hiçbirinde kadın intiharı, istismar, tecavüz, şiddet gibi haberlerin hiçbirini göremezseniz. Bu olmadığının değil açıklanmadığının kanıtıdır. Bizler kapatılmadan önce bu vakaların hepsinin peşine düşer gündem yapardık. Belediyenin kadın örgütleri, kadın sığınma evleri, acil yardım hattı vardı, hepsini kapattılar. Şimdi çocuklar böyle bir ortamda önce velilerinin inisiyatifi doğrultusunda okula gönderilmiyorlardı şimdi ise dersler tümden online oldu. Evlendirildiler mi, çalıştırılıyorlar mı bilmiyoruz.” 

Çocuk İstismarı ve İhmali ile Mücadele Derneği’nin raporuna göre Türkiye’de çocuğa yönelik cinsel istismar 2014’e oranla 2017 yılında yüzde 67.9 artarak 18 bin 623’e çıktı. 2014-2017 yılları arasında ise 7 bin 466’sı erkek, 51 bin 818’i kız çocuğu olmak üzere toplam 59 bin 284 çocuk cinsel istismara uğradı. Dernek, bu verileri açıklayacağını duyurmasının ardından Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün, verilere erişimi kapattığını açıklamıştı. 

Bu bilgiye göre dernek yöneticilerinden Volkan Çolakoğlu çocuklara dönük istismar verilerine ulaşmakta zorlandıklarını söylüyor. Çolakoğlu, istismar olaylarının ilk olarak okullarda ve hastanelerde kamu görevlileri tarafından fark edilebildiğini de sözlerine ekliyor:

“Normalde yasada 18dir evlilik yaşı ama birtakım kanunlarla yada mahkeme karar evlilik iznini 16-17 yaşına kadar indirebiliyorlar. Oysaki bizim de aldığımız bildirimlerde birçok şehirde 12-13 yaşında çocukların zorla evlendirildiklerini biliyoruz. Bu çocuklar okula gittiklerinde olası bir durumda okula gelmemeleri durumunda okul yetkilileri bildirebiliyordu. Şu anda böyle bir evlilik yapıldıysa ülkenin her hangi bir yerinde bunu bizim tespit edebilmemiz mümkün değil.”

Verilere erişemedikleri için buna ‘kara delik’ tanımlamasını yaptıklarını aktarıyor Çolakoğlu, eğitim öğretim yılı örgüne döndüğünde okula devam etmeyen öğrencilerin olması durumunda okul idarelerinin başvurmasıyla ancak bu verilere ulaşabileceklerini ancak bunun da çok sağlıklı olacağına inanmadıklarını belirtiyor: 

“En büyük rahatsızlık duyduğumuz durum okulda ya da hastanede bir çocukla temasla geçen bir kamu görevlisi çocuğun istismara uğradığını fark ederse eğer bunu bildirme yükümlülüğü vardır. Çocuğun istismara uğradığı ortaya çıkar. Bu tarz durumlarda şüphelenen kamu görevlilerinin bildirim yükümlülüğü vardır. Aynı bildirim yükümlülüğüne sahip imamlar Türkiye’nin dört bir yanında okul çağında olan 13-14  çocukların nikahlarını kıyıyorlar. Bunu suç olduğunu biliyorlar da. Online eğitim birçok şeye sebebiyet veriyor sonuçlarına baktığımızda da erken yaşta evliliklerin zorla evliliklerin de önü açılıyor. Biz o yaşta çocuklarımızın evlendiklerini ancak 13 yaşındaki çocuk hamile kaldığında ve hastaneye gittiğinde ancak öğrenebiliyoruz.”

Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği Türkiye Yapılanma sorumlusu ve Van İl sorumlusu Gülcan Gözcü, Türkiye genelinde ihbar hatlarına gelen ihbarlar üzerine çocuğa yönelik istismar davalarını takip ettiklerini aktarıyor. En son dernek Van’ın Özalp ilçesinde bir imamın dokuz kız çocuğuna istismar davasını takip etti. Gözcü, Van’da çocuğa yönelil cinsel istismar olaylarının son yıllara göre yüksel olduğunu kaydediyor ve bazı ilçelerinde kız çocuklarının zorla evlendirildiklerini de sözlerine ekliyor:

“Burada eğitimin önemli olduğunu düşünüyoruz. Toplum olarak erken yaşta evliliklerden sorumluyuz. Son süreçte erken yaşta evliliklere dair eğitim kurumlarında çalışan kamu personellerinden herhangi bir ihbar almadık. Pandeminin bunda etkisi var çünkü okullar online.  Ancak biz online eğitimde erken yaşta evlilikler arttı diyemiyoruz, çünkü örgünde de bir bağlayıcılık yok.”