2023’e doğru: Demokratik anayasa, Kürt Barışı, ‘Yüzüncü Yıl Genel Affı’

HDP eski Eşbaşkanı Sezai Temelli’nin sosyal medyada yer verdiği ”Demokratik çözümün adresi ve asıl muhatabı İmralı’dır” şeklindeki mesajı, son derece hassas dengeler üzerinde sallanan muhalefet arayışlarının üzerine bomba gibi düştü ve haklı tepkileri tetikledi.  

Doğrudan doğruya, Abdullah Öcalan’a Kürt sorununun çözümünde “nihai adres” olarak atıfta bulunan mesaj, esasen, HDP’nin yakında hapiste beşinci yılını dolduracak olan, Selahattin Demirtaş’ın tüm muhalefeti ilkeler ve demokrasi değerleri üzerinde buluşmaya ve stratejik akılla ortak zemin üretmeye çağıran son çağrısını ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun "Siyaset kurumunun 35-40 yıldır çözemediği bir Kürt sorunu var. HDP'yi meşru organ olarak görebiliriz. Parlamentoya gelmiş. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla da biz bu sorunu çözebiliriz” şeklindeki açıklamalarını izledi.

Temelli’nin çıkışı, bazı tepkilere yansıdığı gibi, kırılgan zeminde yürüyen muhalefet ittifakı çabalarına dönük bir “sabotaj” mıydı, yoksa “işgüzarlıktan kaynaklanan bir gaf mı? Her ne kadar Temelli bunu “kişisel görüş” diye sonradan düzeltse de, tepkiler gelmeye, tartışma yayılmaya devam ediyor. 

“Türk - İslam Sentezi” üzerinden ülkeyi son beş yıldır aşırı merkeziyetçi, baskıcı ve ürkütücü bir yönetim sistemine yerleştirmeye çalışan mevcut iktidarın ortağı Devlet Bahçeli, bu çıkışı fırsat bilerek “Kürt sorunu yoktur” dese de, Millet İttifakı’nın CHP ve İYİP kanadından gelen tepkiler, “Kürt Barışı” için bir geri adım atmayı ifade etmemesi açısından önem taşıyor ve yaklaşan erken veya olağan seçim ortamında yeni bir “momentum”u ifade ediyor. 

Selahattin Demirtaş’ın da beklemeden Temelli’ye cevaben çözüm ve barış zemini olarak TBMM’yi göstermesi de bu çerçevede son derece önemli. Unutulmamalı ki, yerel seçimlerde, Öcalan’ın aksi yöndeki mesajlarına rağmen, HDP seçmeninin Millet İttifakı adaylarına taktik oy desteği vermesi yönünde son sözü Demirtaş söylemiş ve altı büyükşehirde sonuca bakıldığında haklı olduğu ortaya çıkmıştı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Kürt sorununun çözümü konusunda kararlılık ve devamlılık ifade eden son çıkışları, kimi eleştirel görüşlerde ifade edildiği üzere, son yerel seçimleri hatırlatır şekilde, “HDP seçmeninin oylarını çekme” konusunda bir taktik yaklaşımı mı, yoksa - adeta dipsiz bir sistem krizinde kıvranan - Türkiye’nin “huzur-güven-adalet-eşitlik” güzergahına kapı açacak bir stratejik bakışı mı ifade ediyor? 

Bu konuda henüz bir netlik yok. HDP’nin Millet İttifakı’na son yaklaşımında, yerel seçimler ardından HDP’nin bu kesim tarafından unutulup dışlanmasından dersler çıkarıldığı, “sütten yanan ağız nedeniyle yoğurdun üflenerek yenmekte olduğu”, HDP’nin ilan ettiği “üçüncü yol” çizgisinin nedeninin anlaşılması için yeterli.

Cumhuriyet’in kuruluşunun yüzüncü yıldönümüne doğru geriye sayma devam ederken, - Demirtaş’ın da isabetle vurguladığı gibi - Türkiye’nin kendi geleceğine dair “varoluşsal” bir seçim ile karşı karşıya olduğu gerçeği hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar açık. 60 milyon küsur seçmen, ya “açık bir faşizan düzeni” veya - demokratikleşme abartı olabilir - “normalleşmeye dönüş”ün çoklu aktörlerini seçecek. Bu nedenle siyasi kavga hırçın, olağanüstü ölçüde yıpratıcı olacak. 

Her hâlükârda, bugünlerde Kürt Çözümü üzerinden alevlenen tartışmaların kendi içinde bir bağlam ve sınırlama sorunları ifade ettiği de aşikar. Ülkenin adalet, idari yönetim, kimlikler üzerinden eşitsizlik, eğitim ve ekonomi gibi temel alanlarda yaşadığı ve git gide biriken sorunları, bir enkaz manzarası önünde bir bütünlük, dolaysıyla “bütünlükçü çözüm paketi” ihtiyacını sergiliyor. Şu anda yaşandığı gibi kompartmanlara ayrılmış şekilde sürdürülen tartışmalar, açıktır ki, baskıcı iktidara gündemi saptırma olanaklarını açıyor.

Kendi içinde bakıldığında, Kürt Çözümü tartışmalarında gözden kaçmaması gereken üç temel nokta var: Birincisi, silahlı mücadele veren örgütlerle, hem silahlı hem de siyasi kanatlarını içerecek şekilde “ihtilaf çözümü” konuşmak doğaldır. Nitekim AKP 2013-15 arasında bu yöntemi benimseyerek doğru davranmıştır ama yaşanan bunca hüsran ve güven kaybı ardından, “silah bırakma”nın müzakereye başlama için önkoşul olarak önerilmesi gerçekçi olmaktan uzaktır: Olsa olsa, “ateşkes” önerilebilir. 

İkincisi, (buna bağlı olarak) mevcut iktidarın, PKK’yi ve Kürt Siyasal Hareketi’nin sivil kanatlarını “topyekun imha”ya, “felç etme”ye dayalı “Sri Lanka-Tamil“ konsepti içinde ülke içinde ve bölge Kürt “hedeflerine” ayrım gözetmeksizin askeri harekatlara devam etmekte olduğu unutulmamalıdır. 

Üçüncüsü, Kürt Çözümü içinde dar kapsamlı tartışmalarda “adres neresi olacak?” sorusuna aşırı odaklı kalınırken, HDP hakkında açılmış olan kapatma davasının varlığı da hatırdan çıkarılmamalıdır. 

Gerek Millet İttifakı bileşenleri, gerekse HDP’nin siyasi koreografisine bakıldığında, seçim ve sonrasına dair stratejiler için henüz “işin başında olunduğu” anlaşılıyor. “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Dönüş” kavramıyla ne kastedildiği, buna ulaşma yöntemlerinin ve kapsamının ne olduğu gibi konular muğlaklığını koruyor. Bu kavram ülkeyi kangrenle karşı karşıya bırakan sistem krizine bir nihai çözüm müdür, yoksa bir “pansuman önlem” mi?

2023’e doğru yürünürken, gerek Millet İttifakı gerekse HDP bir samimiyet ve güven sınavıyla karşı karşıya. Eğer ortak niyet ülkeyi “bir daha asla” ile ifade edilecek bir “normalleşme” zeminine taşımak olacaksa, iki kritik adım muhalefeti bekliyor: (Toplumun mümkün olan en geniş kesimlerinin mutabakatını arayacak) Yeni bir anayasa ve Cumhuriyet’in Yüzüncü Yıldönümü vesilesiyle uzlaşma ve vicdan ekseninde bir “temiz sayfa”  açma adına, istisnasız tüm mahpusları kapsayacak bir ‘Genel Af’. 

Açıktırki, berrak bir strateji zemini sağlanamaz ve bu iki “makro perspektif” muhalefet nezdinde bir anlayış birliği üretemez, ötelenir veya kenara itilirse, Türkiye’nin “makus talihi”nden sıyrılarak demokrasiye doğru rotayı çevirmesi mümkün olmayacak, sorunlar kendilerini tekrarlayıp iyice müzminleşecektir.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.