BAE neden Erdoğan yönetimi ile yakınlaşmayı tercih etti? - Al Arab

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında uzun dönem süren anlaşmazlık, yerini geniş çapta ticari anlaşmaların da imzalandığı yeni bir döneme bıraktı.

AKP iktidarının 15 Temmuz darbe girişiminin finansörü olmakla suçladığı BAE’nin fiili lideri Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, önceki gün (24 Kasım 2021) Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. 

Görüşme sonrası Türkiye ile BAE arasında, dokuz alanda Türkiye'ye doğrudan yatırımları içeren anlaşmalar imzalandı.

Yatırım anlaşmaları enerji, petrokimya, teknoloji, ulaşım, altyapı, sağlık, finansal hizmetler, gıda ve tarım alanlarını kapsıyor.

Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hasan Al Suwaidi, Türkiye ile BAE arasında yapılan anlaşmalar kapsamında 10 milyar dolarlık bir fonun tahsis edildiğini açıkladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile BAE Merkez Bankası arasında da iş birliğine yönelik mutabakat zaptı imzalandı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, aralık ayında BAE'nin başkenti Abu Dabi'ye bir ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı.

Türkiye’de bazı uzmanlar ve muhalefet yetkilileri, yaşanan gelişmeleri, iktidarın ekonomik çöküş sonrası “BAE’ye bel bağlaması” olarak değerlendiriyor.

Peki, Arap dünyasında iki ülke arasındaki yeni döneme ilişkin hangi yorumlar yapılıyor? 

Bu konuda geniş çaplı bir analiz yayımlayan Londra merkezli Al Arab gazetesi, “BAE’nin bölgesel anlamda belirlediği ‘sıfır sorun’ politikasında en önemli adımı attığı” görüşünü dile getiriyor.

Gazeteye göre, iki ülke arasında geçtiğimiz yıllardan yaşanan farklılıkların aşılmasıyla bu adım geldi.

Şeyh Muhammed bin Zayed’in 10 yıl önceki Türkiye ziyaretine atıf yapan Al Arab, Katar ile sulh anlaşmasının ardından gelen Türkiye adımının da BAE’nin belirlediği "sıfır sorun" politikasının somut gösterdiği olduğunu söylüyor.

BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'in Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la Şam'da yaptığı görüşmeye de atıf yapan gazete, bunun da Arapları Şam'a açan farklı bir adım olduğuna vurgu yapıyor ve ekliyor:

“‘Sıfır sorun’ politikası İran'a da uzandı. İran'ın siyasi işlerden sorumlu dışişleri bakan yardımcısı ve nükleer baş müzakerecisi Ali Bagheri Kani, Abu Dabi'ye geldi. Ziyaret sırasında, BAE Cumhurbaşkanı’nın diplomatik danışmanı Anwar Gargash ve Dışişleri Devlet Bakanı Khalifa Shaheen Al Marar ile bir araya geldi."

Gazete, Abu Dabi kaynaklarının, Şeyh Muhammed bin Zayed'in Ankara ziyaretinin BAE'nin Orta Doğu'daki krizleri hafifletmek için bir yol izlediğini gösterdiğini ve siyasi hesaplar ne olursa olsun bölge halklarına hizmet eden ilişkiler kurmaya çalıştığını söylediğini aktarıyor, perde arkasında yaşananlara dair şunları kaydediyor:

“Abu Dabi ile Ankara arasındaki ilişkilerin reform süreci, bir süre önce BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoun bin Zayed'in Ankara'yı ziyaret edip Türkiye Cumhurbaşkanı ile görüşmesiyle başladı. Daha sonra Şeyh Muhammed bin Zayed ile Erdoğan arasında ikili ilişkileri güçlendirmenin yollarının tartışıldığı bir telefon görüşmesi yapıldı ve bu temas, ziyaretin ayarlanmasını ve bir takvime bağlanmasını sağladı.

Şeyh Muhammed bin Zayed, Erdoğan ile Türkiye ile BAE arasındaki bağları güçlendirme adına ‘verimli’ görüşmeler yaptığını söyledi. Twitter'dan yaptığı açıklamada da, ‘İki ülkenin yararına olacak ve karşılıklı çıkarlarını ve kalkınma ve refah isteklerini gerçekleştirecek işbirliği ve ortak adım için yeni ve umut verici ufuklar açmayı dört gözle bekliyoruz’ dedi."

Al Arab haberinde, bir hususa daha çekiliyor.

Ziyaretin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın aldığı kararların ardından Türk lirasının değerinde yaşanan keskin düşüşle aynı zamana  denk geldiğine atıf yapan gazete, “Ancak ziyaret takvimi mevcut krizden önce gerçekleşti” diyor.

Al Arap, iki ülke arasındaki 10 milyar dolarlık fon anlaşmasına ilişkin olarak ise, “BAE, dostane bir jest olarak 10 yılı aşkın bir süre önce Türkiye'ye özellikle enerji alanında yatırım projeleri hazırlamıştı, ancak iki ülke arasındaki siyasi uyumsuzluğun artmasından sonra projeler hayata geçmedi” diyor ve ekliyor:

“Emirlik bakanı, iki ülkenin ‘sadece bizim için değil, tüm bölge için barış, istikrar ve refah elde etmeye yönelik ortak bir arzu, gerçek taahhüt ve ikili vizyona sahip olduğunu’ da sözlerine ekledi. İklim değişikliği, enerji, gıda ve su güvenliği gibi küresel sorunları ele almak için ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini de belirtti."

Haberde son olarak bir Türk yetkilinin, “BAE ile olan sorunlar artık geride kaldı; Tamamen işbirliğine ve karşılıklı faydaya dayalı bir döneme giriyoruz” dediği aktarılırken, Emirlik devlet varlık fonlarının, Türk online perakendecisi Jeter ve e-ticaret platformu Trendyol'a da önemli yatırımlar yaptığına atıf yapılıyor.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.