Çoklu Baro tutmadı, Çoklu Tabip Odası tutar mı?

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın ‘Terör örgütü propagandası yapmak’ suçlamasıyla tutuklanmasının ardından iktidar, yıllardır kontrolüne alamadığı meslek odalarını yeniden düzenleme hazırlıklarını raftan indirdi.

Daha önce 2018’de ‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’ başlıklı savaş karşıtı açıklaması nedeniyle TTB Merkez Konseyi Üyeleri gözaltına alınmış, haklarında dava açılmıştı. Geçtiğimiz eylül ayında bu davalar istinaf mahkemesinde sonuçlandı ve TTB Merkez Konseyi üyelerinin tümü beraat etti.

TTB’nin savaş karşıtı bildirisi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan o dönemde meslek odalarıyla ilgili yeni düzenleme yapacaklarını söylerken, ittifak ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli, TTB’nin kapatılmasını istemişti.

Fincancı’nın Kuzey Irak’taki operasyonlarda kimyasal silah kullanıldığı iddialarıyla ilgili olarak uluslararası anlaşmaları dile getirip, bu iddiaların soruşturulması gerektiğini ifade etmesi üzerine, Erdoğan TTB’yi hedef alarak ismindeki ‘Türk’ sözcüğünü çıkartacaklarını söyledi. MHP Lideri Bahçeli ise bu kez TTB’nin kapatılması çağrısına, Merkez Konseyi üyelerinin de T.C. vatandaşlığından çıkarılması, ‘vatansız-aymatlos’ konumuna getirilmeleri talebini ekledi. Erdoğan ve Bahçeli’nin hedef göstermesi sonrasında harekete geçen Cumhuriyet Savcılığı gözaltına alınan Fincancı’nın tutuklanmasını talep etti. Mahkeme de bu talebi kabul etti.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda TTB, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) gibi kuruluşların yeniden düzenlenmesi ve yapılandırılması için yasa değişikliği çalışmalarının başlatıldığını, süratle meclise getirileceğini açıkladı.

Anayasa’nın 135’inci maddesinde tanımlandığı gibi TTB, TMMOB, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türk Eczacılar Birliği (TTB), Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) vb. kuruluşlar ‘kamu kurumu niteliğinde’ meslek kuruluşları.

Yasayla kurulan bu kuruluşlar, kendi meslek üyelerini çatısı altında toplayan, kendi yönetim organlarını yasalarında belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yargı gözetiminde seçen, tüm illerde örgütlü meslek kuruluşları. Meslek mensuplarının işlerini yürütebilmeleri için bu kuruluşlara üye olmaları yasa gereği zorunlu.

Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarı boyunca kontrolüne alamadığı, yönetimlerine müdahale edemediği yegâne kuruluşlar TTB, TMMOB, TEB, Türkiye Barolar Birliği (TBB) oldu. TOBB, TESK, TZOB gibi örgütlerde kontrolü ele alan, yönetimleri iktidara yanaşmak zorunda bırakan AKP hükümetleri ve Erdoğan, şimdi verdiği yasa değişikliği talimatıyla, zaman zaman iktidarın icraatlarına engel çıkartan, anayasada kamu kurumu niteliğinde tanımlanmaları nedeniyle iktidarın kararlarını yargıya taşıyan meslek odalarını etkisizleştirme amacında.

TBB’nin eski başkanı Metin Feyzioğlu ile daha önce yaşadığı tartışma sonrasında TBB Başkanlarının Adli Yıl Açılışında konuşma yapması geleneğini sonlandıran Erdoğan, TBB’yi ve baroları iktidar kontrolüne alma hedefine yöneldi. Feyzioğlu’nun iktidara yanaşmasıyla bir ölçüde amacına ulaşan iktidar, TBB yönetiminin Ankara, İstanbul, İzmir gibi delege sayısı fazla olan barolarca belirlenmesinin önüne geçebilmek, büyük illerde birden fazla baro kurulmasına zemin yaratmak için ‘Çoklu Baro’ yasa değişikliğini TBMM’den geçirdi. O dönemde baroların karşı çıktığı bu düzenlemeye TBB yönetimi ve Feyzioğlu sessiz kalınca, TBB Genel Kurulunda seçimi kaybetti.

Ancak iktidarın çıkarttığı düzenlemeye ve kamuda, hazinede görevli avukatlar da üye yapılarak verilen tüm desteğe rağmen yaklaşık 60 bin avukatın faaliyet gösterdiği İstanbul’da ve 22 bin avukatın bulunduğu Ankara’da 2 bin üye bulmakta zorlanan 2 No’lu barolar Erdoğan’ın umduğunu ve beklentilerini karşılamaktan çok uzak kaldı. Öyle ki, İstanbul 2 No’lu Baro önceki hafta yapılması gereken genel kurulunda yeterli katılım sayısına ulaşamadığı için genel kurulu ertelemek zorunda kaldı.

Adalet Bakanı Bozdağ’ın değişiklik için hazırlıkların sürdüğünü duyurduğu TTB, TMMOB ve diğer meslek odaları için de barolardaki gibi ‘çoklu’ sisteme geçişin planlandığı, her ilde birden fazla tabip odası, eczacı odası, mühendis ve mimar odası kurulmasına imkân sağlanacağı kulislere sızan bilgiler arasında.

Meslek odalarının zayıflatılması, toplumsal etkinliklerinin azaltılmasını amaçlayan bu alternatifin yanı sıra bir başka seçenek, bu kuruluşların isimlerinden ‘Türk’ sözcüğünün çıkarılması, delege sayısı artırılıp, genel kurul ve diğer yetkili organların seçim yöntemlerinde değişikliğe gidilerek yönetimlerin kontrole alınması.

Ancak bu noktada açmazlardan birisi, TOBB, TESK, TZOB’un yanı sıra, ticaret, sanayi, deniz ticaret odaları ve ticaret borsalarında, esnaf odalarında da benzer düzenlemelere gidilmesi gereği. Daha önce TTB ve TMMOB için gündeme alınan yasa değişikliği hazırlıkları hem bu meslek kuruluşlarının tepkisi hem de başta TOBB’dan gelen itirazlar üzerine rafa kalkmıştı.

Şimdi TOBB, TESK, TZOB’u dışarda tutup, sadece TTB ve TMMOB’yi hedef alacak bir yasa değişikliğinin daha baştan anayasanın 135’inci maddesine aykırılığı ve AYM’ye götürülmesi söz konusu olacak. Bunun da ötesinde tutmayan bir ‘çoklu baro’ fiyaskosu ortada dururken, çoklu tabip odası, çoklu mühendis odası, çoklu mimar odasının da aynı akıbetle karşılaşması büyük ihtimal.

TTB ve TMMOB yaptıkları açıklamalarda iktidarın yıllardır bu meslek kuruluşlarını hedef aldığını, hak mücadelesini zayıflatmak, güçleri parçalamak istediğini, kararların meslek odalarınca yargıya taşınmasından, kimi zaman iptal edilmesinden rahatsız olduğunu savunarak, değişikliğe karşı çıkacaklarını, mücadele edeceklerini dile getirdiler.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.
Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.