İşte ENKS ile PYD’nin Kamışlo Anlaşması’nın detayları

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Şengal, Mahmur, Kandil’e yönelik hava operasyonlarının ardından Şırnak’ın karşısında yer alan Irak Kürdistan bölgesindeki Haftanin’de PKK’ye yönelik kara operasyonu başlattığı bugünlerde, Suriye’nin Kürt bölgesinde önemli gelişmeler yaşanıyor. 

Rojava’da Öcalan ile Barzani çizgisindeki partiler arasında birliği sağlamak için Fransa ile ABD uzun bir süredir devredeydi. Bu görüşmelerin girişimcisi ise Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı General Mazlum Kobane (Abdi) idi. Mart ayında başlayan görüşmelerin önemli ayağı tamamlandı.  Kürt partiler Rojava için eşit yönetim, daha güçlü özerklik, ortak savunma konularında anlaşmaya vardı. 

Uzun süren tartışmalardan sonra Rojavalı Kürt partileri arasında birliğin sağlandığı resmi olarak 16 Haziran’da ortak açıklamayla duyuruldu. Bu görüşmelerin bir yanında bölgenin en etkili partisi olarak PYD ile bileşenleri Kürt Ulusal Birliği Partileri, diğer tarafında ise Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) vardı. 

Ortak açıklamada ENKS ile PYD Eşbaşkanlarının yanında Mazlum Kobane ve ABD'nin Uluslararası Koalisyon’daki Danışmanı William Robak de yer aldı. Her iki isim anlaşmanın garantörüydü. 

Ortak açıklamada, ulusal birlik için yürütülen diyalogların ilk aşamasını tamamladığı, 2014 Duhok Anlaşması’nın maddelerinin görüşmelerin temeli olarak kabul edildiği duyuruldu. 

Anlaşma Kürtler açısından önemli bir aşama. Çözüm sürecinde de sıkça gündeme gelen Kürt Ulusal Kongresi’ne doğru bir adım olabilir. Buna aynı zamanda Öcalan ile Barzani çizgisindeki parti ve oluşumların ortak hareket etmeleri ve Kürtlerin ulusal birliğini sağlamaları açısından da önem atfediliyor. Bölgede oluşturulacak ortak siyasi, idari ve savunma, Irak Kürdistanı ile Rojava yönetimi arasındaki işbirliğini de güçlendirebilir. 

Rojavalı kaynağımla yaptığım telefon görüşmesinde, anlaşmanın detaylarını, arka planını konuştuk. Kaynağım varılan anlaşma ile ilgili önemli detaylar verdi. Resmi olarak duyurulan ortak açıklama metninde “2014 Duhok Anlaşması’nın (Yönetim, Ortaklık, Güvenlik ve Savunma) maddelerini her iki heyet arasındaki görüşmelerin temeli olarak kabul etmiştir” ifadeleri yer almıştı. 

Bu son Kamışlo Anlaşması’nın detayına girmeden önce Kürt partilerin atıfta bulunduğu Duhok Anlaşması’na kısaca bir göz atmakta yarar var. 

Yıl 2014. Suriye iç savaş üzerinden üç yıl geçmişti ve Rojava bölgesinde siyasi parti olarak PYD, askerî güç olarak da YPG büyük kazanımlar elde ediyordu. Bölge cihatçı grupların saldırıları altındaydı. IŞİD, tüm gücüyle Rojava’ya saldırıyordu. Kürtlerin olduğu kadar dünyanın gözü de Kobani’deydi. IŞİD’in üç koldan saldırılarına karşı koalisyonun havadan desteğiyle YPG şehirde direniyordu. Tam da bu süreçte Türkiye’de de İmralı’da Öcalan ile devlet heyeti görüşmelerde bulunuyordu, Kürt barışının sağlanması için çözüm süreci başlatılmıştı. Toplumda bir umut havası vardı ancak Kürtler arasındaki particilikten gelen karşıtlık ve birlikte hareket etmeme sorunu devam ediyordu. KDP ve Barzani’ye yakın Suriyeli Kürt partileri de ENKS olarak Rojava bölgesinin denetiminde yer almak istiyordu, silahlı gücü Roj peşmergeleri KDP tarafından eğitiliyordu. 

Dönemin Irak Kürdistan Başkanı Mesud Barzani öncülüğünde yapılan görüşmeler sonucu 23 Ekim 2014’te (IŞİD, Kobani’yi alamamış, geri püskürtülmüştü) ENKS ve PYD’nin içinde yer aldığı TEV-DEM, Irak Kürdistan Bölgesi’nde yer alan Duhok kentinde anlaşmaya vardıklarını duyurdu. Ortak açıklamada Mesud Barzani, PYD Eşbaşkanı Salih Müslim de vardı. Tarihe Duhok Anlaşması olarak geçen ancak uygulanma şansı bulamayan ortak metinle, Kürt partileri ortak yönetim, silahlı güç ve siyasi birlik konularında anlaşmıştı. 

Rojava’da ENKS ve TEV-DEM’in yüzde 40 temsiliyetle yer alması, diğer parti ve bağımsız şahsiyetlere de yüzde 20’lik temsiliyet hakkı verilmesi öngörülmüştü. 

Oluşturulacak siyasi karar mekanizmasında 12’si TEV-DEM’den, 12’si ENKS’den toplam 24 kişinin seçilmesi karara bağlanmıştı. Rojava’da askerî güçlerin ortaklaşması ve saldırılara karşı savunmanın YPG ile birlikte koordine edilmesi de anlaşmaya varılan konulardan biriydi. O yıllarda SDG henüz kurulmamıştı.
Anlaşma uygulanamadı, kağıt üstünde kaldı. Taraflar birbirini suçladı, ancak ortak kanı Türk devletinin anlaşmayı engellediği yönünde oldu. Kürt hareketi de ENKS’yi Türk devletiyle “derin ilişkileri”nden dolayı her fırsatta eleştirdi, suçladı.

Şimdi taraflar arasında başka bir atmosfer hakim. Kürtler arasında ulusal birliğin kaçınılmaz olması, adeta bir zorunluluk haline gelmesi, halkın silahlı güçlere ve siyasi partilere bu konudaki baskıları giderek artmış durumda.

Bu yüzden, Kürt partilerin birlikte hareket etmek için anlaşmaya varmalarını duyurması Kürtler arasında olumlu hava yaratmış durumda. 

Peki, 16 Haziran’da Rojava’nın Kamışlo kentinde resmi olarak duyurulan anlaşmanın detayında neler var?
Öncelikle Rojavalı kaynağımın da aktardığı gibi anlaşmanın Duhok Anlaşması’ndaki maddelerle benzerlikleri çok fazla ancak kimi konular güncellenmiş durumda. Anlaşma yazılı olarak üç paragraf şeklinde “Siyasi, İdari ve Askerî” başlıklar altında yazıldı. Bu konularda genel hatlarıyla taraflar anlaştı ama detaylar daha sonra yapılacak tartışmalarla şekillenecek. Siyasi olarak taraflar özetle şu konularda uzlaştı: 

  • Bir kurul oluşturulacak ve kurulda taraflar yüzde 50 eşit temsil edilecek.
  • Rojava’daki tüm partiler bu kurulda temsil edilecek. 
  • Kurulun kaç kişiden oluşacağı tartışma konusu ama en fazla 30 kişiden bahsediliyor. 
  • Kurul sivillerden oluşacak, askerî yapılar kurulda yer almayacak. SDG garantör olacak. 
  • Kurulda, ENKS ve PYD yönetiminde öne çıkan parti başkanları, yöneticiler yer alacak. 
  • Rojava bölgesiyle ilgili alınacak önemli kararlar bu kurulun onayından geçecek.
  • Bu kurul onay vermeden hiçbir anlaşma, müzakere yapılmayacak. (Şam, Türkiye vs. ile müzakereler…)
  • Rojava bölgesiyle ilgili kararlar ortak alınacak. Kararlarda ittifak şartı olacak. 
  • Kurul adeta Rojava Kongresi gibi faaliyet yürütecek. (Kaynağım bunu ABD kongresine benzetti…) 
  • Kurul, Rojava bölgesinde yapılacak seçimlere kadar görev yapacak. 
  • Kurulun amacı, katılımcı siyaseti teşvik etmek, uygulamak, hayata geçirmek. Seçim sonrası bu kurulun görevi bitecek. 

(Bölgede seçimler konusunda henüz net bir tarih belirlenmiş değil. ENKS seçimlerin erken yapılmasından yana değil, ancak PYD bu konuda oldukça rahat ve erken seçime sıcak bakıyor.)

Anlaşmanın idari kısmında eşit, ortak, katılımcı bir yönetim konusu yer alıyor. 

Özetle: 

  • Rojava’daki toplumsal anlaşma yeniden gözden geçirilecek. 
  • Rojava bölgesi için bir Anayasa hazırlanacak. 
  • Oluşacak yönetimde ENKS’nin kota isteyeceği belirtiliyor. Ama bu konu henüz detaylandırılmış değil. 
  • PYD ile ENKS’nin idari olarak anlaşması sadece Rojava bölgesi için geçerli. Bu Kobane, Cizire, Şehba, Afrin kantonlarını kapsıyor. 
  • SDG’nin denetimindeki Deyrezzor, Rakka bölgeleri bu anlaşma kapsamında değil. 

Anlaşmanın en önemli ayaklarından biri olan üçüncü paragrafta askerî yapılanma yer aldı. Taraflar özetle şu konuda anlaştı:

  • Rojava savunması için bir komite kurulacak ve SDG ile çalışacak. 
  • Roj Peşmergeleri (ENKS’nin silahlı gücü, şu anda Irak Kürdistan Bölgesi’nde bulunuyorlar) YPG gibi SDG’nin çatısı altında yer alacak. 
  • SDG bölgenin genel ordusu sıfatıyla devam edecek. Roj Peşmergeleri de bir bileşen olarak bu çatı içinde yerini alacak. 

Genel hatlarıyla anlaşmaya varılan konular bunlar. Anlaşmanın nasıl, ne şekilde uygulanacağı konusu taraflar arasında tartışılmaya devam ediliyor. 

Duhok Anlaşması’nın da garantörü bir nevi Barzani’ydi, Kamışlo Anlaşması’nın ise Mazlum Kobane. ABD’nin de yer alması bu anlaşmaya uluslararası bir meşruiyet kazandırmış oluyor. Kürt partilerin amacı, daha güçlü, eşit ve ortak bir yönetim, ortak savunma oluşturmak. Eğer Kürtler bunu hayata geçirmeyi başarırlarsa, Özerk yönetimin uluslararası camiada resmi olarak tanınmasını beraberinde getirebilir. Kuşkusuz bu anlaşmaya en çok karşı çıkacak olan da yine Türkiye olacak. Nitekim anlaşmaya ilk tepki Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’dan geldi bile. 

Çavuşoğlu, Rojava’da ENKS ile PYD arasında yapılan anlaşmaya ilişkin, “Adı ne olursa olsun YPG-PKK ile birlikte olan bizim için YPG-PKK’den farkı yoktur ve meşru bir hedeftir” dedi.

Öyle görünüyor ki Türk devleti Kürtlerin birlikte hareket etmelerini engellemek için yine her türlü yolu deneyecek. Ancak rüzgâr şimdilik Kürtlerin birlikteliğinden, Rojava’dan yana esiyor gibi.  


© Ahval Türkçe