Hamide Rencüzoğulları: 'Suriye savaşında gerçekler hep çarpıtıldı, senaryo yazıldı sahnelendi'

Suriye iç savaşı 10 yılı geride bıraktı. Esad rejiminin devrilmesi için başlatılan, Türkiye, Katar ve Amerika’nın desteğini alan Şam muhalifleri umduğunu bulamadı. Savaşa Rusya ile İran Esad yanında dahil olunca dengeler değişti. 

İç savaştan geriye ölen on binlerce insan, milyonlar mülteci, evsiz ve yıkık bir ülke kaldı. 

Artı Gerçek yazarı Hamide Rencüzoğulları "Suriye savaşında gerçekler hep çarpıtıldı, neye inanılması istendiyse senaryosu yazıldı, sahnelendi ve “gerçekmiş” gibi dünya kamuoyuna sunuldu” diyerek iç savaşı özetliyor. 

"On yıl oldu; Suriye hala alev alev” başlıklı yazısında Rencüzoğulları özetle şu analizi yapıyor: 

"

Pek çok kişi için 15 Mart 2011, Suriye’de “halk ayaklanmasının” başladığı tarih olarak bilinir. Çünkü bu tarihte “isyanın başkenti” olarak adlandırılan Dera’da protesto çağrıları yapılmıştı. Deniliyor ki, bu kentte yakılan “isyan ateşi” kısa sürede Suriye’nin neredeyse bütün kentlerini yakan devasa bir yangına dönüştü. Ve lokal olarak alanı daralsa da on yıldır Suriye’de bu ateş hala yanıyor… Dünya kamuoyu Dera’yı ve isyanın başlaması ile ilgili bütün bilgiyi Katar’ın el Cezire’sinden öğrendi. Ama Suriyelilerin bize anlatmaya çalıştıkları Dera gerçeği pek konuşulmadı. Çünkü eğer konuşulsaydı ya da Suriyelilerin anlattıkları görünür kılınsaydı, bu “isyanın” başından itibaren selefi karakterli olduğu görülürdü ve bu olanlara “devrim” demek için acele edilmezdi belki. Bu yüzden onuncu yılı sebebiyle “ayaklanmanın başlangıcı” olarak kabul edilen 15 Mart 2011 tarihinde Dera gerçeğine bakmak gerekir. Ama aslında Dera’dan ve bu tarihten önce Suriye’nin faklı kentlerinde ve farklı tarihlerde protesto eylemleri gerçekleştirildiğinin altını çizelim.

Tunus, Mısır, Yemen, Bahreyn’deki halk isyanları birbirlerinden etkilendiği gibi, bütün coğrafyayı da etkiledi. Suriye’de de değişim talepleri olan örgütler var ve doğal olarak demokrasi talepleriyle sokağa çıkan kitleler de oldu. Hatta Ocak 2011 gibi erken bir zamanda başladı bu protestolar. Örneğin Mısır’ın diktatörü Hüsnü Mübarek hala koltuğundayken ve Tunus’un diktatörü bin Ali’nin ülkeyi terk etmesinden sadece üç gün sonra 17 Ocak 2011’de sosyal medya üzerinden protesto çağrıları yapıldı. Ancak muhaliflerin bu çağrısı sokaklarda pek karşılık bulmadı. Hama katliamının yıl dönümü olan 2 Şubat 2011’de de sokağa çıkma çağrısı yapıldı. Hatta o güne “öfke günü” adı verildi. Hatırlanacağı üzere Libya’da ülkeyi saran ateşin yakıldığı güne de “öfke günü” adı verilmişti. Ama Libya’nın “öfke günü” 14 Şubat’tı. Yani aynı isimle 12 gün öce Suriye’de isyan çağrısı yapıldı ve Libya’da olduğu gibi bu çağrıyı yapanlar da muhalefetteki Müslüman Kardeşler’di. Bu çağrı bir hayal kırıklığı yarattı, çünkü beklendiği gibi kitleleri sokağa çeken bir hamle olmadı. Cılız geçen diğer sokak çağrısı da, liderliğini Abdülhalim Haddam’ın yaptığı Ulusal Kurtuluş Cephesi tarafından 23 Şubat’ta yapıldı. İşin ilginç yanı, Hama katliamının intikamı için isyan çağrısı yapan Müslüman Kardeşler ile “Hama kasabı” olarak bilinen Haddam’ın muhalefet saflarında buluşması ve birkaç gün arayla isyan çağrıları yapmalarıdır. Bu arada Suriye’deki demokratik sol muhalefetin çağrılarını ve taleplerini baskılayan, tamamen görünmez kılan müdahaleler hızla yaklaşıyordu ve organizeli müdahale 15 Mart’a Dera’da patladı. Dera’da gerçekte neler olduğunu Suriyeli yazar ve siyasi analist Steven Sahiyuni, “On yıl önce Dera” makalesiyle bize hatırlatıyor...

Bugün her kesimde hayal kırıklığı yaratan “Suriye devrimi” on yaşında: Milyonlar mülteci, milyonlar evsiz... Ölen on binlerce masum ve geride yıkık bir ülke... Ama hala vekil savaşçılar olarak başlayan, şimdi asillerin paralı savaşçısı olarak devam eden “muhalifler” var, onlar üzerinden Suriye’ye müdahale eden savaşın asilleri var… hala IŞİD’in bile adı var, ama Suriye’nin adı “rejim”!.. Ve Suriye’yi selefileştirmek isteyen Körfez gibi selefi ve vahhabi rejimler olduğu yerde duruyor, bütün silahlı muhalifleri kucaklayan Türkiye ise 10 yıldır AKP eliyle adım adım selefileştiriliyor.. Suriye’de cihadın ve medya yalanlarının 10. yılının özeti budur…"

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.