Erdoğan ‘Kardeşim Esad’ derse Kürtler ne olacak?- Fehim Işık yorumladı

Olası bir Ankara-Şam yakınlaşmasında Suriyeli Kürtlerin pozisyonu ne olacak? Kürtleri nasıl bir gelecek bekliyor? Bölgeyi yakından takip eden gazeteci Fehim Işık, Dicle Baştürk'e anlattı.

Fehim Işık'ın açıklamaları özetle şöyle:

"Son Soçi toplantısında Putin’ın, Türkiye ile Suriye’nin istihbari düzeyden artık doğrudan görüşme aşamasına geçilmesi konusunda, hatta 1998’deki Ankara mutabakatını güncelleyerek adım atması noktasında bazı yaklaşımlarda bulunduğunu biliyoruz. Putin’in bazı adımlar atılması konusunda girişimleri olmuş. Türkiye ile Suriye’nin bu konudaki ve bağlantılı olduğu kesimlerin yaklaşımları önemli. Bölgede yoğun bir savaş var. Bu savaşın aktörleri var. Bu aktörlerden biri de QSD’dir (Suriye Demokrarik Güçleri). Türkiye’nin beslediği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve cihatçı gruplardır. İdlib’deki El Tahrir Şam ve El Nusra’dır. Türkiye ile Suriye arasında bir görüşme noktasına gelinmişse veya Türkiye’den bu talep karşısında herhangi bir itiraz yükselmemişse bu Türkiye’nin daha doğrusu Erdoğan’ın orada yenildiğinin göstergesidir. 2011’e kadar ‘Kardeşim Esad’, ondan sonra ‘Düşmanım Esed’, şimdi hiçbir şey olmamış gibi ‘Kardeşim Esad’a dönüşme varsa, burada yenilen kendi sözlerini yutan Erdoğan’dır. 

Şimdiye kadar Türkiye ile Suriye arasında görüşmeler vardı. İstihbarat örgütleri üzerinden görüşmeler yapılıyordu. Bu istihbarat görüşmelerinde hiçbir noktada uzlaşamadılar. Türkiye’nin Suriye’ye yönelik dayatmalarıyla, Suriye’nin Türkiye’ye yönelik dayatmaları ve yaklaşımları farklı uç noktalarındaydı. Örneğin Türkiye, Suriye’ye somut bir şekilde ‘git Kürtleri vur, Kürt yönetimini yok et, biz sana destek verelim’ diyordu. Bir yandan da ılımlı İslami gruplardan olarak tanımladıkları ‘El-Kaide gibi örgütlerle iletişime gir’ diyordu. Suriye ise tam tersi, ‘topraklarımı işgal etmişsin çekil, terörist gruplara destek vermeye son ver’ diyordu. Bu kadar uç iki noktadan somut bir sonuç çıkmayacağı belliydi. Bu son tartışmalardan sonra Suriye’den de gelen açıklamalar gösteriyor ki, Şam ilerleyici bir noktada değil. Cenevre görüşmelerinde Türkiye’nin Anayasa Komisyonu konusundaki tutumunun Suriye tarafından desteklenmediği biliniyor.

Bu noktadan sonra her iki tarafın da üzerinde uzlaşacakları noktalardan biri Kuzey ve Doğru Suriye dediğimiz, Rojava Kürdistanı’nı da kapsayan bölgede bir şekliyle Suriye’nin hakimiyetinin yeniden kurulması. Ankara, Suriye’nin bu bölgeye operasyon düzenlemesini ve Türkiye’nin de bunu destekleyerek özerk yönetimin yok edilmesini savunuyor. Ama Soçi’de Erdoğan ile Putin arasında konuşulan ise bir şekliyle Suriye ile QSD ve özerk yönetim güçleri arasında bir uzlaşma neticesinde bölgenin kontrolünün merkezi yönetime devredilmesi noktasında yaklaşımlar var. Rusya özerk yönetimin orada yaşama geçmesinden yana ama Suriye bu konuda rıza gösterir noktada değil. Esasen kendi başlangıncındaki düzeyden çok geriye düşen olan taraf Türkiye’dir. Türkiye’yi de bu noktaya getiren hiç kuşku yok Kürt düşmanlığıdır. Bugün Ankara resmen itiraf ediyor, diyorlar ki, ‘Biz orada Kürtlerin statü oluşturmasını istemiyoruz’. Irak Kürdistanı’nda da bunu istemiyorlardı. Suriye ile Türkiye’nin kolay anlaşabileceği bir tablo yok ortada. Ama kim ne hesap yaparsa yapsın, 11 yıldır mücadele veren ve ağır bedeller ödeyen bir güç var orada. QSD’nin başını çektiği askeri güçler var. Bunlar hesaba katılmadan, sadece masa başı yaklaşımlarla, Türkiye ile Suriye uzlaşırsa ne istenirse olur deme noktasında değil."

 

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.