'IMF'e mecbur gidecekler, Hazine tam takır'

Ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştiren Karamollaoğlu, "IMF'e mecbur gidecekler. Hazine tam takır" dedi. SP lideri AK Parti'nin savunduğu ne varsa tersini yaptığını söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu, doların yükselmesi ve ekonomideki tabloyu yorumlarken “Bir paranın gücü ülkenin ekonomik gücüyle doğru orantılıdır. Türkiye’nin ekonomik gücü ne yazık ki çok zayıf. Arkadaşlar hala bunu manüplasyonlarla hallederiz zannediyor. Bu mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“İktidarın bu mantıkla ekonomiyi düzelteceğine binde 1 bile ihtimal vermiyorum” diyen Karamollaoğlu, “Türkiye, batak bir ekonomiyle dışarıdan borç almaya kalkıyor. Merkez Bankası’ndaki rezervler tükendi. Mecbur IMF'e gidecekler. Çünkü hazine tam takır" ifadelerini kullandı. 

İktidarın kendisi gibi düşünmeyenlerle oturup ‘Biz yanıldık’ deme kapasitesi kalmadığını ileri süren Karamollaoğlu, “Biz bize yeteriz… Kime yettiler? Cumhurbaşkanı’nın en üst kademede açtığı bir yardım kampanyası, bir köprüye verilen parayı bile karşılamaz hale geldi” şeklinde konuştu.

Yayılan darbe söylentilerini de değerlendiren Saadet Partisi lideri, “Türkiye karşılaştığı problemlere çözüm üretemeyen bir ülke konumuna düştü. Üzülerek söylüyorum. Genel baktığımda hazine tam takır. 

Merkez Bankası’nın kasasında bile bir şey kalmamış. İşsizlik almış başını gidiyor. Üretemiyoruz, dolar yükseliyor. Bu ne manaya geliyor: Hükümet artık hükümet etme vasfını kaybetti. Maalesef. Benim sözümden dolayı kızacaklar belki ama bu bir gerçek. Darbe söylentileri AK Parti’den başka kimin işine yarıyor. Hiçkimsenin. Çünkü kimse darbeyi tasvip etmez. 

Darbeyi gücü olanlar yapar. Silahlı Kuvvetler yapar. Sokaktaki vatandaş darbe yapamaz. Bu tip iddialar doğrudan doğruya menfaati olanlar tarafından üretilen iddialar olduğu kanaatindeyim” dedi.

Tunceli’de bir dağa yazılan “Ne Mutlu Türküm diyene” yazısını gereksiz olarak nitelendiren Karamollaoğlu, “Şu anda milli duyguları galeyana getirmek için bu tip şeylere gerek varsa yazsınlar ama bu başka sebeplerden dolayı gerginliğe vesile oluyorsa bunu yapmanın faydası yok. Türkiye’de bir problemin olmadığını söyleyebilir miyiz? Kürt meselesi diye bir mesele var. Bunu kendileri ortaya koydular. Akil Adamlar Heyetleri oluşturdular. Bunların hepsi bir arayıştı. Güzel bir arayıştı. Bugün yapılan bir şaşkınlığın ifadesi” şeklinde konuştu. 

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın kurduğu partiler hakkında değerlendirmelerde bulunan Karamolaoğlu, AK Parti’nin Milli Görüş hareketinden ayrılması ile söz konusu isimlerin AK Parti’den kopmasının farklı olduğunu dile getirerek şunları söyledi:

Biz bir mecrayı temsil ediyoruz. Arkadaşlar Milli Görüş anlayışını terk ettiler. ‘Erbakan Hocamızın tatbik ettiği politikaları doğru bulmuyoruz’ dediler. Arkadaşlarımızın kurduğu partilerin tüzüklerine, programlarına baktığımız zaman her noktada bağdaştığımızı söylememiz mümkün değil ancak belli noktalarda, mesele adelet, hürriyetler, şeffaflık, liyakat gibi noktalarda ‘Biz vebale giremeyiz’ dediler ve ayrıldılar. 

Bizim ekonomi politikamız onlarla yüzde 100 örtüşür dememiz mümkün değil. ‘Sanayileşme politikamız aynıdır’ dememiz mümkün değil. ‘Batı ve İslam ülkeleriyle olan münasebetlerimizde aynı görüşteyiz’ dememiz mümkün değil ama AK Parti’den ayrılan arkadaşlarla anlaşma ihtimalimiz daha yüksek. 

Onlar konuşmaya, müzakereye açıklar. Onlarla henüz partilerini kurmadan önce oturup defaatle konuştum. Fikirlerini aldım, düşüncelerimi söyledim. Partileşme safhasına girdiklerinde de gittim, ziyaret ettim, tebrik ettim. Türkiye’de bir diyalog olmasına ihtiyaç var. Sizinle her noktada aynı düşünmeyen insanları sadece düşman gibi yaftalarsanız o zaman Türkiye yaşanmaz bir ülke haline gelir. Rakip olabiliriz.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımını samimi ve ciddi bulduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Kudüs mitingine davet ettiğimde sağolsun geldi, bir konuşma yaptı. O konuşmayı aynen ben de yapabilirdim. Çok önemli bir iş. Adım atıyor. Burada Kılıçdaroğlu’nun diğer arkadaşlardan daha fazla samimiyetle bir çabanın içinde olduğunu hissediyorum. Görüyorum da aynı zamanda. Kendi içinde bazıları tenkit etmiş olabilir ama bu yaklaşıma ihtiyaç var" dedi.

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz