Erdoğan’ın hesabı yine 400 vekil mi?

Siyaset kimi zaman ince bir matematik işidir. Türkiye’de ise bu matematik işi kimi dönemlerde sonuçları apayrı olan denklemlerden birinin seçilmesine döner. Son dönemde yaşanan onlarca gelişmeyi düşünüp bazı ayrıntılara yakından bakınca karşımıza birkaç denklem çıkıyor.

Formüllere MHP, HDP ve İYİ Parti’deki son yaşananlara bazı kanun maddeleri ile yaklaşmakta fayda var. Şimdi hem gelişmelere hem de kanunlara bakalım.

MHP lideri Bahçeli son grup konuşmasında 2023 için Cumhur İttifakının Cumhurbaşkanı adayının Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Anayasa’ya göre bir kişi ancak iki dönem Cumhurbaşkanı seçilebiliyor ve Tayyip Erdoğan da şu an ikinci döneminde.

Fakat, 2018’de yapılan bir değişiklik ile şöyle bir düzenlemeye gidildi, “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Ancak Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hâlinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.” 

Kısaca Meclis yeniden seçim kararı alırsa Tayyip Erdoğan bir kez daha aday olabilecek. Mevcut durumda ise Cumhur İttifakı’nın Meclis’i seçime götürecek 360 milletvekili sayısı yok. 

Şimdi bir de HDP’ye bakalım. Malum, HDP’nin sine-i millete dönme ihtimali var. Ancak bunu yapmak için vekillerin hepsi istifa etse bile Meclis’ten bunun geçmesi gerek. Yani Cumhur İttifakı istemezse bu istifalar geçerli sayılmayacak.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusu ile HDP’nin kapatılması istenirse bunun için Meclis’te gizli oy ile oylama yapılacak.

Bu noktada İYİ Parti’de başlayan tartışmalar önemli. Koray Aydın’ın hazırladığı “oy verilmeyecekler listesi” bir karışıklığa sebep oldu. Şu an partinin yönetim kademesinin Cumhur İttifakı’na yakın olduğu da söyleniyor. Kaldı ki gizli oylamada nasıl oy kullanacakları da bilinmez.

Bu ilginç denkleme bir bilgi ekleyelim. 2018’deki seçimlerde Güneydoğu’da MHP’in oy sayısının artışı. MHP 18 ilde oylarını 159 bin arttırmıştı. Pek çok kişiyi şaşırtan bu olay sonrasında en fazla dile getirilen düşünce bölgedeki güvenlik güçlerinin toplu oy kullanması olmuştu.

Bölgedeki özel harekatçıların tam sayısı bilinmiyor. Terörle Mücadele ve Restorasyon Eylem Planı kapsamında 2017 sonuna kadar PÖH ve JÖH sayılarının 20’şer bine çıkarılması planlanıyordu. Şu an bölgedeki PÖH ve JÖH sayısı açık kaynaklarda belirtilmiyor.

Bunlara ek olarak 2015’te Erdoğan’ın akıllarda kalan “400 vekil verin bu iş çözülsün” sözü vardı. Hiçbir zaman AKP’nin bu sayıya ulaşamayacağı biliniyordu. Yine de Cumhur İttifakı’nın bu vekil sayısına ulaşma ihtimali söz konusu.

400, Anayasa değişikliği için gerekli milletvekili sayısı. Merak edenler için AKP, MHP ve BBP’nin toplam vekil sayısı şu an 339. Erken seçim kararı için 31, Anayasa değişikliği için 61 vekile daha ihtiyaçları var.  

Cuma akşamı Markar Eseyan’ın ölümüyle TBMM üye sayısındaki eksilme 15 oldu. Ara seçim için en az 15 milletvekilinin daha ya ölmesi ya da milletvekilliğinin düşmesi gerek. 

HDP’li vekillerin topluca istifası veya partinin kapatılması ile durum farklı bir boyut alır. CHP ara seçime gidilirse, yerel seçimlerde olduğu gibi özellikle Batı illerinde kimi milletvekilliklerini kazanacağını düşünüyor. Fakat, HDP’li vekillerin esas çoğunlukta olduğu yerler Doğu ve Güneydoğu Anadolu. Buralarda 2018’deki gibi oylar MHP ve AKP’ye kayarsa Cumhur İttifakı’nın vekil sayısı 400’ü geçebilir. 

Cumhur İttifakı’nın 360 bulması halinde ise Meclis seçim kararı alıp, Tayyip Erdoğan’ın üçüncü dönem için seçimlere girmesini sağlar. 

HDP’den başka vekiller hakkında fezleke hazırlanıp hazırlanmayacağı veya partinin kapatılmasının istenip istenmeyeceği 2022 Haziran’ına kadar oldukça önemli çünkü sonrasında kanunen ara seçime gidilemiyor. Bu da Meclis’in seçim kararı almasını ve Tayyip Erdoğan’ın üçüncü dönem için seçimlere katılmasını zorlaştırıyor. 

Bütün bunlara ek olarak, söylentiler doğrulanır ve CHP içinden Halk Parti adında yeni bir parti çıkarsa, ne yönde tavır alacakları pek çok şeyi etkiler. Ancak şu an öncelikli olan Meclis’in seçim kararı alıp Tayyip Erdoğan’a üçüncü dönem hakkı tanıyıp tanımayacağı.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.