Cumhuriyetin 100’üncü yılına ‘borç, faiz, iflas, israf’ bütçesi

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın (SBB) hazırladığı 2023 bütçesinde kendi maaşına zam yapmayarak, tevazu gösteren Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan seçim yılında, seçmeni ikna etmek, seçimi kazanmak için kesenin ağzını sonuna kadar açacağının, hazinenin ve kamunun tüm kaynaklarını seferber edeceğini gösterdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunduğu 2023 Bütçe Yasası Teklifi, içerdiği tutarsız hesaplar, hedefler, çelişkiler yanında, 2022 bütçesine kıyasla harcamaların yüzde 156 artırılmış olmasıyla dikkat çekiyor.

Yüzde 84’e ulaşan enflasyon ve TL’deki aşırı değer kaybıyla ‘şişen’ rakamlar, iktidarın hesapsızca harcama niyetinin ötesinde, katlanan giderler ve ödenekler üzerindeki enflasyon etkisini belirginleştiriyor.

AKP hükümetlerinin daha önceki bütçelerinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne (CHS) geçilen 2018 yılından sonra hazırlanan bütçelerde iyice somutlaşan, ‘borç-faiz-maaş ödeme’ dışında iddiası olmayan bütçelerin bir benzeri, bu kez Cumhuriyet’in 100’üncü yılında TBMM önüne getirildi.

Erdoğan’ın, tüm parasal olanakları sonuna kadar tüketerek seçimi kazanmayı hedeflediğini açık eden bütçe teklifi iktidarın; ‘Seçimi kazanırsam beş yıl daha iktidarda idare ederim. Kaybedersem benden sonrası tufan. Enkazı kaldırmayı, gelenler düşünsün!’ planının belgesi. 

Erdoğan’ın faizi tek haneye indirme talimatı doğrultusunda Merkez Bankası’nın (MB) politika faizini 1,5 puan daha düşürerek yüzde 10,5’a indirmesi, Para Politikası Kurulu’nun (PPK) kasımda aynı oranda indirimle ‘faizde indirim döngüsünün sonlandırılacağını’ ilan etmesine karşılık, 2023 bütçesinin tek başına yüzde 10’dan fazlası, faiz ödemelerine ayrıldı. Kasım’da politika faizinin yüzde 9’a inmesi kesinleşmesine rağmen, piyasa faizleri ve kredi faizleri bu oranın üç misli seviyesinde. 

Bütçe teklifinde gelirlerin büyük bölümünün yine dolaylı vergilerdeki artışlardan sağlanacağı, sigara, alkol, motorlu taşıtlar, internet, telefon, akaryakıt, elektrik, doğalgaz vb. zamları ve bu kalemler üzerinden alınan ÖTV, KDV ile bütçenin ayakta tutulacağı görülüyor.

Yeni bütçede faiz giderleri yaklaşık 600 milyar liraya ulaşırken, yatırımlara ayrılan kaynak 300 milyar lirayla bunun yarısı düzeyinde. Erdoğan’ın faizi ‘düşman’ ve nas ilan etmesinin sadece sözde olduğu, bu yılsonuna kadar 330 milyar TL olacağı hesaplanan faiz giderlerinin, 2023 bütçesinde ikiye katlanması, somut şekilde kanıtlıyor.

Geçen yıl 21 Aralık’ta uygulamaya konulan Kur Korumalı Mevduat (KKM) kur farkı ödemeleri için 2022 bütçesinde ödenek olmaması, hazinenin kur farkı ödemelerinin bütçe yasasına ve diğer mali yasalara aykırı olduğu dile getirilmesine karşın, iktidar bu uyarıları dikkate almaksızın uygulamayı sürdürdü.

Erdoğan, 2022 sonunda biteceğini ilan ettiği KKM’nin süresini, seçime giderken yaratacağı mali felaket ve kur patlaması endişesiyle, 2023 sonuna kadar uzatıp, ekonomik yıkımı seçim sonrasına erteledi. 

Son verilerle marttan eylül sonuna kadar 7 ayda hazinenin ödediği kur farkı 85 milyar liraya ulaştı. Dövizden KKM’ye geçenlerin kur farkını MB ödüyor. MB, şu ana kadar ödediği kur farkını gizlediği gibi, TBMM’deki torba yasa görüşmelerine katılan MB bürokratları, muhalefetin kur farkı ödeme tutarıyla ilgili sorularına yanıt vermeyeceklerini bildirince, muhalefet vekilleri topluca komisyon toplantısını terk etti.

Ancak MB’nin de en az hazine kadar kur farkı ödediği varsayıldığında, 7 ayda KKM hesap sahiplerine aktarılan toplam tutarın 170 milyarı aştığı, vergi ve stopaj istisnalarıyla 200 milyara ulaştığı, yılsonunda rahatlıkla 400-500 milyara çıkacağı söylenebilir.

MB’nin son faiz indirimiyle bankaların KKM’ye ödediği faiz azalırken, Hazine ve MB’nin ödemeleri katlanacak. Bankalar KKM hesaplarına Merkez Bankası politika faizinin azami 3 puan üzerinde faiz ödüyor. Uygulama başladığında politika faizi yüzde 14, bankaların KKM mevduatlarına ödediği faiz yüzde 17 idi.

20 Ekim’de alınan 1,5 puanlık indirim kararıyla politika faizi yüzde 10,5’a inince bankaların KKM mevduatına verdikleri faiz yüzde 13,5’a düştü. Enflasyon-karşısında negatif politika faizi farkı 70,5 puana yükseldi. TL tasarrufun, TL mevduatın hiçbir anlamı kalmadı. Bankaların faiz yükü azalırken, Hazine ve MB’nin yükü katlandı.

2022 bütçesinde kur farkı ödeneğinin olmaması, hazinenin yaptığı ödemelerin yasaya aykırı olduğu eleştirileri üzerine temmuzda çıkartılan ek bütçeye 40 milyar TL kur farkı ödeneği konuldu. İlginç olan, KKM uygulaması 2023 sonuna kadar uzatılmasına karşılık, 2023 bütçe teklifinde yine kur farkı ödeneği yok.  

Yasa tasarısında 2023 bütçe giderleri 4 trilyon 470 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 3 trilyon 810 milyar lira, yılsonu bütçe açığının 660 milyar TL olacağı öngörülüyor. 2022 yılı için 1,728 trilyon lira olarak açıklanan bütçe, hazirandaki ek bütçeyle 2 trilyon 831 trilyon liraya yükseltilmişti. 2022 bütçesi ile 2023 bütçe teklifi karşılaştırıldığında, bütçe giderlerinin gelecek yıl yüzde 155,9 (Temmuzdaki ek bütçe hariç) artması öngörülüyor. 

Gider kalemindeki yüzde 156’lık artış, gerçekte TÜİK’in yüzde 84 oranındaki enflasyonunun gerçeklerle örtüşmeyen bir hesap oyunu, gerçek enflasyonun yüzde 156 olduğunun resmi belgeli itirafı. 

Kaldı ki, bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,5 olarak öngörülürken, 2023 büyüme hızının yüzde 5 ve enflasyonun yüzde 40 hedeflenerek ödenek tutarlarının belirlenmesi, şimdiden bütçe rakamlarının tutmayacağını, tüm ödeneklerin aşılacağını, 660 milyarlık açık hedefinin en az ikiye katlanacağını, seçim sonrası mevcut ya da yeni gelecek iktidarın ‘Ek Bütçe’ yapmak zorunda kalacağını gösteriyor. 

Erdoğan’ın eylülde yayınladığı 2023-2025 Orta Vadeli Program’da (OVP) 2023 enflasyon hedefi yüzde 25 idi. İktidar iki ayda OVP’deki enflasyon öngörüsünün tutmayacağını kabul etti. Bütçe hesaplamalarında enflasyon yüzde 40 olarak esas alınsa da bunun tutturulamayacağı apaçık ortada. Hem 4 trilyon lirayı aşan bir harcama öngörüp hem de bunun enflasyonu patlatmayacağını  hedeflemek en büyük tutarsızlık.

Nitekim 2022 bütçesinde harcamalar için ayrılan ödenek 1 trilyon 751 milyar liraydı. Ancak OVP hedeflerinde bu tutarın yılsonunda 3 trilyon 134 milyar lira olacağı yer aldı. Bu yıl için öngörülen harcama tutarı enflasyon etkisiyle ikiye katlandı. Bugünden aynı durumun 2023 bütçesinde de yaşanması, seçim sürecinde harcamaların ve açıkların en az iki-üç kat artması ve enflasyonu kamçılaması kaçınılmaz.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar