'Ruslar pandoranın kutusunu açmaya karar vermişler'

Türkiye'nin Dağlık Karabağ'daki Azeri-Ermeni çatışmalarında üstlendiği rolle ilgili tartışmalar sürerken, Rus Kommersant Gazetesi tarafından Suriye'den bölgeye gönderilen cihatçılarla ilgili detaylı iddiaların bulunduğu bir analiz yayımlandı. 

Rusya uzmanı Kerim Has, Kommersant'taki kapsamlı analizle ilgili, "Ruslar Pandora’nın kutusunu açmaya karar vermişler! Kommersant, Erdoğan iktidarının Dağlık Karabağ’daki “savaşı nasıl hazırlayıp hazırlandığına” ve “cihatçıları bölgeye ne şekilde yolladığıyla” ilgili müthiş detay ve iddialarla dolu bir analiz yayınladı" ifadelerini kullandı.

Has, gazetede yer alan analizden bazı bölümleri Twitter hesabı üzerinden paylaştı:

"Başlık: 'Çatışmaya Zorlamak' Başlık altı: 'Kommersant’ın kaynakları, Türkiye’nin Dağlık Karabağ’daki çatışmalara nasıl zemin hazırladığı anlattılar.' Haber, Kommersant’ın askeri-diplomatik kaynaklarına dayanıyor ama belli ki istihbarat da işin içinde. Çünkü çok fazla detay var." 

Has, paylaşımlarında şu ifadelere yer verdi:

"Haberdeki iddialar şöyle: 1. Karabağ’daki bu savaşı kasıtlı olarak Türkiye’nin planlayıp kışkırttığı 2. Son aylarda Ankara’nın Azerbaycan’a yaptığı siyasi-diplomatik, istihbari ve askeri-teknik destekle Bakü’yü provoke ettiği.

Temmuz-Ağustos aylarında Azerbaycan’daki Türkiye-Azerbaycan ortak tatbikatı sonrasında Türkiye’nin ciddi sayıda askerinin bölgede bırakıldığı ve bu askerlerin Azerbaycan’ın şu anki harekatında bizzat koordine-planlama-yürütme görevlerinde bulundukları.

Toplamda 600 Türk askerinin tatbikatlar sonrasında Azerbaycan’da bırakıldığı, 200’ünün taktik seviyede tabur olduğu, 50 eğitmenin Nahçıvan’da, 90 askeri danışmanın Bakü’de, 120 uçuş personelinin Gebele üssünde, 20 SİHA operatörünün Dallar üssünde, 50 eğitmenin Yevlah üssünde. 

50 eğitmenin Azerbaycan’ın Perekeşkul’daki 4. Kolordu Komutanlığında, 20 personelin de Bakü’deki Haydar Aliyev askeri deniz üssü ve okulunda bırakıldığı 5.1. Aynı zamanda Türkiye’nin Azerbaycan’da askeri ekipman da bıraktığı ve bunların da 18 zırhlı savaş aracı, bir çok namlulu roketatar sistemi, 10 parça hava teknik ekipmanı, 6 uçak, 8 helikopter, 20 de SİHA olmak üzere de 34 hava aracının bırakıldığı. Özellikle 4 Eylül’de Türk Hava Kuvvetlerine ait C-130, 18 Eylül’de CN-235, 25 Eylül’de A400M uçaklarıyla ve Eylül-Ekim 2020’de Türkiye’den çoğunlukla Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a askeri nakliye uçaklarıyla personel ve ekipman taşındığı Dağlık Karabağ’daki savaşın zirve yaptığı 28 Eylül-30 Eylül tarihleri arasında Hulusi Akar ve Ümit Dündar’ın Azerbaycan’daki askeri birliklere katılıp Karabağ cephesindeki operasyonun genel yönetimini yerinde yaptıkları.

30 Eylül ve 1 ile 3 Ekim tarihlerinde çeşitli silah ve tıbbi malzemenin CN-235 uçağıyla Etimesgut-Nasosnaya seferiyle Azerbaycan’a götürüldüğü 9. 7 Ekim’de Türk Hava Kuvvetlerine ait C-130 uçağıyla (sefer sayısı TUAF 737) personel ve mühimmat teslimi yapıldığı.

Ekim’de Azerbaycan’a ait İl-76TD (sefer sayısı AZAF002) ile Gürcistan üzerinden Amman-Bakü rotasıyla, mühimmatıyla beraber, 200 adet ağır makineli tüfek sevkiyatının yapıldığı. 14, 21 ve 28 Ekim için Gürcistan hava sahasının transit sevkiyatlarda kullanımı için Türkiye’nin Tiflis’ten izin istediği ve iznin verildiği. 

Türkiye’nin Milli Savunma Bakanlığının kaynak ve kuvvetlerini kullanarak istihbarat teşkilatı MİT’in Dağlık Karabağ’a sadece Ekim ayının ilk haftasında Suriye’den 1300, Libya’dan ise minimum 150 kişilik cihatçı grubu taşıdığı.

Dağlık Karabağ’a gönderilen Suriyeli savaşçıların özel askeri şirket SADAT tarafından toplandığı ve toplanma yerlerinin Afrin, El-Bab, Rasulayn, Tel Abyad olduğu ve sonrasında Şanlıurfa’ya gönderildikleri ve sonra da SADAT’ın charter seferleriyle Karabağ’a yollandıkları.