Osman Kavala ve Demirtaş kararı: Türkiye, Avrupa kıskacında

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM'in Osman Kavala ile ilgili kararlarını uygulamayan Türkiye'ye yönelik ilk kez ihlal prosedürü başlatacağı mesajını verdi.

Komite, kez daha Osman Kavala'nın bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulunurken,Kavala serbest bırakılmazsa AİHS 46. madde uyarınca Türkiye'ye karşı ihlal sürecini başlatmaya hazır olduğunu duyurdu.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türk makamlarını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) içtihatlarına uygun olarak ifade özgürlüğünün suç teşkil etmediğini açıklığa kavuşturmak için ilgili yasalarda düzenleme yapmaya çağırdı.

Komite ayrıca yetkilileri, Türkiye'deki yüksek mahkemelerin doğru uygulamalarını destekleyen, Türk toplumunda ifade özgürlüğüne değer verildiğinin ve kısıtlanması için ceza hukukunun kullanılmaması gerektiğinin altını çizen, üst düzey bir siyasi mesaj vermeye çağırdı.

Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarının yürütülmesini denetlemek üzere yaptığı son toplantıda, Türkiye aleyhine uzun süredir devam eden ifade özgürlüğü davalarına ilişkin ara kararı kabul etti.

Öte yandan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM'nin ihlal kararından bir gün sonra açıklanan Ahmet Altan'ın serbest bırakılmasına dair Yargıtay kararını memnuniyetle karşıladığını açıklarken, Selahattin Demirtaş'a “örgüt propagandası" suçlamasıyla verilen 4 yıl 8 ay cezayı onayan 26 Nisan tarihli Yargıtay kararını ve kararın çevirisini istedi.

Expression Interrupt'ın aktardığına göre, Bakanlar Komitesi ifade özgürlüğü ihlaline sebep olduğu AİHM tarafından tespit edilen TCK ve TMK maddeleri uyarınca son 5 yılda açılan dava ve verilen mahkumiyet kararı sayılarını istedi. Komite, özellikle bu maddelerden yargılanan gazeteciler hakkında detaylı bilgi talep etti.

Komite, eski HDP lideri Selahattin Demirtaş'a "örgüt propagandası" suçlamasıyla verilen 4 yıl 8 ay cezayı onayan 26 Nisan tarihli Yargıtay kararını ve kararın çevirisini de istedi ve davayı eylülde tekrar görüşme kararı aldı.

Bakanlar Komitesi ayrıca uzun yıllardır gündeminde olan Işıkırık grubu davalarını da görüştü. Komite, TCK 220/6 ve 220/7 maddelerine ilişkin temel sorunların çözülmediğini belirtti; Türkiye'den son 5 yılda bu maddelerden yargılanan kişilerin sayısına dair kapsamlı bilgi istedi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi TCK 125, 299 ve 301. maddelerine dair uygulanmayan AİHM kararlarını da görüştü. 

Komite 125 ve 301. maddelerde değişiklik isterken "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu düzenleyen 299. maddenin kaldırılmasını istedi.

Bakanlar Komitesi ifade özgürlüğü ihlaline sebep olduğu AİHM tarafından tespit edilen TCK ve TMK maddeleri uyarınca son 5 yılda açılan dava ve verilen mahkumiyet kararı sayılarını istedi. Komite, özellikle bu maddelerden yargılanan gazeteciler hakkında detaylı bilgi talep etti.

AİHM kararlarının uygulanışını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) taraf olan tüm devletler için AİHM kararlarının bağlayıcı olmasına yönelik adım atabiliyor.

Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde 2010 yılında yapılan değişiklik ile AİHM kararlarını yerine getirmemekte ısrar eden bir devleti AİHM’ye şikayet edebiliyor.

BBC Türkçe'de yer alan habere göre, bu sistem kararları yerine getirmeyen devletler üzerinde hukuki olduğu kadar siyasi bir adım anlamına da geliyor.

AİHM, bu sürecin sonunda devletlerin, AİHS’nin “Kararların Bağlayıcılığı ve İnfazı” başlıklı maddesinin birinci bendine aykırı davrandığına hükmedebiliyor.

Bakanlar Komitesi ilk defa Azerbaycan’da yönetime muhalif yazılarıyla tanınan Ilgar Mammadov tarafından açılan davada Azerbaycan aleyhine bu adımı atmıştı. Mammadov Ağustos 2018’de şartlı salıverilmiş, Azerbaycan Yüksek Mahkemesi de Mart 2019’da Mammadov’un cezasında indirim yaparak tamamen serbest kalmasını sağlamıştı.

Osman Kavala, 2017'den beri tutuklu bulunuyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Osman Kavala'nın Gezi Parkı davasından tutukluluğuna yönelik başvurusunu, 22 Mayıs 2019'da reddetmiş, bunun üzerine Kavala'nın avukatları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmuştu.

AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında, Kavala'nın "makul şüphe olmadan, siyasi nedenlerle tutuklanması ve AYM'nin bireysel başvurusunu makul sürede incelenmemesini" gerekçe göstererek, bu durumun hak ihlali olduğunu belirterek, Kavala'nın derhal serbest bırakılmasını istemişti.