Çavuşoğlu: 'Ukrayna tahılının gayrimeşru olarak satılmasına karşıyız'

Britanyalı meslektaşı Liz Truss'la bir araya gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında Rusya'nın blokajı nedeniyle Ukrayna limanlarından çıkarılamayan tahılla ilgili konuştu. 

Çavuşoğlu, "Biz Ukrayna'nın malının gayrimeşru olarak uluslararası piyasada satılmasına da karşıyız, Türkiye'de de satılmasına müsaade etmeyiz" dedi. 

Çavuşoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Onların daveti üzerine Moskova’ya askeri heyetimiz gitti. O görüşmelerin yapıcı olduğunu söyleyebilirim. Moskova'daki görüşmeler yapıcı geçti. Rusya ve Ukrayna ile temas hâlindeyiz.

Genel sekreterle temas halindeyiz. İlgi duyan mevkidaşlarımıza da bilgi veriyoruz. Sonuçta Türkiye olarak yapıcı bir rol oynuyoruz. Çaba sarf ediyoruz. Bu sorunun bir an önce çözülmesi lazım."

"Rusya tarafının da beklentileri de ortada. Sigorta ve bankacılık ile ilgili gıda tahıl ve gübreyi taşıyacak gemiler için de söylüyorum.

İddiaları ciddiye alıyoruz ve araştırıyoruz. Aslında gayet basit, süreci takip etmek kolay. 5-6 dolarlık bir programla takip edilebiliyor. Sonuçta biz bu iddialar neticesinde, her iddiayı ciddiye alarak incelemelerde bulunduk. Biz iddialar sonrası menşeinin Rusya olduğunu gördük. Biz Ukrayna'nın malının gayrı meşru olarak uluslararası piyasada satılmasına da karşıyız, Türkiye'de de satılmasına müsaade etmeyiz."

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasil Bodnar, Rusya'nın çaldığı tahılı götürdüğü ülkeler arasında Türkiye'nin de olduğunu iddia etmişti. Bodnar, gazetecilere yaptığı açıklamada Ankara'daki yetkililerden, Türkiye'deki satıştan sorumlu olanlarla, tahılı satın alanların tespit edilmesi ve yakalanması için yardım istediklerini belirmişti. 

Dışişleri Bakanı'nın bu ay Madrid'de yapılacak NATO zirvesi ve İsveç ile Finlandiya'nın üyeliği konusuyla ilgili ifadeleri ise şöyle:

"NATO Zirvesi bir limit değildir. Son tarih belirlenmedi. Katılım protokolleri imzalansa bile üye ülkelerin iç onay süreçleri de var. NATO Zirvesi'ne kadar bir anlaşmaya varılması çaba sarf edenler var. Müttefiklerimizin de çabaları var. Sonuç itibariyle Stoltenberg'in de ciddi çabaları oldu. Ortak çabalar neticesinde İsveç'ten, Finlandiya'dan heyetler geldi. Yazılı bir şekilde endişelerimizi paylaştık. Daha sonra onlardan metin geldi, yeterli görmedik.

En son Brüksel'de teknik düzeyde, NATO'da bir çalışma oldu. Şu anda metin üzerinde anlaşılan noktalar var. Bizim beklentilerimiz açıkça ortada. Bu iki ülke müttefik olmak istiyorsa, bir müttefiğin güvenlik endişelerinin karşılanması NATO için de öncelik olmalıdır. Herkesin güvenlik endişeleri karşılanmalı sadece aday olanların değil. Özellikle NATO Zirvesi'nde NATO'nun güney kanadıyla ilgili terörle mücadeye odaklanacak bir oturum düzenlenmesini de önemli buluyoruz. İkinci tehdit olarak NATO neyi söylüyor? Terörizmi söylüyor. Terörizmle mücadeleye odaklanmak lazım."

*Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

 

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.