Medya İzleme Raporu: Halk alternatif medyaya yöneliyor, Ahval öne çıkan haber mecralarından

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Avrupa Birliği işbirliği ile yürüttüğü “Demokrasi için Medya, Medya için Demokrasi (M4D) Projesi” kapsamında hazırlanan Medya İzleme Raporu, farklı başlıklar altında zengin bir veri paylaşımı ile yayımlandı. 

Üç aylık (Ocak-şubat-mart) verilerden oluşan raporda, sarı basın kartlarının gerekçesiz şekilde iptalleri, Basın İlan Kurumu eliyle muhalif gazetelere ilanların kesilmesi, gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle hapse atılması ve internet gazeteciliğinin öne çıkması gibi belli başlıklara geniş yer ayrılıyor.

Türkiye’de okurun artık ana akım medyadan alternatif medyaya yöneldiği tespitine yer verilen raporda en çok ziyaretçi çeken internet gazeteleri sıralamasında ilk 20’de Ahval de yer alıyor. 

ahval

Raporun bu bölümünde “Güç mücadele alanı olarak tanımladığımız internetin siteler bazında sıralaması da bize basına ilişkin yeni bir gerçekliği anlatıyor. Alternatif medya mecraları, internetin ana akımı ya da yaygın medyası şeklinde konumlanmaya başlıyor” ifadesi kullanılıyor.

İnternet sitesi tıklamaları üzerinden küresel ve ülke sıralamaları sunan Alexa servisinin verilerine dayandırılarak bir liste yapılmış.

20 haber mecrasının sıralandığı listede, Ahval’in yanı sıra Artı Gerçek, Gazete Duvar, Evrensel, Diken ve T24 gibi siteler de öne çıkan haber mecralarından.

Ancak, hazırlanan verilerin Alexa datasına göre hesaplanmış olması teknik açıdan eksikliğe yol açıyor. Zira Alexa Google Analytics verilerini paylaşmıyor. Bu veriler dikkate alındığında çok daha farklı tablo önümüze çıkıyor. Zira sadece mart ayında 10 milyonu aşan bir okur datasına ulaştık.

Raporu hazırlayan M4D Proje Ekibi’nden Özgür Fırat Yumuşak’a ulaşıp konuyu ilettiğimizde bize hak verdi.

Yumuşak, hazırlayacakları ikinci çeyrek raporunda Google Analytics verilerinden yola çıkarak tahmini okunma rakamları sunan SimilarWeb verilerini karşılaştırmaya dâhil edeceklerini ve haber mecralarının tıklanma oranları ile ilgili bilgi almak üzere doğrudan iletişime geçeceklerini söyledi.

Rapordaki sıralamada BBC ve Deutsche Welle gibi uluslararası yayın yapan kurumlar yer almıyor. Zira bu medya kurumları, Türkçe servisi için doğrudan internet sitesi kurmuş değil.

Öte yandan raporun öne çıkan diğer başlıkları arasında 2020’ye ilişkin değerlendirmeler var.

Türkiye’deki medya atmosferinin çeşitli yönleriyle incelendiği bu bölümde, 2020 yılının basın ve ifade özgürlüğü açısından da birçok ihlale yol açacağının habercisi olduğu ifade ediliyor:

“Bu gelişmelerin bir bölümünde haberlere veya sosyal medya erişimine sınırlama getirildi, konulara dair görüşlerini dile getiren gazetecilerden hedef gösterilenler oldu, aynı zamanda kam kurumları bilgi paylaşmadıkları gerekçesiyle eleştirildi. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Barış Pınarı Harekâtı kapsamında birçok askerin yaşamını yitirmesi, TSK’nın Libya’ya asker göndermesi, Kanal İstanbul ihalesi ve ihaleye konu bölgede Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın arazi sahibi oluşu da haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasına ön ayak olan gelişmeler olarak öne çıktı.”

M4D Projesi kapsamında, alanda aktif çalışan sivil toplum örgütlerinin verilerinden yola çıkarak hapisteki gazetecilere de ayrı bir parantez açılıyor:

31 Mart 2020 itibarıyla,

- Press in Arrest’e göre cezaevinde en az 74 gazeteci bulunuyor. Yanı sıra 221 yargılanan gazetecinin olduğu belirtiliyor.

- Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA Turkey) International Press Institute iş birliğiyle yayımladığı rapora göre cezaevinde 9810, yargılanan 19011 gazeteci bulunuyor.

- Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) verilerine göre cezaevinde 86 gazeteci bulunuyor.

- Jailed Journos’a göre 161 gazeteci cezaevinde bulunuyor.

- Expression Interrupted raporunda ise 101 gazetecinin cezaevinde bulunduğu belirtiliyor.

- Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) verilerine göre cezaevinde 86 gazeteci bulunuyor.

Son dönemde en tartışılan kurumlar arasında yer alan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) üç aylık icraatlarının da listelendiği raporda, muhalif kanallara kesilen para cezalarına dikkat çekiliyor.

2019 yılının son çeyreğinde RTÜK tarihinde ilk defa, bir üst kurul üyesinin (Faruk Bildirici) üyeliğinin düşürülmesi de hatırlatılarak, Elazığ depremi ve Libya’ya asker gönderme haberlerinden ötürü FOX, KRT, Halk TV, Tele 1, TV5 ve Habertürk gibi kanallara “korku ve panik yaratma”, “yalan haber yapma” gibi gerekçeler sunularak ceza kesilmesi, “Yasama organında keyfiliğin en büyük örneklerinden biri olarak tarihe geçti” şeklinde yorumlanıyor.

rtük

Rapor, bize Türkiye’de yazılı basının günden güne eridiğini gösteriyor. Şişirildiği yolunda yorumların ağırlıkta olduğu gazete satışlarında Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının tespit edildiği 11 Mart 2020 tarihiyle birlikte yüzde 20’nin üzerinde düşüş yaşandığı belirtiliyor.

O dönem itibarıyla Sözcü 244 bin ile zirvede yer alıyor. Ancak bugüne gelindiğinde (mayıs ayı) en çok okunan gazetelerin tirajları 180 binlere kadar düştü.

gazete

Televizyon dünyasında ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve iktidar yetkililerinin sistematik olarak hedef tahtasına oturttuğu Fox TV’nin açık ara lider olması dikkat çekiyor.

Haber saatini de kapsayacak şekilde prime time reyting payı yüzde 5’in üzerinde olan kanallar arasında ilk sırada FOX TV geliyor. 

Rapora göre, bu yüzde 5 üzerinde geri kalan televizyonların tamamı ya hükümeti destekleyen ya da akşam haberleri dışında günlük siyasetle doğrudan bağı olmayan kanallar. 

televizyon


Raporun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.