Erdoğan Sarrac’tan kurtulmaya mı çalışıyor?

Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Libya’da izlediği politikalar Arap medyasında sert ifadelerle eleştiriliyor. Arap medyası Türkiye’nin pek çok ülkede üs kurmasını veya girişimde bulunmasına “veba gibi yayılıyor” sözleriyle tepki gösterirken, Libya’da Fayez el Sarrac hükümetine karşı şiddetlenen huzursuzluğun ise had safhada olduğu belirtiliyor. 

Mısır’ın en büyük gazetesi Ahram’ın yazarlarından Faruk Cüveyda, “Türkiye ve NATO” başlıklı yazısında NATO ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı daha ne kadar sessiz kalacağını soruyor. 

Cüveyda, “Türkiye dünyada suç işlerken ve tecavüzlerde bulunurken Avrupa Birliği nerede? sorusu sıklıkla soruluyor. NATO üyesi Türkiye, hem NATO ve hem de Avrupa Birliği üyeleri Fransa, Kıbrıs ve Yunanistan’a karşı askeri tecavüzlerde bulunuyor. Türkiye ile bu ülkeler arasında bir savaş çıksa mesela Almanya ve İtalya gibi ülkeler nasıl davranacak?” diye soruyor.

Irak, Libya ve Suriye’de işgal birlikleri bulunduran Türkiye’nin sınırları zorlayarak tüm dünya ile savaşmaya karar verdiğini öne süren Cüveyda, “Veba gibi yayılarak Katar, Umman, Nijer ve Nijerya’da üsler kuruyor, Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden tesis etmeye çalışıyor.  Türkiye’deki karar vericilerin saplantısının sınırı nedir? Avrupa Birliği bu konuda sessiz mi kalacak? NATO tüm bu maceraları kabul edecek mi? Türkiye’nin bu ülkelerle çatışması durumunda Avrupa ne yapacak?” şeklindeki soruları da yöneltiyor.

Türkiye’nin hedefinin doğal gaz ve petrol olduğunu da aktaran Cüveyda, yazısının sonunda şu ifadelere yer veriyor:

“Türkiye bu maceradan büyük kayıplarla ayrılacak, gaz ve toprak elde edemeyecek. Dünya insanları Osmanlı İmparatorluğu’nun bu çirkin yüzünü görecek ve zaman geçmişe doğru işlemeyecek. Türkiye’nin bu maceralarının ışığında Avrupa’nın kaderini bekleyeceğiz.” 

Londra’da yayınlanan El Arab gazetesi yazarlarından El Habib el Esved ise Türkiye yanlısı Libya Ulusal Anlaşma Hükümeti içinde gittikçe şiddetlenen güç mücadelesine yer veriyor. 

“Erdoğan, Sarrac’tan kurtulmaya mı çalışıyor?” başlıklı yazısında El Esved, “Bir Osmanlı ailesinden gelen, 2011’den önce de hiçbir siyasi tecrübesi olmayan Fayez el Sarrac’ı devirme savaşına start verildiğini” belirtiyor.

Sarrac’ın tam bir fırtınanın ortasında olduğunu yazan El Esved, “En yakın arkadaşı ve birinci yardımcısı Ahmet Maytik kurduğu diktatörlüğe karşı çıkarak ona sırtını döndü. Diğer yardımcısı Ahmet Kacman da onun kararlarının tartışılmazlığını eleştiriyor. İçişleri Bakanı Fethi Başağa ise ona yönelik darbeyi yönetiyor” diyor.  

El Esved’e göre “Onlardan önce de Başkanlık Konseyi üyeleri Musa el Kuni, Ali el Katrani, Ömer el Esved ve Ali el Mecburi ülkeyi yönetememek ve Suheyrat Anlaşması’nı uygulayamamanın yanısıra Misratalı milislerin kokuşmuş yerel yönetimin kalıntılarına saldırılarını durduramamaktan dolayı eleştirmişti.” 

Azledilen Müftü el Sadık el Garyani ile yakın arkadaşı İmam Abdulbasıt Guvila’nın da İstanbul’a çağrıda bulunarak Sarrac’I devirme ve yerine yeni bir devrimci hükümet kurulmasını talep ettiklerini öne süren El Esved, “Ulusal Anlaşma Hükümeti İstihbarat Servisi, Sarrac’a, içeriden ve dışarıdan kendisine karşı bir komplo kurulduğunu ve halktan aleyhine sokaklara dökülmeleri çağrıları yapıldığını bildiriyor. 

Buna karşılık Trablus bölgesi askeri komutanı Abdulbasıt Maravan gösteri yapılması durumunda bunu demir yumrukla bastıracağı tehdidi savuruyor. Bunun üzerine Maytik ve Kacman Başsavcı’ya şikayette bulunuyor. İsmi bilinmeyen Başsavcı ise Maravan’ı Sarrac yanlısı açıklamalarından dolayı soruşturmakla tehdit ediyor” diyor.  

Tüm bu gelişmelerden sonra Salah Badi yönetimindeki Misratalı en büyük grup olarak bilinen El Samud, Hafter ile Sarrac arasında herhangi bir fark bulunmadığı yönünde bir açıklama yaptığını ifade eden El Esved, “El Samud’un önde gelen komutanlarından Ahmet bin Umran da İslam devleti kurmak ve şeriat ilan etmek istediklerini belirtiyor. Bu yönde adımlar atılıyor ve Müslüman Kardeşler yanlısı Libya Şafağı’nın ikinci versiyonu hazırlanıyor. Ki Türkler ve Katarlılar da bunu destekliyor” şeklinde ifadeler kullanıyor.