Erdoğan Katar’dan sonra Kuveyt’i de mi nüfuzu altına alıyor?

Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Mişal el Ahmed el Cabir el Sabah, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı “duruşu, sözü ve eylemleriyle cesur bir adam” olarak nitelendirdiği açıklaması ile dikkatleri üzerine çekti.

Kuveytli uzmanlar Şeyh Mişal’in pozisyonunu Türkiye'ye yönelik büyük bir üvertür ve Erdoğan'ın ülkedeki dolu dizgin etkisini memnuniyetle karşılamaya istekli olduğunun bir göstergesi şeklinde değerlendiriliyor.

Meclis Başkanı Mustafa Şentop'u kabul eden Şeyh el Sabah, "Kuveyt ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gücünden bahsediyoruz ve siyasi, ekonomik, ticari ve güvenlik işbirliğinin tüm yönlerine atıfta bulunuyoruz" dedi.

Kuveytli uzmanlar, veliaht prensin Erdoğan'ın karakteri ve Ankara ile ilişkilerin evrimine ilişkin açıklamalarını, özellikle Türk şirketlerinin ülkedeki büyük projelerin çoğunu kontrol etmesi sonucu Türk etkisinin bir yansıması olarak değerlendiriyor.

Ancak Kuveytli siyasi uzman Abdullah Halit el Ganim ise, gelişmelerde bundan daha fazlasının olduğunu söylüyor. Şeyh Mişal’in açıklamalarının, herhangi birine kişisel bir hayranlık ifadesi veya ülkedeki Türk etkisine geniş bir kapı açma arzusu olarak değil, yalnızca uluslararası değişimlerin dayattığı dengeler bağlamında anlaşılabileceğini söylüyor.

The Arab Weekly'ye konuşan Ganim, “ABD'nin Orta Doğu'dan çekilmesinin hızlanması, ABD Başkanı Joe Biden'ın yakında İran'ın bölgedeki etkisini artıran nükleer bir anlaşma imzalayacağı beklentisi ve Türklerle İsraillilerin Körfez güvenliği denklemine girmesi Körfez ülkelerini, bölgesel sahnedeki herhangi bir stratejik dengesizliği telafi etmek için uluslararası yaklaşımlarını yeniden ayarlamalarıni gerekli kıldı” diyor.

Ganim, Kuveyt veliaht prensinin Türk parlamentosu başkanıyla görüşmesinin bu bölgesel ve uluslararası bağlamlarda gerçekleştiğine dikkat çekiyor.

Parlamento Başkanı Şentop Kuveyt'te en üst düzeyde karşılandı. Veliaht prens ile görüştükten sonra Başbakan Şeyh Sabah Halid el Hamad el Sabah tarafından kabul edildi ve ayrıca Ulusal Meclis Başkanı Marzuk el Ganim ile bir araya geldi.

Müslüman Kardeşlere karşıtlığıyla bilinen Şeyh Mişal’in sözleri bu yüzden Kuveytli siyasi uzmanlar tarafından ilginç bulundu. Çünkü Erdoğan’ı bu şekilde övmesi devlete derinden müdahale etmeye çalışan Kuveytli Müslüman Kardeşler sempatizanlarına olağanüstü bir destek vereceği şeklinde algılanıyor. 

Kuveyt, Katar ile birlikte, Suudi Arabistan’da geçtiğimiz yıl gerçekleşen Al-Ula zirvesinden sonra Türkiye'nin Körfez bölgesine dönüşü ve Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri arasındaki uzlaşmayı sağlama girişimleri konusunda hevesliydi.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin yansımaları nedeniyle Riyad ile gergin ilişkisi sırasında ülke kamuoyunda Ankara'ya sempati de vardı.

Ayrıca Suudiler ülke çapında Türk ürünlerine yönelik genel bir boykotu uygulamaya koyarken, Kuveytli Kardeşler liderliğinde Erdoğan'ı desteklemek için geniş bir dayanışma hareketi vardı.

Kuveytli yetkililer, o sırada Doha ve Riyad arasında arabuluculuk yapmasına ve çabalarının başarısını garantilemek için Suudi Arabistan'ın desteğini alması gerekmesine rağmen, Müslüman Kardeşlerin faaliyetlerini kısıtlamak için harekete geçmedi.

Ankara'nın boykot dörtlüsüne karşı Katar'ın yanında yer almasından dolayı Körfez ülkeleriyle ilişkilerinin bozulduğu dönemde Kuveytlilerin Türkiye'deki faaliyetleri daha da arttı. 

Türk Lirasının değer kaybetmesinin sebep olduğu döviz likiditesi eksikliği nedeniyle –ki bundan dolayı pek çok büyük projenin yapımı askıya alınmıştı- Türkiye'de gayrimenkul sektörünün büyük bir kriz yaşadığı dönemde, gayrimenkul almak isteyen Kuveytliler için Türkiye'nin bir mıknatıs haline gelmişti.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.