Tarihçi Axel Çorlu: 'Bütün azınlıkların zengin olduğu zannı var ama bu yanlış'

Tarihçi ve siyaset bilimci Axel Çorlu, 1940'lı yıllarda özellikle İstanbul'da yaşayan Yahudi toplumunun karşı karşıya kaldığı baskıları ve İsrail'e göçe zorlanmalarını anlatan mini dizi 'Kulüp'ü yorumladı.

Dört bölümlük mini dizi şimdiden milyonlar tarafından izlendi. Hayli olumlu tepki alan dizinin gerçekliğine dair, tarihçi ve siyaset bilimciler de benzer görüşte.

Dizi, o dönem, Yahudilerin de aralarında bulunduğu azınlıkların Varlık Vergisi ile nefes alamaz hale getirilmelerini yeniden gündeme taşımış da oldu.

Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'nın konuğu olan Axel, "Bu bir dizi. Bir dizinin başarabileceği şeylerle, mesela bir belgeselin başarabileceği şeyler aynı değil ama bir dizi olarak yapılan işi başarılı ve yeterli buldum. Yaşananları taraflı bir şekilde anlattığını ve çok şeyi dışarıda bıraktığını, yanlış yaptığını düşünmüyorum" dedi.

Axel, azınlıkların her dair aşırı zengin topluluklar olarak görüldüğünü ancak bunun yanlış olduğunu kaydetti.

Axel diziye ve o dönem Yahudiler'in maruz kaldığı baskılara dair şunları söyledi:

"Dizinin karakterlerin edilgen olmaması önemli. Başlarına korkunç şeyler geliyor insanların. Ve sadece Türkiye'deki Yahudilerden bahsetmiyoruz. Aynı dönemde Varlık Vergisi Rum, Ermeni ve Levantenlere de uygulanıyor. İnsanlar başlarına gelen korkunç şeyler karşısında, bu diziye baktığımız zaman, edilgen değiller. Kendi hayatlarında bir şeyler yapabilen, güçlü karakterler. Bir tarihçi olarak bunu görmek hoşuma gidiyor. 

Ancak tarihsel sorumluluktan yoksun bir romantizme kaçılmaması gerekiyor. İnsanlar bir şeyler hissedebilir, son derece normaldir bu ama şöyle bir ilke var: 'Ne güzel komşularımız vardı, kayboldular gittiler!' Zannedersiniz ki bu insanlar bir rüzgarla, sadece onları etkileyen bir doğal afetle gittiler. Üzüldük, hay Allah yani! Böyle bir yaklaşım var. Hayır böyle değil tabii ki.

Bu insanların başına gelenlerden sorumlu olan insanlar var. Ondan büyük fayda sağlamış insanlar var. O devasa sermaye el değişimi sırasında ondan faydalananların çocukları, torunları bu insanlar. Kimse havadan gelmedi. Bunları görmezden gelerek, 'Ah ah ne kötü oldu' tepkisi sağlıklı bir tepki değil. Bunun sağlıklı bir tepki olabilmesi için, hem tarihsel sorumluluğun farkında olmak lazım hem de şu anda ne yapılabileceği düşünülmeli. Bu insanları müzenin raflarında kalmış gibi görmemek lazım. Bazen ben de kendimi öyle hissediyorum Türkiye'de. Müzede sergilenen bir azınlık unsuru gibi. Ama yok olmadık. Hala varız ama yok olmanın eşiğinde azınlıklar. 'Bugün ne yapabiliriz' diye düşünmek gerekiyor."

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar