Kıbrıs’ta UBP tabanının AKP’ye “demokratik” isyanı

Tam bir yıldır; Kıbrıs’ın kuzeyindeki “siyaset” hükümet partisi UBP’nin kurultayına kilitlenmişti…

Geçen Ekim ayında; CB Akıncı’nın AKP darbesi ile indirilmesinin ardından, aynı ay içinde UBP’ye de “darbe” düzenlenmiş, ikinci tura kalan iki başkan adayı aniden evlerinin yolunu tutmuştu…

7 Kasım 20’de yapılması gereken parti içi yarış; tam bir yıl sonra geçtiğimiz Pazar günü yapıldı. 17 bin dolayında üyesi bulunan UBP’nin yarısı oy kullandı ve Faiz Sucuoğlu, üyelerin yüzde 61’inin oyunu alarak parti başkanı seçildi…

Son bir yıl içinde UBP üzerinde “oynanan oyun”lar, siyasal tarihimize “kara bir leke” olarak geçecektir.

Yeni seçilen Başkan Sucuoğlu; geçen Ekim kurultayında ilk turda yarışı önde bitirmişti. Arkasından gelen Hasan Taçoy’la arasında 600 oy fark vardı. Sucuoğlu, ilk turdaki diğer üç adayın desteğini de sağlamış ve bunu ilan etmişti. 

Yani; ikinci turda Hasan Taçoy’un seçilmesi ancak bir “mucize” sonucu gerçekleşebilirdi…

AKP kurmayları işi “mucize”ye bırakmadı…

Doğrudan “müdahale” ettiler, kurultayı iptal ettirdiler…

Bu “müdahale”nin Hasan Taçoy lehine yapıldığı, ilk bakışta anlaşılıyordu…

Taçoy’un, AKP Başkan Vekili Binali Yıldırım ile olan “sıkı ilişkileri” biliniyordu. Bir süre sonra bu “müdahale”nin Ankara’dan, Yıldırım çevresinden yapıldığı iddiaları ortaya atıldı. Açıklamalar bunu doğruluyordu…

Aradan geçen bir yıl zarfında, öncelikle UBP’nin “genetiği” ile oynandı. Geçen yıl; UBP’nin üye sayısı 12 bin dolayındaydı… Bir yıl içinde bu sayı 17 bine yaklaştı… İnsanlar akın akın UBP’ye koşuyordu…

Türkiyelilerden oluşan ve bir vekil ile koskoca bir bakanlığı işgal eden Yeni Doğuş Partisi Başkanı Arıklı “Bizim üyeler UBP’ye ödünç olarak kaydırılıyor” diye feryat etse de kimse aldırmadı…

Bu bir yıl içinde üye operasyonu dışında da işler yapıldı…

Bir önceki kurultayda hiç iddiası olmayan ve adaylığını dahi koymayan Ersan Saner kendini Başbakan koltuğunda buldu. Ancak ömrü uzun sürmedi. Gizli bir el “kaset”i arşivden çıkardı ve Saner’i “yarış dışı” bıraktı…

Saner; kasetin Sedat Peker’e, Halil Falyalı’ya kadar uzanan bir ilişkiler ağının eseri olduğunu adeta gizledi ve suçu Faiz Sucuoğlu’nun üzerine attı…

Sucuoğlu tabii son bir yıl içinde “biat yarışı”nda rakiplerinden geri durmadı… O da Ankara’daki “abi”lerinden icazet almaya çalıştı. En azından onların “müdahale” yöntemlerindeki sertliği yumuşatmaya çalıştı…

Tabii ki AKP’lilerde geçmiş TC’li partilerdeki gibi “nazikçe müdahale” kültürü yoktu ama bu yarışta “hoyratlık” da sergilemekten kaçındılar…

AKP; adeta bilerek ve isteyerek “Birbirinizi yiyin” pozisyonuna yattı…

Böyle olunca da; ülkenin en büyük siyasal partisinin 2 gün süren kurultayında temel yarış; “Anavatana biat” üzerinden yürütüldü…

Kim; Erdoğan’a daha yakın, kim Binali Yıldırım’a daha çok bağlı, kim Fuat Oktay’ın sözünden dışarı çıkmıyor?

Düşünebiliyor musunuz?

UBP kurultayında yarışan üç aday; “Binali Bey’i havaalanında karşılama” konusunda kapışıyor ve sonunda “Ya üçümüz de gideriz ya da hiçbirimiz” şeklinde uzlaşıyor…

Öte yandan; adaylardan biri, UBP Lefkoşa Vekili Hasan Taçoy; “Binali Bey beni desteklemek için gelmedi” derken, “Binali Bey aslında benim için geldi” mesajını vermeye çalışıyor…

Ülkenin en büyük sağ partisinin AKP’nin elinde “oyuncak” olması, Kıbrıslı bir deyimle “kuyruğunda maşrappa olması” elbette sadece “parti siyaseti”yle izah edilemez…

Bunun çok daha “derin” bir ilişkiler ağını işaret ettiği, Binali Yıldırım’ın kurultaya bizzat katılması ile belli olmuştur…

Üç başkan adayının konuşma yapmadığı, kendini anlatmadığı ama AKP’li Binali Yıldırım’ın kürsüye çıkıp mesaj verdiği garip bir UBP kurultayı yaşandı… 

UBP’li üyelerin yarısına yakınının kurultaya ilgi göstermemesi, toplantının “sönük” geçmesi, Sucuoğlu’nun geçen kurultaydan çok daha fazla destek görmesi, UBP tabanında bu “müdahale”lere karşı ciddi bir tepki olarak yorumlanmalıdır. 

Bu arada, Ersin Tatar’ın, UBP kurultayına katılması ve üyeleri teşvik edici konuşma yapması ise, siyasetimizde bir başka “garabet” oluşturmuştur…

Tatar; bu tavrı ile ciddi anlamda bir “Anayasal suç” işlemiş ve “tarafsızlık” görevini ihlal etmiştir.

Öyle anlaşılıyor ki AKP’deki gibi “Partili başkan” modeli buralarda da “metazori” denemeye tabi tutulacak…

Kısacası; bir yıl “siyaset”i kilitleyen UBP kurultayı; AKP’nin istediği gibi sonuçlanmadı…

“Anavatana” en çok bağlı parti bile “müdahale”yi hoş görmedi…

UBP’nin ortaya koyduğu bu “tepki” elbette Kıbrıslı Türklere çok pahalıya mal olacak…

Faiz Sucuoğlu’nun anasından emdiği sütü burnundan getirmeye çalışacaklar…

Belki de “Başbakanlık” ömrü hiç de uzun olmayacak…

Olan Kıbrıslı Türklere olacak… AKP de mum yakacak…

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.