Kıbrıslı vekil Asım Akansoy'dan Ersin Tatar'a sert yanıt

2020 yılının ekim ayında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimi için yeniden gündeme gelen "Türkiye'nin müdahalesi" iddialarına dayanan rapor üzerine Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı’ndan yeni bir açıklama yapıldı.

Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, DW Türkçe, Euronews ve Ahval'in de arasında olduğu saygın ve bağımsız medya kuruluşlarınca yayımlanan "Rapor: Ankara, Kuzey Kıbrıs seçimlerine müdahale etti" haberi için “Yalana ve iftiraya dayalı yeni bir operasyon” iddiası öne sürüldü.

Kuzey Kıbrıs CTP Milletvekili Asım Akansoy da çok sert bir açıklama ile Ersin Tatar ve yönetimine tepkisini dile getirdi.

"Sn Tatar, kendi insanlarınızı düşman, ajan ilan ederek bu halkın sorumluluğunu üstlenemeyeceğinizi, sorumluluk sahibi olmadığınızı bir kez göstermiş oldunuz. Demokrasi ve insan haklarının farkında değilsiniz" diyen Akansoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Müdahalenin fotoğrafları yayınlandığında yine aynı şekilde dış mihraklardan, ajanlardan bahsetmiştiniz. 

Sürekli kendi insanlarınızı kötülüyor, saldırıyor en küçük olayda dış mihrak arıyor, ona sarılıyorsunuz. Bu taktikler soğuk savaş döneminde kaldı. Eskimiş işler bunlar. 

Bula bula Fetö’yü buldunuz, kendi kendinizi daha da rezil ettiniz. Sizi kim eleştirse ya fetö oluyor ya da başka bir şey. 

Tam bir komedi! 

Demokrasinin d sinden anlasanız, hak edilmemiş, müdahale ile atanmış bir makamın sürdürülemeyeceğini idrak ederdiniz.  

Unutmayınız halkın makamını işgal eden ve atanmış olan bu halkın gazetecileri ve aydınları değildir, sizsiniz."

Kuzey Kıbrıs yönetiminin açıklamasının tam metni kendi ifadeleriyle şöyle:

“Cumhurbaşkanlığı seçimini egemen eşit iki devlete dayalı çözüm önerisini gündeme getiren Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın kazanmasını hazmedemeyen dış güçler ile içimizdeki uzantıları yalana ve iftiraya dayalı operasyonlar sürdürürken, bu operasyonlara bir yenisi daha eklendi.

Seçimlerde Mustafa Akıncı’ya destek veren ve kim oldukları bilinen küçük bir marjinal grup tarafından hazırlanan sözde raporda, ‘Türkiye’nin ve MİT’in seçimlere müdahale ettiği’ yalanı ileri sürülürken, bu sözde raporda hayali ve uydurma iddialar yer almaktadır. Bunun yanı sıra bu sözde raporun eş zamanlı olarak FETÖ sempatizanlarının yönetiminde bulunan ve Avrupa’da faaliyet gösteren haber sitelerinde de yer alması oldukça dikkat çekicidir.  Merkezi Atina’da bulunan AHVAL TV ile Almanya’da bazı çevrelerle ilişki içinde olan DW Türkçe haber sitesi tarafından da bunların servis edilmesi dikkat çekici bir diğer konudur.  

Siyasete atıldığı ilk günden bu yana sürekli halde halkın içerisinde olan, halkla bütünleşen ve halkın sevgisi ile güvenini kazanan Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın seçilmesini hazmedemeyen dış güçler ile içimizdeki uzantıları, halkın iradesine büyük bir saygısızlık gösterirken, siyasi ahlaksızlık batağında çırpınmaktadırlar.  

Belirlenen strateji doğrultusunda ‘seçimlere müdahale edildi, baskı yapıldı, Cumhurbaşkanı Tatar seçilmedi, atandı’ yalanları ile Türkiye ve Cumhurbaşkanımız Tatar uluslararası alanda ve müzakere masalarında zor durumda bırakılmak istenirken, bu yalanlar ve iftiralarla dış güçler ile Rum-Yunan ikilisinin değirmenine su taşınmaktadır.

Spekülatif ve karalayıcı söylemlerle ülkenin kurumlarını itibarsızlaştırmak yerine ülkemizin hak ettiği şekilde, sorunlarını aşarak, kalkınarak, çatışma kültürüyle değil, hoşgörü ve iş birliğiyle ilerlemesi Cumhurbaşkanımızın en birincil önceliğidir.

Bu çirkin operasyonları yürütenlerin kimler olduğunun farkında ve bilincinde olan halkımız, bunları seçimde sandığa gömdüğü gibi, tarihin çöplüğüne de atacaktır.”  


Açıklama, düzeltme ve cevap:

Kuzey Kıbrıs yönetiminin raporu haberleştiren haber merkezlerini hedef alan açıklamasında, bir hükümet kurumununun ne kadar gülünç bir bilgi eksikliği içinde olduğunu da gözler önüne seren maddi yanlışlıklar ve iddialar dile getirildi.

Örneğin, Ahval’in Atina merkezli olduğuna dair yanlış bilgi bunlardan biriydi. Ancak Ahval Londra merkezli bir medya kuruluşu olup Atina ile bağı yoktur. Ahval ve DW gibi bağımsız ve özgür haber kuruluşlarına tehdit, iftira ve hedef gösterme, mevcut Kuzey Kıbrıs yönetiminin basın özgürlüğüne saygısızlığını gözler önüne seriyor.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.