Canan Güllü: Çocuk istismarı ile mimlenen iki tarikat bize İstanbul Sözleşmesi konusunda ahkam kesiyor

Kimi muhafazakar çevreler kadın cinayetlerini, kadına ve çocuğa şiddeti, istismarı önlemeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi'ni hedef alırken, uzmanlar sözleşmenin içeriğinin bilinmemesi nedeniyle oluşan ön yargıya dikkat çekiyor.

Onlardan biri de Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü.

Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'nın konuğu olan Güllü, kadına şiddeti önlemeyi amaçlayan ve kadın haklarını koruyan İstanbul Sözleşmesinin iptaline yönelik kampanyayı değerlendirdi. 
 

Güllü'nün açıklamalarının satır başları şöyle:

"İstanbul Sözleşmesi'nin hedef alınmasıyla ilgili tamamen içeriğinin bilinmemesinden kaynaklı bir propaganda ile karşı karşıyayız. Artık emin oldum ki, okuduklarını anlamayan bir cenahla karşı karşıyayız. Söyledikleri düşüncelerin hiçbirini içinde barındırmayan, içeriği tamamen kadına yönelik şiddetin, çocukların istismarının önlenmesine yönelik bir sözleşme bu. 

Ciddi bir insan hakkı ihlali olarak kabul ediyor muyuz şiddeti? Evet, kabul ediyoruz. Şiddetin önlenmesi, mağdurun korunması, şiddeti uygulayanın adalete teslim edilmesi maddeleri var sözleşmede. 

Gelenek, töre, din ya da namus herhangi bir şiddet eyleminin gerekçesi olarak kabul edilemez. 

80 maddelik bir sözleşme bu. Şiddet mağduru olan kadın nereye başvuracak, başvurudan sonra koruma mekanizması nasıl işleyecek gibi ayrıntılar var bu sözleşmede.

İstanbul Sözleşmesi dört ayak üzerine kurulu: Önleme, koruma, kovuşturma ve yargı ayağı.

Tüm bunların yapılabilmesi için kadın politikaları ayağının es geçilmemesi gerekir. Kadın politikasızlığının en yüksek olduğu zamanları yaşıyoruz.

İstanbul Sözleşmesi elimizin altında ancak bu kanunun yargı ayağında sözleşmeyi bilmeyen hakim ve savcılar var. Davalar doğru takip edilemiyor. Sözleşmeye dair kamusal alanın yapması gerektiğini yapmadığını görüyoruz. 

Bazı tarikatlar ve cemaatler kendi sitelerinde bizlere ahkam kesmeye başladılar İstanbul Sözleşmesi kaldırılsın diye. Biri Ensar diğeri İsmailağa cemaati. İkisi de sicilinde çocuk istismarı ile mimlenen ve davaları olan tarikatlar ve bize ahkam kesmeye başladı İstanbul Sözleşmesi kaldırılsın diye. 

Kadın beyanına takmış durumdalar. 'Belge, delil olmadan da hakim karar verebilir' diyor. Bu da nasıl olacak. Kadının beyanıyla olacak."

© Ahval Türkçe 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar