Bolton: 'Trump belki de gelecekte Erdoğan’dan bir iyilik istemek için Halkbank davasına dahil oldu'

ABD Başkanı Donald Trump’ın kısa süreliğine ulusal güvenlik danışmanlığı görevini yürüten John Bolton ABD’de devam eden Halkbank davasıyla ilgili olarak Alman Der Spiegel dergisine önemli açıklamalarda bulundu. Bolton, Trump’ın Erdoğan’ı etkilemek için Halkbank davasına sahip çıkmış olabileceğini, bunun da özellikle otoriter liderler için iyilik yapma arzusunun bir parçası olduğunu ifade ediyor. Bolton, “Erdoğan'a, belki de gelecekteki bir tarihte, karşılığında kişisel bir iyilik istemek için bir iyilik yapacağını göstermeye çalışıyordu” şeklinde ifadeler de kullanıyor.

Mayıs ayında başlaması beklenen davadan Halkbank’ın suçlu bulunması durumunda 20 milyar dolara kadar bir ceza veya uluslararası bankacılık sisteminden ihracı gündeme gelecek. En kritik nokta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isminin bizzat davaya karışmış olması.

Erdoğan'ın Trump’la görüşmelerinde Halkbank’ın ne kadar önemli olduğu yönündeki soruya Bolton, “Erdoğan tamamen Halkbank'ı bir süredir içinde bulunduğu soruşturma ve olası kovuşturmadan çıkarmaya odaklanmıştı. Konuyu Trump ile defalarca gündeme getirdi. Yüz yüze veya telefonda konuşulmadığı nadir zamanlar olurdu. Erdoğan sürekli olarak soruşturmanın haksız olduğunu ve sonuçlandırılması ya da reddedilmesi gerektiğini söylüyordu” şeklinde cevap veriyor.

Türkiye’nin o dönemde Halkbank başkan yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’yı ABD’den geri almak için çok uğraştığını da belirten Bolton, “Ayrıca ya davanın reddedilmesini ya da New York'ta davaya bakan hakimin Halkbank'ın suçu kabul etmek zorunda kalmayacağı bir çözümü kabul etmesini istediler. Savcıların çok güçlü delillere sahip olduklarını düşündükleri çoğu davada anlaşmazlık noktası tam da budur” ifadelerini kullanıyor.

Erdoğan'ın çabalarına Trump‘ın nasıl tepki verdiğiyle ilgili bir soruya ise Bolton’ın cevabı çok ilginç oluyor: “Her zaman olumlu bir eğilime sahip görünüyordu. Bence iş yerindeki satıcı gibi her zaman sempatik vb. Onunla yaptığım pek çok konuşmada Trump, hep aynı şekilde Halkbank sorununu çözmenin ve Erdoğan'ı tatmin etmenin bir yolunu bulmaya çalışmaktan yanaydı. Erdoğan'ın istediği esas olarak haklı çıkmak olduğu için bu zorluklarla karşılaştı. Ve kanun koruyucularımız bunu yapmak konusunda çok ama çok isteksizdi."

Erdoğan ve Trump’ın Arjantin’de 2018’de yapılan G-20 Zirvesi’ndeki buluşmasını tekrar anlatan Bolton, Erdoğan‘ın, Trump'a Halkbank adına çalışan bir Amerikan hukuk bürosu tarafından hazırlanan bir özet sunduğunu, Trump’ın 30-40 sayfa uzunluğundaki bu notun sayfaların okuyamayacak kadar hızla çevirerek "Evet, bana ikna edici görünüyor" dediğini öne sürüyor.

“Trump’ı bu duruma iten güç neydi? Bunun Türkiye'deki ticari çıkarları olabileceğine dair bazı spekülasyonlar vardı" şeklindeki soruya da Bolton şu şekilde cevap veriyor: “İnsanlar benden her zaman onlara Trump'ın liderlerle ilişkilerinde ticari çıkarlarını nasıl desteklediğine dair bir örnek vermemi istiyor. Ben böyle bir durum görmedim.

Bu, olmadığı anlamına gelmiyor. Onun ticari çıkarlarını destekleyebilecek herhangi bir takas olduğuna dair hiçbir kanıt göremedim. Bence Trump'ın Erdoğan üzerinde bir etki bırakmak istemesi daha muhtemel. Bu özellikle de otoriter liderler için iyilik yapma arzusunun bir parçasıydı. Erdoğan'a, belki de gelecekteki bir tarihte karşılığında kişisel bir iyilik istemek için bir iyilik yapacağını göstermeye çalışıyordu.”

Genel olarak Trump ile Erdoğan arasındaki ilişkinin nasıl olduğuna dair soruya karşılık olarak ise Bolton, Nisan 2018'de Beyaz Saray'a geldiğinde iki ülke ilişkilerindeki ana odak noktasının Amerikalı Papaz Andrew Brunson olduğunu belirtiyor. Bu süre zarfında Erdoğan ile Trump arasındaki ilişkilerin pek iyi olmadığına değinen Bolton, şöyle diyor:

“Yaptırımlar uygulandı, para kısıtlamaları uygulandı, Brunson'ı serbest bırakmak için çok çalışıyorduk. Bu gerçekleştiğinde, lamba ışığı yandı ve ikisi arasında çok iyi bir kişisel ilişki başladı. Bana göre bu, Trump'ın hayata bakışının da kanıtıydı: Birisiyle birkaç saniye içinde düşman da olabilir, çok yakın bir kişisel ilişkiye girebilir."

Halkbank davasının nasıl sonuçlanacağı ile ilgili olarak ise Bolton şu ifadeleri kullanıyor: “Şimdi, esasen Adalet Bakanlığı ve mahkemelerin elinde. Erdoğan'ın Biden ile tekrar denemesi mümkün. Ancak basında çıkan haberlere göre, ikisinin iyi bir ilişkisi yok. Diğer ülkelerin mali kurumları da bu olaya bir göz atabilir. Halkbank ile ilgili potansiyel yolsuzluklar hakkında çok şey duyduk. Banka, bizim İran yaptırımlarımızı ihlal ettiği gibi başka ülkelerin de yasalarına aykırı davrandıysa başka ülkeler de bankanın davranışını incelemeye dahil olabilir.”

Biden yönetiminin davaya müdahil olması için hiçbir neden bulunmadığının da altını çizen Bolton, “Başkanın yapabileceği en iyi şey, bu davada hiç görmediğim, kapsayıcı bir ulusal güvenlik çıkarı yoksa, savcılığın işini yapmasına izin vermektir” diyor.