11 milyon kişi açlığa mahkum - Medya Günlüğü/P24

​Günün öne çıkan haberleri Birgün, Cumhuriyet, Evrensel ve Karar gazetelerinin manşetinde yer aldı.

Birgün gazetesi manşetinde, “11 milyon kişi açlığa mahkûm” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“İktidar eliyle yaratılan yoksulluk, resmi verilere de yansıyor. 2021’de 11 milyon yurttaş karnını gıda yardımları ile doyurabildi. Prof. Dr. Günçavdı, ‘Yoksulluğu kaldırabilmek için yeniden bölüşüm yapmak gerekiyor’ dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2021 Yılı Faaliyet Raporu, Türkiye’deki yoksullaşmayı ve giderek derinleşen ekonomik bunalımı bir kez daha gözler önüne serdi. Bakanlığın verilerine göre, ekonomik krizin altında ezilen 5 milyon 903 bin 515 hane 2021 yılında sosyal yardımlardan yararlanırken 2 milyon 476 bin 457 hane düzenli sosyal yardım aldı. Öz ailesinin bakımını sağlayamadığı 141 bin 275 çocuğa ise sosyal ve ekonomik destek verildi. Milyonlarca hanenin sosyal yardım ile ayakta kalmaya çalıştığı 2021 yılında Devlet, 97,8 milyar TL’lik sosyal yardım harcamasına imza attı. 2021 yılındaki sosyal yardım harcaması, 2019 yılına oranla yüzde 73, 2020 yılına göre ise yüzde 42 arttı.

Bakanlığın verileri, 2021 yılında 5 milyon 276 bin 998 hanenin de geçici yardımlardan faydalanmak zorunda kaldığını ortaya koydu. 2021 yılında gerçekleştirilen tüm yardımların içinde nakdi yardımların oranı yüzde 94 oldu. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sosyal yardımların türlerine göre dağılımını da paylaştı. Buna göre, 2021 yılında 11 milyon 369 bin 761 yurttaş gıda yardımı almak durumunda kaldı. Bakanlığın, gıda yardımı yapılması amacıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na aktardığı toplam kaynak 752,6 milyon TL ile ifade edildi.

Yaşanan yoksulluğun vardığı noktaya ilişkin BirGün’e değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Öner Günçavdı, iktidarın kendisine bağlı bir sermaye grubu yaratarak kontrolü elde etmeye yönelik politika sürdürdüğünü belirtti. Günçavdı, ekonomi politikalarının dramatik etkileri olduğunu kaydederek, şunları söyledi: ‘‘Dış güçler’ ya da salgın nedeniyle ortaya çıkmadı bu yoksulluk verileri. Bunlar olmasaydı da gidiş bu yöndeydi. Bunlar bir politikanın eseridir. Gelir dağılımına özen göstermiyor hükümet. Türkiye’nin çevresinde yaşananlar, göçmen sorunu dahil tüm bu yaşananlar sorunu daha da dramatik hale getiriyor. Yoksul sayısının 16 milyon civarında bir sayıya ulaştığını tahmin ediyoruz çalışmalarımız doğrultusunda. Dolayısıyla biz buna 16 milyon diyoruz, bakanlığın verileri de 11 milyon diyor. Bizim tahminlerimizle uyumlu bir sonuç. Ben böyle bir sayı gördüğüm zaman dehşete düşmüştüm. Hiç ahlaki bir durum değil. Bir ülkede 16 milyon insan yoksul olabilir mi?’”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Doktorun bayramı yok” başlıklı haberinde, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Gidiyorlarsa gitsinler. Biz de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı istihdam ederiz’ açıklamasına karşın veriler, uzman hekimlik eğitiminin ‘birçok sorunla karşı karşıya olduğunu’ ortaya koydu. Tıp fakültelerinin 14’ünde uzmanlık eğitimi verilemiyor. Altı fakülte ise ‘pasif’.

Çalışan hekimler ise şiddetten ücret azlığı ve iş yoğunluğuna kadar birçok sorunla başa çıkıyor. Binlerce doktor ülkeyi terk ederken tıp öğrencilerinin hayalleri mesleklerini yurtdışında yapabilmek. Beklenti ise ortak: Yasaların düzenlenmesi, kalitenin artırılması, insanca bir yaşam” ifadelerine yer verdi.

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Bir yere gitmiyoruz, mücadeleye devam!” başlıklı haber yer aldı:

“Sağlık emek ve meslek örgütleri, Türk Tabipleri Birliğinin çağrısıyla Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Kadıköy’deki Beşiktaş İskelesi önüne ‘Büyük Beyaz’ yürüyüş düzenledi. ‘Bir yere gitmiyoruz, vazgeçmiyoruz hakkımız olanı alacağız’ diyen sağlık emekçileri soğuk hava ve kar yağışına rağmen meydana yürüdü.

‘Hiçbir yere çekip gitmiyoruz. Burada kalacağız’ ve ‘Sağlıkta şiddeti durduracağız’ pankartlarını taşıyan yüzlerce sağlık çalışanı, ‘Herkes bilsin şiddet varsa hizmet yok’, ‘Buradayız hiçbir yere gitmiyoruz’, ‘Vazgeçmiyoruz hakkımız olanı alacağız’, ‘Aile hekimliği ceza yönetmeliği geri çekilsin’, ‘Asistan hekim köle değildir’, ‘Nöbet ertesi ücretli izin istiyoruz’ dövizleri taşıdı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın sağlıkçılara bayram mektubu gönderdiğini anımsatan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, ‘Nasıl bayram mektubuysa artık; ‘Haklarımız, taleplerimiz konusunda geliştireceğimiz dilin, tutumdaki üslubun mesleğin doğasıyla örtüşmesi gerekir’ demiş. Haklarımızı nasıl talep etmemiz gerektiğini söyleyivermiş kendince. Hastalarımızı ihmal ettiğimizi ima etmiş, sesimizi duyurma üslubumuzu belli ki beğenmemiş’ dedi.”

Karar gazetesi manşetinde, “Provokasyon füzeleri” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Dünya kuzeydeki yangını söndürmeye çalışırken Ortadoğu’da tehlikeli kıvılcım... İran’dan ateşlenen füzeler Erbil’de Amerikan Konsolosluğu yakınına düştü. Ancak Rus petrolüne alternatif arayışının muhatabı olan Tahran doğrudan suçlanmadı. Kontrol dışı unsurlar işaret edildi. Devrim Muhafızları’nın saldırıyı 12 saat sonra üstlenip hedef olarak ABD yerine İsrail’i göstermesi de dikkat çekti.

Ukrayna işgali nedeniyle Rus petrolüne alternatif olarak görülen ülkelerden İran, Batı ile nükleer bir anlaşmaya yaklaşmışken Erbil’deki Amerikan konsolosluğu yakınına fırlatılan füzeler soru işaretlerine yol açtı. İranlı yetkililerin bir süre sessiz kalması sonrası saldırıyı Devrim Muhafızları üstlendi. Saldırının Erbil’deki İsrail üslerine yönelik olduğu iddia edildi. Ancak Batılı ülkeler İran’la nükleer masada anlaşmaya yaklaşmışken, Rusya’nın son anda engel koyması sonrası İran petrolü ile ilgili provokasyon yapıldığı ihtimali tartışılıyor.

Saldırı sonrası akıllara provokasyon ihtimalleri de geldi. Ukrayna işgali sonrası Rus petrolüne yönelik boykotlar açıklanmış, ABD ve Batı ülkeleri alternatif olarak İran ve Venezuela gibi sorun yaşadıkları ülkelerle diyalog kurma sürecine girmişti. İran’dan gerçekleştirilen füze saldırılarının bu yumuşama sürecini baltalama yönelik olabileceği yorumları yapıldı. Nitekim yumuşama sürecinin en önemli göstergesi olan nükleer anlaşma konusunda Rusya’nın engelleyici tavrı da dikkat çekiyor.” 

Bu haber P24'ten alınmıştır

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.