ABD'de ‘Stop Erdoğan' ilanına karşı ‘Love Erdoğan’ misillemesi

New York'un Times Meydanı'ndaki "Stop Erdoğan" ilanı AKP’nin öfkesi üzerine kaldırıldı.

Perşembe günü Anadolu Ajansı, Washington D.C. merkezli Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’nin (TASC) reklamı yayınlamaktan sorumlu Outfront Media Company’yi protesto etmesi sonrasında reklamın kaldırıldığını bildirdi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, reklamdan sorumlu tuttuğu sürgündeki vaiz Fethullah Gülen'in ABD merkezli takipçilerini Türkiye düşmanı olarak nitelendirdi.

Reklamdan sorumlu grup Wayne, New Jersey merkezli, Advocates of Silenced Turkey (ATS) "Evrensel insan hakları ve demokratik yönetişim, Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük önceliği olarak kurulup sürdürülene kadar Susturulmuş Türkiye'nin haklarını savunmak" olarak misyonunu açıklayan kar amacı gütmeyen bir kuruluş. ABD Gelir İdaresi’ne (IRS) 501 (c) 3 sivil toplum kuruluşu olarak kayıtlıdır.

ATS, reklamın kaldırılmasından bir gün önce 2 Mart'ta Twitter paylaşımlarında resimleri yayınlamaya başladı. Kadın cinayet oranlarını, kadın ve çocuk sayısını vurgulayan başkaları da buna destek verdi. akipçileTr, "temsilcinizle iletişime geçin" paylaşımlarıyla teşvik edildi. 

Manhattan’ın kalbindeki reklamlardan birinde “Erdoğan Türkiye'sinde üç kat artan kadın cinayetlerini durdurun” diye yazarken yanıbaşında duran ötekinde ise “Türkiye'de 5 bin kadın, 780 bebek siyasi tutuklu” ifadeleri kullanılıyordu. Bu reklamlar, bir tanesi Times Meydanı'nda olmak üzere, ABD genelinde Türk kadın hakları için planlanan yürüyüşlerden önce üretildi.

Türkiye'de sadece 2020’de öldürülen kadın sayısı 300’e yükseldi, ancak bazı ölümleri intihar olarak sınıflandırıldığı için bu oranlar muhtemelen daha yüksektir.

ATS'nin kendi raporuna göre Türkiye'de 17 bine yakın kadın cezaevinde ve bazıları çocuklarıyla birlikte tutuklu durumda. 

Türkiye, dünya genelinde siyasi tutukluların en büyük hapishanelerinden biri olarak kabul ediliyor, ancak bunların arasında kaç kadın olduğuna dair kesin rakamlar bulunmuyor.

Reklamların tam maliyeti belli olmamakla birlikte grubun reklam görüntülerini Twitter'da yayınladığı gün olan 2 Mart'ta açılan ATS'nin GoFundMe sayfasında, 39 bin dolarlık para toplandığı ve 33 bin doların Times Meydanı reklam panolarına harcanacağı, geri kalanının ise sosyal medya reklamlarına gideceği belirtildi. Erdoğan yanlısı medya ise, reklamların milyonlarca dolara mal olacağını öne sürdü.

ATS Genel Müdürü ve Sözcüsü Hafza Girdap, Ahval’e, reklamların amacının "iftira kampanyası yürütmek" olmadığını söyledi. Grubun, "Erdoğan rejimi altında Türkiye vatandaşlarının karşılaştığı ağır insan hakları ihlalleri ve zulümler konusunda uluslararası arenada farkındalık yaratmak" istediğini söyledi.

Ahval’e gönderdiği e-postada Girdap, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı reklamlarının kaldırılmasından dolaylı sorumlu olmakla suçluyor. TASC'nin Outfront'a yönelik baskı kampanyasının muhtemelen cumhurbaşkanının emriyle grubun eş başkanı ve Erdoğan'ın kuzeni Halil Mutlu aracılığıyla yapıldığını söyledi.

Erdoğan yanlısı en sesli Türk-Amerikan kuruluşlarından biri olan 

TASC çeşitli politikalar hakkında hükümetin görüşlerini tekrarlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üretken bir savunucusu olan grup onu birden çok kez ABD'de ağırladı. 

Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada Mutlu,“reklam şirketini e-postalar ve telefon görüşmeleriyle doldurduğunu” söylediği reklamın Türk-Amerikalıları “çileden çıkardığını” söyledi. 

3 Mart'ta TASC, "Türkiye karşıtı posterler" olarak adlandırdığı ilanı kaldırarak "sorumlu davrandığı" için Instagram'da Outfront'a teşekkür eden bir resim yayınladı.

Reklamın yayınlanmasından kısa bir süre sonra TASC, başarısız darbe girişiminin fotoğraflarını gösteren LED ekranlı kendi minibüslerini Times Meydanı'ndan geçirirken, Erdoğan'ın o gece hayatını kaybedenler hakkında kaydettiği bir konuşmayı tekrarladı. Daha sonra sosyal medyada daha fazla minibüsün görüntüleri yayınlandı. 

AKP Bursa milletvekillerinden Atilla Ödünç'ün paylaştığı bir videoda ise üzerinde, "FETÖ Gülen suçlularını durdurun" ve "Terörü Durdur: PKK = PYD = YPG" yazan LED tabelalı bir minibüs gösterildi.

TASC, darbe başarısızlığını ABD şehirlerinde, özellikle de New York'ta periyodik olarak sahneliyor.

Geçen yaz başarısız darbenin dördüncü yıldönümünde, Times Meydanı'nda mesajlar taşıyan minibüslerin benzerleri Manhattan, Brooklyn ve Queens'den geçmişti. "Terörist FETÖ'yü Durdurun" yazılı pankartlar taşıyan uçaklar da şehrin üzerinde dolaşmıştı.

Hükümet yanlısı ve Gülen bağlantılı organizasyonlar arasındaki rekabet, Türkiye’nin siyasi iç çatışmalarının darbe sonrasında bir yuva bulduğu yer olan ABD'de yeni bir şey değil. Gülen hareketiyle bağlantılı bazı Türkler, okullar, işletmeler ve kar amacı gütmeyen kuruluşlardan oluşan bir ağ sürdürmeye devam ettikleri ABD'ye göç etti. Hareketin, darbeden önce sahip oldukları kadar çok okulu var, ancak okul sayısındaki hızlı artış, darbe girişiminden bu yana durdu. Türk hükümeti, hareketin faaliyetlerine dikkat çekmek ve aynı zamanda Türk-Amerikalıları hükümetin tercih ettiği söylemlerle aşılamak için bir dizi lobiciyi ve diğer grupları kullandı.

AST'nin Gülen ile bağlantılı olmadığını belirten Girdap gönüllülerinin Türkiye'den farklı etnik, dini ve ulusal kökenlerden geldiğini ifade ediyor. 

AST, web sitesinde kendisini "demokratik ideallere ve evrensel insan haklarına değer veren avukat, yargıç, akademisyen, gazeteci ve yüzlerce aktivistten oluşan grup" olarak tanımlıyor. Bununla birlikte, ATS'nin IRS'deki 2018 vergi beyannamesinin bir kopyasında liderlik kadrosunda Gülen taraftarıyla bağlantıların olduğuna inanılar bir isim de bulunuyor. 

Grubun sekreteri, Türkiye'nin önde gelen siyasetçileri, gazetecileri ve hatta ünlülerinin telefonlarını gizlice dinlemekle suçlanan Türk güvenlik görevlilerini savunan isimlerden Muhammed Nurettin Karaca'dır.

ABD'ye göç ettikten sonra Karaca, Mehmet Yaşa'nın yardımcısı oldu. Eski Zaman gazetesi muhabiri Ahmet Dönmez'in haberine göre Yaşa, iki yıl önce Georgia Atlanta'da bir saadet zincirine karıştığı için Gülen tarafından ihraç edilmeden önce ABD'deki Gülen hareketinin lideri olarak görülüyordu.
Girdap, Ahval'e Mehmet Yaşa'nın kim olduğunu bilmediğini ve bağlantıları konusunda Karaca adına konuşamayacağını söyledi.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.