Erdoğan 'ince ayar'larla Biden dönemine hazırlanıyor

Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan ayrılması değil kastım. Orada açıkça görülüyor ki, devlet ve piyasaların iflas noktasına gelmiş olması ve uluslararası alanda güvenin sıfırlanması etkili oldu. Albayrak, kayınpederinin Naci Ağbal’dan kendisi olmadan bilgilendirme almasını içine sindiremedi ve gitti. Belki terfi ile kaydırılarak gidecekti o makamdan ama öfkeyle Reis’in karizmasını çizerek gitmeyi tercih etti. Biraz zaman geçip yara soğuyunca kızı ve eşi devreye girecek, Erdoğan elini öptürerek damadını affedecektir ama ilişkinin eskisi gibi olması kolay değil tabii…

Herkes Albayrak olayına odaklanmışken Erdoğan başka bir hamle yaptı. Dolmabahçe’deki meşhur barış masasında yer aldığı için Yalçın Akdoğan ile birlikte üstü çizilen eski İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Dış ilişkiler Başkanı olarak atadı. Diyarbakır Valiliği sırasındaki tutumuyla öne çıkan Ala, 17-25 Aralık’ta Erdoğan’ın iktidarda kalmasını sağlayan kilit isimdi.

Buna rağmen “Barış Masası”nda yer almış olması ve muhtemelen bu sürecin destekçisi olması nedeniyle uzaklaştırıldı. Erdoğan’ın yeni ortaklık yapısı Ala ve Yalçın Akdoğan’ı ilk günden istemedi. Partinin muhafazakar-demokrat diyebileceğimiz kanadını temsil eden ama Erdoğan’a bağlılıktan hiç taviz vermeyen bu iki ismin yerini MHP tandanslı isimler aldı.

Biden’ın seçiminin ardından Ankara’da kabine değişikliği dedikoduları arttı. Biden’ın da içinde yer aldığı Obama yönetimini açıkça darbecilikle suçlayan Süleyman Soylu ile Rusya ile “özel” ilişkileri Washington kulislerinde açıkça dillendirilen Mevlüt Çavuşoğlu’nun Başkan Yardımcısı yapılarak görevden alınacağı seslendirildi.

Ancak bu iddiaları dillendirenler Erdoğan’ın kabinenin “devlet”i ilgilendiren noktalarında elinin o kadar rahat olmadığın göremedi. Çavuşoğlu, Rusya ilişkilerinde kritik bir isim. Azerbaycan’da elde edilen başarının ardından görevden alınması zaten büyük tepki çekerdi. Soylu’nun istifasında da açıkça görüldü ki, onu atayan isim tek başına Erdoğan değildi. O yüzden tek başına görevden alması, ortaklığı bozmadan söz konusu olamazdı.

Bu nedenle Erdoğan ince ayar seçeneğini tercih etti. Çavuşoğlu’nu Kürt meselesinde daha yumuşak olan ve Amerika ile daha dengeli bir ilişki kurma kabiliyetine sahip Efkan Ala ile dengeledi. Bu tamamen yeni Amerikan yönetimin gözeterek yapılmış bir atamadır diyebiliriz. Elbette, Ala’nın varlığı DEVA ve Gelecek Partisi’nin bölgedeki öne çıkışı nedeniyle eriyen muhafazakar Kürt oyları koruma kabiliyeti taşıması da artı bir değer olacaktır.

Ardından Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün bugün sosyal medyada tiye alınan “tutukluluk hali” açıklaması geldi. Ceza Hukukunda Alternatif Çözüm Yolları Sempozyumu'nun açılışında konuşan Gül, tutuksuz yargılama ile ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Gül, "Aslolan tutuksuz yargılamadır. Tutukluluk istisnadır. Deliller toplanmış, kaçma şüphesi yok, yeri yurdu belli, seneler geçmiş, 'Hadi tutuklayalım' olmaz" dedi.

Bu açıklamanın da Washington gözetilerek yapılmış olduğu açık. Amerika’nın seçilmiş başkanı Joe Biden, Trump’tan farklı olarak insan hakları meselesini öne çıkaracak bir isim. Başkan Yardımcılığı sırasında Türkiye’yi ziyaret ettiğinde mağdur kişiler veya yakınlarıyla bizzat görüşmüş bir isim. Erdoğan, içeride pervasızca yürüttüğü ve AİHM’in sessiz kalarak desteklediği politikalarında belli ölçüde yumuşamaya hazırlanıyor görünüyor.

Abdullah Gül’ün açıklamalarının ardından Washington'daki yeni yönetime bir hoşluk yapılması ihtimaline kapı açan bir söylem bu. Osman Kavala, Ahmet Altan ve Selahattin Demirtaş gibi uluslararası tanınırlık ve desteği olan isimlerin özgürlüğüne kavuşması gündeme gelir. Erdoğan bu isimleri de Rahip Bronson’da olduğu gibi bir pazarlık konusu mu yapar, yoksa Biden’a “hoşgeldin” mesajı olarak tahliye mi ettirir, bekleyip görmek gerekir.

Ancak iç ve dış siyaseti doğru okuduğundan kuşku olmayan Erdoğan’ın Biden’ın seçiminin ardından işler ve dengelerde bir değişiklik olacağını gördüğü kesin. Partinin vitrinindeki acul isimleri geri çekerek dış dünyayla daha rahat ilişki kurabilecek kişileri öne çıkarması muhtemel.

Ancak görünen bir gerçek var; MHP ve arkasındaki güçlerle ortaklığı nedeniyle Erdoğan’ın elinin eskisi kadar rahat değil. Radikal adımlar atamaz ancak Washington’un hoşuna gidecek ince ayarlar yapabilir. İçeride Trum etkisindeki Cumhuriyetçi Senato çoğunluğu, Covid-19 ve onun yol açtığı yıkımla uğraşacak Biden yönetimi bu ince ayarları yeterli görebilir ve bilinen isimlerin gerisindeki binlerce mağdura sahip çıkmama yolunu seçebilir.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.