Enflasyon ne kadar gerçek? - İbrahim Kahveci*

Türkiye İstatistik Kurumu -TÜİK Eylül 2022 enflasyonunu açıkladı. Buna göre aylık fiyat artışı %3,08 ve yıllık fiyat artışı da %83,45 oldu.

TÜİK’in açıkladı enflasyon resmi veri olduğundan hem kamuda hem de özel sektörde temel belirleyici oran kabul görmektedir.

Enflasyonun belirleyici olduğu en önemli unsur ise ücretlerin bu enflasyon çerçevesinde oluşmasıdır.
O nedenle enflasyonun gerçekliği daha yakından takip edilmek zorundadır.

***

TÜİK genel enflasyonu yıllık bazda %83,45 olarak açıklarken gıda enflasyonunu ise %92,37 olarak açıklamıştır.

Aşağıda gıda sektöründe tüketici (TÜFE) ve üretici (ÜFE) fiyat artışları grafiğini göreceksiniz. Bu grafikte ilginç bir şey var: Yeni Ekonomi Modelinin başlaması ile ilginç şekilde üreticilerde yaşanan gıda fiyat artışı tüketicilere yansıtılmamış görülüyor.

ÜFE-Gıda ile TÜFE-Gıda arasında her ay artan şekilde fark oluşuyor.

Eylül ayı itibari ile bu fark %26,1’e ulaşmış durumda. Veya şöyle izah edelim: Eğer gıda sektöründe eskiden olduğu gibi aynı seyirde fiyatlar artsaydı TÜFE-Gıda enflasyonu %92,37 yerine %142,60 olacaktı.

Gerçek enflasyon ve gıda fiyatları karşılaştırmasını bir de Türk-İş’in açıkladığı “açlık ve yoksulluk sınırı” verisinden gözlemliyoruz. Buna göre mutfak enflasyonu son bir yılda %130,01 artış göstermiştir.

Aslında Türk-İş verisi ve TÜİK-ÜFE verisi birbiri ile oldukça uyumlu gerçekleşirken ne hikmetse TÜİK-TÜFE’ye bu yansımamış.

İşin bir de İstanbul enflasyonu var. İstanbul Ticaret Odası “Geçinme Endeksi”ne göre İstanbul’da son bir yılda genel fiyat artışı %107,42 olurken gıda fiyat artışı da %113,23 olarak gerçekleşti.

***

TÜİK’in açıkladığı gıda fiyat endeksi nedense diğer ölçümlere göre en düşük kalmaktadır. Oysa bu yıla kadar genellikle TÜİK gıda fiyatları üzerinde çok fazla tartışma yaşanmazdı. Ama sanırız artık bu durumu da kaybetmiş olduk.

Zaten bugüne kadar çok fazla fark etmeyen İTO ve TÜİK ölçümlerinde de farkın 107,42’ye 83,45 olması bir şeyler ifade ediyor olmalı.

Bir ülkede fiyat değişimleri bu kadar keskin fark göstermemeli... Veya gösteremez.

YOKSULLUK - İŞSİZLİK
VE VAATLER

Enflasyon düşecek ücretler artacak...mış...

Evet ücretler artacak çünkü Türkiye’de çalışmak demek sadece açlığı gidermek demek oldu.

Sıkça tekrarlıyorum: Köleler bile beslenme ve barınmaya çalışıyordu ama şimdi ülkemizde çalışanlar sadece açlığa çalışıyor. Kölelerin bile barınma hakkı vardı ama bizim çalışanlarda o da yok.

Çünkü ortalama ücret ile açlık sınırı eşitlendi...(Haziran 2022 verisi)

***

Yoksulluk ve işsizlik konusunda da bir perde daha açılıyor. Temmuz ayında bayram tatili diye sanayi üretimi düştü ama tam 694 bin kişi de işten çıkartıldı. Yani sanayi üretimindeki düşüş öyle bayram tatilinden gelmedi.

Dış talep FED ve ECB’nin faiz artırımları ile yavaştan azalıyor. Bizim ekonomiyi ayakta tutan ana damar zaten dış talepten geliyordu.

Şimdi bakalım ne yapacağız?

İstanbul Sanayi Odası-İSO imalat sanayi PMI Endeksini açıkladı. Durum hiç iç açıcı değil...
Rakamlar diyor ki: “Kırılgan talep koşulları ve enflasyonist baskılar, eylül ayında hem üretim hem de yeni siparişlerde yavaşlamaya yol açan temel faktörler oldu.”

Yani işler iyi değil...

10 sektörün tamamı yeni siparişlerde yavaşlama kaydetmiş. Düşüşün en sert yaşandığı sektör ise tekstil olmuş. Yeni siparişlerdeki zayıflık çoğu sektörde üretimin azalmasına yol açmış.

***

Yeni Ekonomi Modeli ile uçacağız, şahlanacağız söylemlerine bakalım ne açıklama getirecekler.

Ülke ekonomisini yoksulluk ve işsizlik girdabına sokup günahı hangi dış güçler bahanesi ile yok etmeye çalışacaklar...

Bekleyip görelim...


İbrahim Kahveci'nin Karar gazetesindeki yazısının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.