CHP ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı konusuna daha ciddi yaklaşmalı

Bugün yazıyı fazla uzatmak niyetinde değilim. 

Ülkede her an seçime gidilebilirmiş gibi bir hava var, bu sebeple kamuoyu yoklamalarında “Bu Pazar günü seçim yapılacak olsa” diye başlayan soruya verilen cevaplar bence hayati önem taşıyor.

Her konuda verecekleri nihai kararı belirlemede, partilerin, o soruya şimdilerde verilen cevabı dikkate almalarında yarar var.

Bugün verecekleri yanlış karar, ne zaman sandık ortaya konulursa, o yanlış yüzünden kendilerine vahim sonuçlar yaşatabilir çünkü…

CHP ileri gelenleri kendi tabanlarını cumhurbaşkanlığı seçiminde liderlerinin aday olacağına şartlandırmış durumdalar. Kemal Kılıçdaroğlu da, her ne kadar “Kararı ‘6’lı masa’ verecek” dese de, meydanlarda ve TV ekranlarında adaylığı kesinleşmiş gibi konuşuyor. Davranışları da öyle.

Etrafımdaki CHP’li tanıdıklarla konuştuğumda, onların da aynı görüşte olduklarını görüyorum. Liderlerinin ve partilerinin buna hakkı olduğunu düşünüyorlar.

Millet İttifakı’nın en büyük partisinin CHP olduğundan hareketle…

CHP’li medya da hep bir ağızdan, koro halinde, “Adayımız Kılıçdaroğlu” diyor da başka bir şey demiyor; daha kötüsü, itirazları da kabul etmiyorlar. 

Hiç kimse Kılıçdaroğlu’nun adaylığına, şahsına yönelik olumsuz değerlendirmelerle itiraz edemez; böyle bir itirazı hak edecek herhangi bir olumsuzluğundan söz edilebilecek bir siyasetçi değil CHP lideri. 

Zaten soru da şu: Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı adayı olursa seçilebilir mi? 

Kendi cevabımı veriyorum: Cumhur İttifakı Tayyip Erdoğan’ı yeniden aday gösterebilmeyi başarırsa, Kılıçdaroğlu karşısında yarışı o kazanabilir.

Gerekçem ne?

Kamuoyu yoklamalarına bakalım.

Liderinin kendini feda edercesine geceli-gündüzlü çalışmasına ve ‘helalleşme’ ile partisini daha önce oy vermemiş kitlelere sevimli hale getirebilme çabasına rağmen, CHP’nin oylarında göze çarpan bir artış görülmüyor.

Millet İttifakı‘nın oyunda artış var, fakat CHP’nin oyları nerededeyse sabit.

AK Parti’nin oyunda geçen seçimden bu yana büyük düşüşler fark ediliyor; ancak CHP ondan kaçan oylardan neredeyse hiç nasibini almıyor. 

Güvendiğim anketlerde AK Parti yine ilk sırada, CHP onu takip ediyor.

CHP’nin oyunun %30 çıktığı tek bir araştırma görmedim, hepsinde yüzde 25 veya daha altında kalmış durumda CHP…

Hal böyle iken, milletin karşısına, “Bizim adayımız CHP’nin genel başkanı” diye çıkıldığında, seçmenlerin yarıdan fazlasının, oyunu onun için kullanacağından nasıl bu kadar emin olunabiliyor?

Aynı araştırmalarda “Sizce en güvenilir siyasi kişilik kim?” sorusuna verilen cevaplarda da durum CHP ve CHP’lilerin doğal adayı için pek iç açıcı değil. 

Bir yabancı müşteri için yapıldığı anlaşılan bir araştırmada, bu soru, 2017 yılından bu yana sorulmuş. Güven oranı o tarihten bu yana azalmış Tayyip Erdoğan’ın. 2017 Mayıs ayında %38 olan Erdoğan’a güven, 2022 Mart ayında %31’e düşmüş.

Ancak Kemal Kılıçdaroğlu’na duyulan güvende de artış olmamış. 

Hatta tersi olmuş.

Mayıs 2017 araştırmasında %10 olan Kılıçdaroğlu’na güven, son araştırmada (Mart 2022) %8 görünüyor.

CHP’liler ve Millet İttifakı bileşenleri aday konusu üzerinde biraz daha ciddi durmalılar. 

Meclis’te çoğunluğa ulaşmayı başarsalar bile cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedebilirler.

Bu yazı Fehmi Koru'nun bloğundan alınmıştır

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.