'Boğaziçi'yi ele geçirmeye çalışıyorlar, çünkü AKP'nin toplum projesine uymuyor' - Binnaz Toprak

Türkiye’de köklü kurumların içi boşaltılıyor. Köklü, kurumsal bir hafıza ve kültüre sahip olan Boğaziçi Üniversitesi, bu erozyona uğratılma çabası karşısında direniyor, direnmeye çalışıyor.

600 günü aşkın bir süre geçti ve bu sürede Boğaziçi üniversitesinde çok şey yaşandı.

Eski CHP milletvekili, siyaset bilimci Prof. Dr. Binnaz Toprak ile Boğaziçi Üniversitesi'nde son durumu, Türkiye’de özellikle eğitim alanında yaşanan kurumların içinin boşaltılması hadisesini ve bunun yarattığı yıkımı konuştuk.

Binnaz Toprak'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Türkiye’de tek bir millet yok. Farklı yaşam tarzları, farklı inançları olan, farklı siyasal ideolojileri olan çeşit çeşit kesimler var. Milletin değerleri gibi bir şeyi söylemek için gerçekten çok büyük sosyolojik analizler yapmak ve bu değerlerde insanların uzlaştığını ispatlamak gerekiyor. Tam tersine gördüğümüz şey değerlerin erozyona uğramış olduğu ve ortak değer dediğimiz bir şeyin kalmamış olduğu. Özellikle de AKP döneminde.

Mesela içkiyi yasaklıyorlar, ‘millet rahatsız oluyor’ diyorlar. Yok öyle bir şey. Üç kişi beş kişi. Milletin tümünün rahatsız olduğu iddiasına katılmıyorum. Ama bu yaygın bir görüş. Özellikle de AKP’liler arasında yaygın bir görüş. Özellikle de benim yazdığım son yazıya ‘değerlerimizden uzaksınız’ şeklinde eleştiriler geldi. 

Boğaziçi böyle bir yer değil. Ben 32 yıl ders verdim orada. Her türlü görüşün konuşulabildiği, her farklı fikrin tartışıldığı, değişik fikirleri olan öğrencilerin bir arada yaşayabildiği, meselelerin konuşulabildiği, tartışılabildiği bir yer. Aynı zamanda dünyaya açık bir yer. Aynı zamanda özgürlükçü ve liberal bir yer. Liberal derken politik boyutlardan bahsediyorum. Düşünce özgürlüğü gibi liberalizmin boyutlarından bahsediyorum.

Bunlar AKP’nin Türkiye için tasarladığı mühendislik projesine uymayan şeyler. Erdoğan ‘Biz dindar ve kindar nesil yetiştiriyoruz’ dedi. Boğaziçi ne dindar ne de kindar nesil yetiştiren bir yer. Dindar olmayı bırakın tam aksine hoşgörülü olmayı, herkese saygı göstermeyi, herkesi dinlemeyi aşılayan bir yer. Boğaziçi’nden çıkanların büyük çoğunluğu bu değerlere sahip oluyor. Orta sınıf ya da orta sınıfın altı geliyor bu üniversiteye. Çünkü bedava bir üniversite. Çok iyi bir eğitim alıyorlar. Bu üniversiteyi Erdoğan da tanımıyor. Dolayısıyla bilinmeden üniversite hakkında hurafeler ortaya çıkarıyorlar.

Erdoğan eğitimde ve kültürde iktidar olamadık diyor. Aslında evet olamadılar, çok doğru söylüyor. Başarılı kültür insanları için, başarılı eğitim veren üniversiteler için özgürlük bir numaradır. Yani özgürlüğün olmadığı bir ortamda, insanların biat etmesini, size boyun eğmesini, sizin görüşlerinizi kabul etmesini, sizin direktiflerinize uymanızı istiyorsanız eğer, kültür insanı yaratamazsınız. 

Son yıllarda sistem o kadar kapandı ki, o kadar otoriter bir yönetimden bahsediyoruz ki insanlar ağızlarını açmaya korkuyorlar. Çünkü kimin ne zaman tutuklanacağı ve de vesayet rejimi altındaki hapishaneye tıkılacağı belli değil. Yani Türkiye artık bugün liberal bir demokrasi değil, hatta uluslararası literatürde illeberal bir demokrasi. Hatta popülist otoriter rejim olarak nitelendiriliyor. Seçim olması demokrasi için tek kriter değil artık. Özgürlük olacak, sivil toplum örgütleri olacak, bağımsız basın ve yayın organları olacak, bağımsız üniversiteler olacak. Güçler ayrılığı olacak.

Artık Türkiye’de var olan durum için parti devleti demek bile mümkün değil, tek kişinin direktiflerine indi. Yani durum bu. AKP’nin tasarladığı toplum projesine uymuyor, sanat dünyası da akademik dünya da uyum sağlayamıyor. Uyum sağlayamadıkları için de zorlanıyorlar. Zorla Boğaziçi Üniversitesi’nde yapıldığı gibi tepeden inme kararlarla, tepeden inme yöneticilerle üniversite ele geçirilmeye çalışılıyor."

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.