Biden gelecek ay yapılacak NATO zirvesinde Erdoğan'a ne söyleyecek?

ABD Başkanı Joe Biden ile planlanan ikili görüşme öncesinde Türkiye'den sert açıklamalar geldi. Geçtiğimiz hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kıdemli bir danışmanı, Türkiye’ye meydan okuyanların “kafalarını kesmek”le tehdit etti ve Biden'a şu uyarıda bulundu: “Bu Haziran (NATO zirvesi) toplantısı, sevgili müttefikimiz Amerika için son şans.”

Erdoğan, İsrail'i desteklediği için Biden'ı “elleri kanlı” olmakla suçlayarak daha da ileri gitti. Başka herhangi bir dünya lideri olsaydı 14 Haziran'da NATO zirvesinin aralarında yapılması planlanan görüşmeyi hemen iptal ederdi.

Biden ve Erdoğan'ın sohbetinin tartışmalı olacağı kesin. Türk lider, Biden’in Ermeni soykırımını tanıyan son açıklamasına hâlâ öfkeli. Ancak NATO toplantısı, kurallara dayalı uluslararası düzeni tartışmak için hala bir fırsattır. Ancak Biden, Türkiye’nin bölgedeki saldırgan davranışına yönelik ABD endişelerini ifade etmenin yanı sıra, Erdoğan’ın ülke içindeki zayıf insan hakları karnesini de özellikle dile getirmeli.

Örneğin Türkiye, “Türklüğü aşağılamayı” suç haline getiren ve siyasi muhalifleri hedef almak için kullanılan Terörle Mücadele Kanunu'nun 8. Maddesi ile Ceza Kanunu'nun 301. Maddesini yürürlükten kaldırmalıdır.

Türkiye ayrıca 2017'den beri casusluk ve diğer suçlarla suçlanan kar amacı gütmeyen bir sanat ve kültür kuruluşu olan Anadolu Kültür'ün başkanı Osman Kavala'yı serbest bırakmalıdır. Kavala ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması Erdoğan hükümeti altında giderek hayal kırıklığına uğrayan bir duruma dönüşen Türk sivil toplumuna olan güveni artıracaktır.

Erdoğan, Temmuz 2016'daki başarısız darbeden sorumlu tuttuğu Fethullah Gülen'in iadesi ile bu konular arasında bir bağlantı kurmaya çalışabilir. 1999'dan beri ABD'nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan Gülen, kendisini darbeyle ilişkilendiren reddedilemez kanıtlar sunmadan iade edilmemelidir.

İran'a yönelik yaptırımları aşmak için bir plan yürüten Türk devlet kuruluşu Halkbank, bir diğer sorunlu nokta. Erdoğan, Halkbank'ın büyük bir mali cezadan kurtulabilmesi için davayı etkilemek istiyor. Ancak dava, hakimlerin Halkbank'ın suçlu olup olmadığına karar vereceği New York Güney Bölgesi'nde devam ediyor.

Kürtlere yönelik muamele bir başka önemli endişe kaynağıdır. Türkiye 1980'den beri beş büyük Kürt siyasi partiyi yasakladı. Şu anda, Kürt yanlısı Halkın Demokratik Partisi'ne (HDP) yönelik yeni bir kapatma davasının yolu araştırıyor. Türkiye, eski eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi HDP liderlerini serbest bırakmalıdır. Yerel yönetimlerden uzaklaştırılan ve yerlerine hükümetin “kayyım” atadığı 150'den fazla seçilmiş HDP yetkilisi de görevlerine iade edilmelidir.

Devlet ile Türkiye'deki Kürtler için daha fazla siyasi ve kültürel haklar elde etmek isteyen Kürdistan İşçi Partisi (PKK) arasındaki ihtilafta 40 binden fazla insan öldü. Kürt sorununun askeri bir çözümü yok. Bunun yerine Erdoğan, uluslararası arabuluculukla barış sürecini yenilemeli.

Erdoğan’ın eski dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu, “komşularla sıfır sorun” politikasını benimsedi. Ama bugün Türkiye her yönden çatışmanın içinde yer alıyor. Doğu Akdeniz'de, Türk savaş gemileri Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail'in doğal gaz rezervleri ile ilgili iddialarına meydan okuyor. Biden, Türkiye'yi çatışmalardan kaçınmaya, komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı göstermeye ve sınır ötesi askeri operasyonları son vermeye çağırmalıdır.

Türkiye Suriye'de, cihatçı çetelerinin ABD'nin sahadaki kara gücü Suriye Demokratik Güçlerine (SDG) saldırmaya devam ettiği 20 km'lik bir 'güvenlik tamponu' oluşturdu. Benzer şekilde 2018’de, komşu Afrin bölgesine yönelik Türk işgali sırasında yüzlerce kişi öldürüldü ve Kürtlerin yerel nüfustaki oranı yüzde 90'and yüzde 35'in altına düşürüldü.

Yağmalayan, gasp eden, tecavüz eden ve cinayet işleyen cihatçı paralı askerler - Heyet Tahrir el-Şam, Suriye Ulusal Ordusu (Hamza Tümeni, Sultan Murad Tümeni ve El-Amshat Tümeni) ve Semerkand için acilen bir hesap verebilirlik mekanizmasına ihtiyaç vardır. BM Soruşturma Komisyonu, Şubat 2020'de 30 kadına tecavüz olayı da dahil olmak üzere Afrin'de 150'den fazla kaçırma, tecavüz ve/veya cinayet vakası bildirdi.

Türkiye Suriye'nin kuzeyine insani yardımı engelliyor ve yerel nüfusa su ve elektrik tedarikini kesintiye uğratıyor. Ayrıca SDG'nin BM liderliğindeki Anayasa Komitesi de dahil olmak üzere uluslararası barış müzakerelerinden dışlanması için bastırıyor. Ve aynı zamanda Türkiye, SDG ve Suriye Kürdistan Demokratik Partisi'nin dahil olduğu ABD destekli birlik görüşmelerine karşı caydırıcı bir rol oynuyor.

Irak'ta PKK ile mücadele bahanesiyle 41 Türk askeri üssü kuruldu ve 50 yerel köy yıkıldı. Türk savaş uçakları, yaklaşık 13 bin Kürdün yaşadığı Mahmur’daki BM mülteci kampını hedef aldı. Türk F-16'lar ve insansız hava araçları, İslam Devleti'nin (IŞİD) elindeki soykırımdan kurtulmak için hala mücadele eden Ezidi azınlığın tarihi vatanı olan Sincar bölgesine de saldırdı.

Biden, Erdoğan'a, Türkiye’nin bombardımana devam etmesi durumunda ABD'nin Irak Kürdistanı üzerinde uçuşa yasak bölge uygulayacağını söylemelidir. Erdoğan'ı Kerkük vilayetindeki Sünni Türkmen milisleri ve Nineva’daki Sünni Arap milis güçleri gibi vekilleri desteklemeyi bırakması için de uyarmalı.

Türkiye'den Azerbaycan'a drone teknolojisi transferinin de durdurulması gerekiyor. Azerbaycan’ın 27 Eylül 2020'de Dağlık Karabağ'ın etnik-Ermeni topraklarını işgal etmesinden itibaren Türk insansız hava araçları giderek daha fazla kullanılıyor.

Rus arabuluculuğu, tüm savaş esirlerine ve etkilenen insanlara bölgeye dönebilmeleri çağrısı içeren bir açıklama ile çatışmanın sona ermesine yardımcı oldu. Azerbaycan rıza göstermek yerine Ermenistan'ı işgal etti. Geçen hafta Ermeni topraklarına 3,5 km girdi ve yerel nüfusun çoğunu yerinden etti.

Rusya’nın sorunlu müdahalesi, çatışmayı çözmek için oluşturulan geleneksel uluslararası forum olan AGİT Minsk Grubu’nu devre dışı bıraktı ve ABD’yi marjinalleştirdi. Bu arada, Rus “barış güçleri”, Türkiye'nin Azerbaycan'da konuşlandırdığı Suriye ve Libya paralı askerlerine hoşgörü göstermeye devam ediyor.

Türkiye, kötü ve kavgacı davranışlarını mazur göstermek için NATO üyeliğini kullanıyor. ABD'nin eleştirisini bastırmak için de, terörle mücadele operasyonları konusunda önemli bir bölge olan Türkiye'nin güneydoğusunda bulunan İncirlik hava üssüne erişimi kesmekle tehdit ediyor.

Erdoğan, elini güçlendirmek için, İncirlik'te depolanan elli taktik nükleer silahı ele geçirmekle tehdit etti. ABD'nin İncirlik'e alternatifleri var, örneğin Kıbrıs, Ürdün, Romanya'daki tesisler ve Akdeniz'deki uçak gemileri gibi, ancak giderek artan bir aciliyetle bu konunun ele alınması gerekiyor.

NATO bir güvenlik ittifakından daha fazlasıdır. Ortak değerlere sahip ülkelerden oluşan bir koalisyondur. Biden, hükümeti İslamcı olan, terör gruplarını destekleyen, insan haklarını ihlal eden ve Batı'yı küçümseyen Erdoğan'la görüştüğünde bunu netleştirmelidir.

Türkiye bugün NATO üyeliğine başvursa, başvurusu dikkate alınmaz.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.
Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.