Berna Laçin: Yanlış bulduğum her şeyi söylemeye devam edeceğim

İktidara yönelik eleştirileri nedeniyle AKP'li trollerin hedefi haline gelen tiyatro oyuncusu Berna Laçin, yanlış bulduğu her şeyi söylemeye devam edeceğini belirtti.

"Vatandaşı ilgilendiren ne varsa beni ilgilendiriyor. Bunlarla ilgili soru soruyorum. İktidara da muhalefete de soruyorum. Dün başka, bugün başka söyledikleri şey varsa, onu söylüyorum" ifadelerini kullanan Laçin, "Söylenmesin isteniyor ancak söylemeye devam edeceğim" dedi.

Artı Gerçek'in haberine göre, sosyal medya paylaşımları, açıklamaları nedeniyle çok sayıda soruşturma geçiren Laçin, demokratik bir aile ortamında büyüdüğünü ifade etti.

"Ben gerçekten de çok demokratik bir ortamda büyüdüm. Asker bir babanın kızıyım. Asker aileleri otoriter olur, ama benim annem de, babam da otoriter olmalarına karşın demokrat insanlardı. Sadece annem, babam da değil, dedem, anneannem, dayım, teyzem, herkes öyleydi. Sadece tek çocuk değil, aynı zamanda tek torunu olarak büyüdüm ben ailemin" diye konuşan Laçin, aile içindeki durumuyla ilgili şu detaylara dikkat çekti:

"Aile içinde her zaman bir oy hakkım vardı. Bu da benim için çok kıymetliydi. Eve bir şey alınacak olsa, ne renk olacak diye sorulurdu ve benim de söz hakkım vardı. Babam beni çok eşitlikçi olmam konusunda titiz bir şekilde yetiştirdi. Bana da öyle davrandı. Özellikle de kadın – erkek eşitliği konusunda. Mesela 20’li yaşlarıma geldiğimde bir yere gitmek istediğimi söylediğimde, babam 'Soru sorma, alışkanlık haline gelir. Yarın, öbür gün de eşine sorarsın, birlikte olduğun kişiye sorarsın. Sadece ailene haber ver. Haber ver ki, merakta kalmayalım' derdi."

Sosyal medya ortamında karşılaştığı tepki ve karalama kampanyalarına da değinen Laçin, bu ortama çok kafa yorduğunu kaydetti.

"Sosyal medyada ilgi ve buna yapılan tepkilerden ziyade, etki alanına bakmak gerek. Günün sonunda, aslında size en çok tepki gösterenlerdir sizinle ilgilenenler. Dolayısıyla negatif söylemlerde bile bir ilgi alanı oluşuyor. O yüzden de ilgi alanı olarak değerlendirmek lazım. Ama bir taraftan da troller yüzünden karmaşık hale geldi. O yüzden oradaki durumu çok da ciddiye almamak lazım" yorumunu yapan Laçin, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

"Hangi konuda etki alanınızı kullanabileceğiniz, ya da doğru bilgi alabileceğinizi bilip, trollerin yaygarasını bertaraf etmeyi bilmeniz lazım. Yoksa insan çok yanlış yönlenebilir. Çok övenlerin de etki alanına girmemek lazım. Ne olduğunu, neyi yaptığını bilip dengeli gitmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ülkemizde, (dünyada da böyle) hiçbir düzeni, kuralı olmadığı için, çok büyük bir karmaşası var. En büyük tehlike de kimin kim olduğu bilinmemesinden kaynaklanıyor. Herkesin kimliği bilinse çok daha düzgün olur. Çünkü insanlar kim olduklarını bilerek konuştuklarında başka türlü, ama bilinmese o içinde biriktirdiği öfkesi, ta çocukluğundan gelen sapkınlığı varsa onu kusmaya başlıyor. O yüzden  biraz hastalıklı bir ortama da dönüşebiliyor. Trol dediğimiz paralı askerlerin her biri 100 tane boot yönetiyor. Orada 30 binlik bir hesap oluşturuluyor ve 30 binliği döndürüyorlar. Çoğu zaman ülkede kimsenin çok da umursamadığı bir laf yüzünden birileri linç ediliyor. Sokağa çıktığınızda durumun hiç de öyle olmadığını görüyorsunuz. Onun için sokakla her zaman dengeli olarak değerlendirmek lazım. Bunu sadece birileri değil, hukukun, savcıların, firmaların, herkesin böyle değerlendirmesi lazım."

Laçin, 3 Temmuz 2018’de attığı "İdam çözüm olsaydı. Medine toprakları tecavüzde rekor kırmazdı!" tweetiyle ilgili ise şu yorumu yaptı:

"Ben idama karşıyım. O tweet yüzünden yargılandım, ama o sırada 'illa idam gelsin' gibi bir goygoy başlamıştı. Bu ara ara yapılıyor biliyorsunuz. Aslında siyasiler arada bir gündemi kaydırmak için bunu yapıyorlar. İşte bunu da trolleyenler oluyor. Bir arabeskçi var. Trol konusunda halay çekendir. Hele benimle ilgili olursa ilk önce o atlar, lafı başka yere çevirir, vay bu bunu diyor, ama aslında başka bir şey demek istedi falan. Kendi kendine yorumlar yapıyor. Yani sen onu dedin mi, demedin mi onun umurunda değil. Zaten onu anlamıyor. Hani mahallenin teyzeleri vardır. Onlar gibi lafın içinden bir kelime çekiyor, 'o kelimeyi demişse, o buna hakaret etmiştir' diyor. Kendince bir şeyler yapıp trolleri bir alana çekiyor. Uzun süre tartışılınca da savcılar bir şey sanıyorlar. Şimdi onlar da farklı okumaya başladılar. Örneğin depremle ilgili son paylaşımım için ifadeye bile çağrılmama gerek duyulmadı. Çünkü suç teşkil etmiyordu, onlar da troller tarafından gönderildiğinin farkındalar. Ve bunlara trolculuk yapan popçular, arabeskçiler, şunlar, bunlar da var. Bunlar bu işten para kazanmak için böyle ataklar yapıyorlar. Kapasite ve bilgi de düşük olduğu için goygoyculuk yapıyor, senin demediğin bir şeyi de 'dedin' diye bağırıyorlar."

Depremle ilgili paylaşımına da açıklık getiren Laçin, şunları söyledi:

"Depremle ilgili olan tweette deprem vergilerini sorduğum için kıyamet koptu. 'Nasıl sorarsın' diye. Oysa durduk yere sormamıştım. Kızılay Başkanı daha işin başında 'deprem oldu, SMS at, 10 lira gönder' diye tweet atınca 'Biz bu kadar mı güçsüzüz. Bizim var böyle bir gücümüz. Paramız var. Bu kadar deprem vergisi ödedik. Neden bu kadar acil 10 liraya ihtiyaç var' dedim. Aynı tweet içinde “Biz her şeyimizi verelim, her türlü fedakarlığı yapalım, yine para toplayalım” dedim. Sanki bunu dememişim gibi, 'Ben niye para veriyorum' demişim gibi söylediklerimi farklı yöne çektiler. Oysa ben böyle bir şey demedim, “deprem vergilerimiz nerede' diye sordum, olay buradan çıktı."

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz