'Brüksel zirvesini algılama biçimi Erdoğan'a üç fırsat kapısını birden açıyor' - Aykan Erdemir

Brüksel’de gerçekleştirilen G7, Avrupa Birliği ve NATO zirve toplantıları çerçevesinde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diğer ülke liderleriyle yaptığı temaslar ve Türkiye açısından çıkan sonuçlar tartışılmaya devam ediyor.

Türkiye’nin, NATO ve Avrupa ile yürüttüğü “sarsıntılı” ilişkiler açısından Erdoğan’ın Brüksel’deki temaslarını, Demokrasileri Savunma Vakfı Türkiye Programı Direktörü ve CHP eski Milletvekili Aykan Erdemir, ’12 Dakika' programında Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar'a değerlendirdi.

Erdoğan’ın Brüksel temaslarını yorumlayan Aykan Erdemir, gerçekleşen görüşmelerle ilgili olarak okunması gereken iki ayrı metin olduğunu vurguladı. Erdemir sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birinci metin fotoğraflar düzeyinde bir metin ve bu Ankara’nın bugüne kadar tercih ettiği okuma biçimi. Yani dış politikayı ve güvenlik politikasını daha çok dünya liderleriyle birebir verilen fotoğraflara indirgeyen ve o fotoğraflardan çeşitli çıkarımlar yapan bir iktidar medyası okuması. Bu açıdan baktığımızda, Erdoğan açısından süreç oldukça avantajlı geçiyor. Çünkü sıcak fotoğraflar veriliyor. Ukrayna krizinin meydana getirdiği bu ortamda Erdoğan’ın daha sıcak fotoğraf kareleri veriyor olması elbette ki önemli bir kazanç. Ama bir de fotoğrafların arka planına geçersek orada mesele karmaşıklaşıyor. Orada, gerek NATO, gerek AB ve gerek ABD açılarından bakıldığında, sanki ikircikli bir tavır var. O da şu, bir yandan Rusya’nın yayılmacı tavrı olduğu için Türkiye’nin bu süreçte oynayabileceği olumlu role odaklanan bir yaklaşım var. Bu da beraberinde insan hakları ve demokrasi olmak üzere, Erdoğan hükümetinin çeşitli sorunlu yönlerini şimdilik görmezden gelen ve diğer meseleleri öne alan bir yaklaşım bulunuyor. Ancak diğer yandan şöyle bir düşüce de var. 24 Şubat’ta Rusya'nın Ukrayna işgaline başladığı günden bugüne ciddi anlamda Türkiye’nin tutumuna bakanlar ise şunu görüyorlar: Adeta ortada iki tarafı da idare etmeye çalışan bir Erdoğan var.”

Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar’ın “Erdoğan önünün bu krizle daha çok açıldığını düşündüğü için mi bu şekilde davranıyor, yoksa iç tribünlere ve müttefiki Bahçeli’ye bir mesaj vermek için mi bir plan uyguluyor veyahut da gerçekten Türkiye’yi düzlüğe çıkaracağına inandığı için mi bu hamleleri yapıyor” sorusuna ise Aykan Erdemir şöyle cevap verdi.

“Aslında gerçekten de asıl önemli soru bu. Her ne yaşanırsa Batı’da, NATO’da veya ABD içerisinde, aslında önemli olan Erdoğan’ın algısı. Burada Erdoğan’ın algısı derken de meseleyi basite indirmemek gerekiyor. Kendisini saraya hapsetmiş, yakın çevresinde sadece ‘evet efendimci’ bir grup bulunan, uluslararası medyayı takip etmeyen, hatta Türkiye içerisinde eleştirel medyayı bile takip etmeyen, dünya gerçeklerinden son derece kopuk bir otokrattan söz ediyoruz. Şimdi dünyadan kopmuş otokratın dünyaya ilişkin yarım yamalak algıları, Türkiye’nin gerek iç gerek dış savunma politikalarını önemli ölçüde şekillendirecektir.

Benim gördüğüm, bugün Washington’da ve Brüksel’de, bu meselenin vehametini kavrayamamış Batılı liderler var. Öncelikle şunu söyleyeyim. Ben Erdoğan’ın Batı’da kendisine önemli bir alan açıldığını düşündüğünü görüyorum. İkincisi, bunun kendisine son derece büyük bir otoriterlik ehliyeti verdiğini düşünüyor. Artık insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratikleme gibi konularda son derece gaddar yeni bir çizgiye geçebilir. Üçüncü olarak ise Erdoğan içeride ülkücülerden Avrasyacılara, İslamcılardan Müslüman Kardeşlere uzanan çok garip bir ittifakın parçası. Burada da Erdoğan farklı kesimlere gerek Batı karşıtlığı üzerinden olsun, Rus muhipliği üzerinden olsun, gerek Avrasyacılık üzerinden olsun çeşitli mesajlar veriyor, mavi boncuklar dağıtıyor…”

 Aykan Erdemir ile Yavuz Baydarı’ın 12 Dakika programının tamamını buradan izleyebilirsiniz:

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.