Koray Düzgören: 'İktidarın Kandil, Şengal ve Mahmur için acelesi mi var?'

Irak’ta temaslarda bulunan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar,  Mesud Barzani ve Başbakan Mesrur Barzani ve Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile de bir araya geldi. 

Bağdat’tan sonra Irak Kürdistan Bölgesi’ne yapılan bu ziyaretle PKK’ye yönelik olası büyük bir operasyon konuşulduğu iddia ediliyor. 

Artı Gerçek yazarı Koray Düzgören "Öyle anlaşılıyor ki AKP-MHP koalisyonu, Biden yönetimi yerleşene kadar bir Kuzey Irak operasyonu yaparak bunu erken seçimde oya dönüştürmenin hesaplarını yapıyor” yorumu yapıyor. 

Konuya bugünkü köşesinde değerlendiren Düzgören, özetle şu değerlendirmeyi yaptı: 

“...Ülkenin böylesine zor bir döneminde nedir bu Irak ve Erbil ziyareti, Milli Savunma Bakanı oralarda kimlerle neler konuştu, diye merak edebilirsiniz.

Ziyaret ve görüşmeler dolayısıyla yapılan açıklamaların protokolle ilgili olanlarını bir tarafa bırakırsanız şöyle bir sonuç çıkıyor:

Türkiye, Trump’ın seçimi kaybetmesinden sonra şimdilik Kuzey Suriye’ye yeni bir Kürtleri süpürme operasyonu yapamayacağını anladı. Bu nedenle de Kuzey Irak’ta planladığı bazı operasyonları gerçekleştirmek için yoğun bir uğraş içinde.

TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri), Irak Kürdistan Bölge Yönetimi’nin desteği ile Kandil’e kara harekâtı yapmayı planlıyor... Bu işbirliği gereğince zaten bir süredir Irak Kürdistanı bölgesinin değişik yörelerinde çok sayıda (20’den fazla) askeri üs oluşturuldu.

Kandil yöresinde örgütün hâkim olduğu kritik bölgelerde de peşmergelerin, TSK’nın ve MİT’in desteği ile karakol kurma faaliyetleri devam ediyor. Bölgede her şey Ankara’nın istediği gibi yürümüyor. Bir yandan da bölgede Kürtlerin (PKK gerillaları ile KDP peşmergeleri) birbirleriyle çatışmaması ve ‘kardeş kanı dökülmemesi’ gerektiği konusunda yaygın bir görüş var.

Bölgenin batısına hâkim olan KDP (Irak Kürdistan Demokratik Partisi) yönetimi, AKP-MHP Koalisyonu ile ticari boyutları da olan yakın çıkar ilişkileri içinde ama Bölgenin diğer gücü olan KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği) yönetimi aynı havada değil.

Türkiye bir süredir Erbil yönetimini kapsamlı bir işbirliği için rüşvet, baskı, tehdit, gibi yöntemlerle ikna etmeye çalışıyor.

Savunma Bakanı’nın Bağdat’tan sonra Erbil’e giderek bölge yöneticileri ile görüşmeler yapmasının temel amacı da bu.

Bölge yönetiminin desteği olmadan TSK’nın sonuç alıcı bir Kandil harekâtı yapması neredeyse olanaksız gibi...

Türkiye’nin Kuzey Irak’ta tek hedefi Kandil değil. Yeni Kandil dedikleri Ezidilerin yurdu Şengal de Ankara’nın hedefinde.

Çünkü bu bölge Irak ile Kuzey Suriye, yani Rojava’ya geçiş açısından stratejik bir noktada bulunuyor. İktidar PKK’nin denetiminde olduğu iddiasıyla bir süredir Bağdat yönetimini bu bölgeye operasyon yapması için ikna etmeye çalışıyor...

Bağdat ve Erbil’e yaptığı ziyaretler sırasında Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “terör örgütünün Türkiye’ye yönelik tehditlerinin önlenmesi için gerekli tüm adımları atacaklarını, terör örgütünün Irak topraklarından, özellikle de Sincar’dan (Şengal) çıkarılması için Irak yönetimi ile işbirliği içinde hareket etmek istediklerini” söylediği bildiriliyor.

Öyle anlaşılıyor ki AKP-MHP koalisyonu, Biden yönetimi göreve başlayıp yerine yerleşene kadar bir Kuzey Irak operasyonu yaparak bunu erken seçimde oya dönüştürmenin hesaplarını yapıyor.

Erdoğan’ın fiilen seçim kampanyasına benzer bir sürece girmesi ve Savunma Bakanı Akar’ın Bağdat ve Erbil ziyaretlerinde yaptığı temaslar ve konuşmaları, bu tahminleri doğruluyor.

İktidarın artık bu başaşağı gidişi engelleyecek çaresi kalmadı.

Erdoğan, Kandil fatihi olarak tarihin akışını değiştireceğine inanıyor olmalı.

Olabilir…

Peki, evdeki bu hesap çarşıya uyar mı?"

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar