Mutlu yıllar, Ahval!

Zaman gerçekten çok hızlı akıyor. Hele benim yaşımdaysanız, dünyanın size inat çok daha hızlı döndüğünden hiç kuşkunuz yoktur. 

Sevgili Yavuz Baydar’ın binbir zorlukla başlattığı Ahval, dört seneyi geride bırakmış, 5’inci senesine adım atmaya hazırlanıyor. 

Oysa daha dün gibi geliyor bana.

Olağanüstü hal altında yaşadığımız bu dört yılda ne çok şey yaşadık, ne çok şey sığdırdık bu dört yıla…Bir referandum, bir cumhurbaşkanlığı, iki genel seçim ve bir yerel seçim…

Her seçim, demokrasinin prosedürel tanımından iyice uzaklaştığımızı kayıt altına alan, özgürlüklerimizi biraz daha kısıtlayan, “biz/onlar” ayrımını pekiştiren, hukuku bütünüyle ortadan kaldıran, büyük bir itibar kaybıyla Türkiye’yi dünyada daha da yalnızlaştıran bir seçim oldu. 

Daha iki gün önce çoğulcu demokrasi ve hukukun üstünlüğü ile taçlandıramadığımız, ama tüm kazanımlarını neredeyse kaybettiğimiz Cumhuriyetimizin 98’inci yılını buruk bir şekilde kutladık. 

Son dört yıl negatif dönüşümün çok hızlandığı, kaybettiklerimizin hesabını dahi tutamadığımız yıllar oldu.

Bu son dört yılda parlamenter rejimden yeni “patrimonyal sultanizm”e giden yoldaki ahval-i pür melalimizi  hem bir Ahval  okuru olarak izledim, hem de bir Ahval yazarı olarak görüşlerimi Ahval’in okurlarıyla paylaştım. 

Bana yazı yazma fırsatını sunan Yavuz Baydar, İlhan Tanır ve Ergun Babahan’a teşekkür ederim. 

Nice yıllara Ahval! 

Nesrin Nas - siyasetçi, köşe yazarı

______________________________

Dört yıl boyunca başarıyla sürdürdüğü yayın hayatı için Ahval'i tebrik ediyorum. İktidarın otoriter yönetiminin merkez medya ve basını kontrol altında tuttuğu bu dönemde Ahval gibi bağımsız medya kanallarının olması hem tarafsız bilgi edinme hem de iktidara muhalif olan demokratik güçlerin seslerini duyurmaları açılarından çok önemli. Ahval'a bugüne kadar devam ettirdiği bu tutumu için teşekkür ediyor, nice dört yıllar diliyorum.

Prof Binnaz Toprak - Akademisyen, CHP eski milletvekili 

__________________________

Ahval'ın 4’üncü yılı kutlu olsun. Bundan dört yıl önce sürgünde filiz veren Ahval, Türkiye'de bastırılarak yok edilmek istenen özgür habercilik mecrasının, özgür yorum kaynaklarının önemli bileşenlerinden biri oldu. 

Haberleriyle, yorumlarıyla, öne çıkardığı farklı başlık ve bakışlarla yürüyüşünü sürdüren Ahval'e nice yıllar dilerim.

Hep birlikte özgür gazeteciliği yaşamın vazgeçilmezlerinden kılacağımız bir gelecek için yürüyoruz. Onu elde edinceye kadar da hep birlikte yürümeye devam edeceğiz.

Nice yıllara!..

Fehim Işık - Gazeteci

___________________________

Muhalif olmanın her zaman kocaman bir yürek istediği bir coğrafyada doğdu Ahval. Ancak Yavuz Baydar’ın bitmez, tükenmez, yenilmez bir enerjiyle ebeliğini yaptığı bu doğum bu kez, ifade özgürlüğünün ve hukukun görülmemiş boyutlarda bitirildiği bir zaman dilimine rastgeldi. 

Acımasızlığın ve keyfiliğin adeta normalleştiği, mağdurlar arasında ayırımcılık yapıldığı, demokrat olduklarını iddia edenlerin bile iktidara biat klişelerini dillendirmeden muhalefete geçemedikleri bir döneme Merhaba dedi Ahval.

En önemlisi Ahval, demokrasiye dair beklentilerin, verilmiş sözlerin, projelerin, yeni bir gündemin, ve ışığından medet umulan seslerin/parti/liderlerin iyice söndüğü ya da söndürüldüğü bir karanlığa adım attı. 

Tam demokrat, tam tarafsız ve  muhalif bir ses olarak boy göstermenin çok ama çok ağır bedeller gerektirdiği koşullara o kocaman yürekli ekibiyle dalıverdi. 

Bu kadar ağır bir ortamda, Ahval, elinden geldiğinin en iyisini yapmaya çalışarak tarafsız, çoğulcu, gerçek haber ve yorum odaklı yayın yaşamını sürdürüyor. 

Doğaldır, Ahval’den hepimizin ve benim de artan beklentilerimiz var. Ancak, buralıların dediği gibi “ in the grand scheme of things,” şu ana dek çıkardığı işi takdir etmenin daha önemli olduğunu düşünüyorum.  

Yavuz Baydar ve ekibinin ne tür finansal, ekipsel, ideolojik ve siyasal kısıtlarla ve tepkilerle hareket ettiğini hayal etmeye bile cesaret edemeden…

Prof Ümit Cizre - Akademisyen

____________________________

Türkiye’de şu anda “muhalif medya”, “yandaş medya” gibi dünyada pek eşi benzeri görülmemiş kavramlara sahibiz. Aslında ana kavram “yandaş meyda” terimi. Bununla, iktidarın yapıp ettiği her şeyi kutsayan, haber vermek yerine, topluma pembe gözlükler dağıtan bir medyayı kastediyoruz. 

Bu medyaya göre Türkiye’de insan haklarından, hukuka, ekonomiden, dış ticarete her şey her geçen gün daha iyiye gidiyor. Bu medya şu anda Türkiye’de muazzam büyük bir yer kaplıyor. İşte bu şekilde hareket etmeyen, kendi sınırlı olanaklarıyla haber ve yorum üretmeye çabalayan bir avuç kalmış medya aygıtına da “muhalif” adı veriliyor.

Aslında burada kastedilen “bağımsız” medya olmak durumu. Bu çok küçük bir alana sıkışmış medya organları, iktidarın sağladığı hiçbir nimetten faydalanamadıkları gibi, sürekli olarak bir şekilde baskı, engelleme ve ceza tehdidi altında yaşamlarını sürdürüyorlar. 

Bunlar Türkiye’de toksik hal almış medya ortamında, dünyada ve Türkiye’de olup bitenlere ilişkin göreli olarak objektif haberleri, bağımsız yorumları okuyup, dinleyebildiğimiz medya organları. 

Ben Ahval’ı da bu medya organlarından birisi olarak görüyorum. Daha uzun yıllar yayın hayatına devam etmesi dileğiyle, yayın hayatındaki dördüncü yılını tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

Orhan Kemal Cengiz - Hukukçu

________________________________________

Ahval dördüncü yılını doldururken, ben de Ahval’le yolculuğumda dördüncü yılımı dolduruyorum. 

Türkiye'nin oldukça karanlık geçen bu son dört yılında Ahval büyük bir cesaretle hakikatin yanında durmaya çalıştı. 

Eğip bükmedi, korkmadı. 

Farklı seslerin de buluştuğu bir platform oldu. Yerdeki cenazelerden, yıkılan Sur'a, Muğla'daki orman yangınından Dersim'deki orman yangınına, Türkiye'nin dört bir yanında yaşananlar ve gerçekleşen hak ihlalleri eşit bir şekilde Ahval'de yer buldu. 

Cezaevindeki Kürt siyasetçilerden, haksız hukuksuz yere içeride tutulan, sadece adı gündemde olanlar değil, adı anılmayan içerideki birçok gazeteci ve yazarın sesleri de Ahval'de yer buldu. 

Bu zor yıllardaki zorlu yolculuk editörlerinden yazarlarına büyük bir dayanışmayla devam ediyor. 

Nice yıllara Ahval!

Nurcan Baysal - Köşe yazarı, sivil toplum aktivisti

_______________________________________

2013'ten beri yaşadıklarımız önümüzdeki aylarda daha da vahimleşeceğe benzer.

Böyle günlerde Ahval gibi yayınların, yazılarıyla ve videolarıyla kıymeti daha iyi anlaşılacak.

Prof Baskın Oran - Akademisyen, köşe yazarı

_________________________________________

Demokrasi kültürü, hep bir kişinin ya da kutsalın peşinden giderek şekillenen toplumlarda, özellikle kriz zamanlarında sahte demıkrat-kahramanların aldatıcı ışığı bir iyileşme umudu  yaşatır çoğu zaman. O süreçteki  bunaltan havayı dağıtmak, biraz nefes almak ve sonunda mümkünse kendilerine benzeyenler tarafından kurtarılmak(!) kaygısı her şeye ağır basar. Sahici bir demokrasi umudu toprağın altında yeşermek için beklerken, onu sulayacak, yeşermesini sağlayacak olanların sesleri hep aykırı, öteki, zamansız ve nihayetinde herkesin kendi kutsalına ağır bir saldırı kabul edilir ve susturulmak istenir.

Tam da böyle bir zamanda ve böyle bir toplumda doğan Ahval 4 yaşında. O da payını aldı bu “susturulma ve yaftalanma” çabasından. Ama beceremediler; en korkutucu olduğu sanılan iftira çabalarına bile dayandı Ahval. Çok demokrat bildiğimiz/sandığımız bazılarının bile dokunmaktan korktuğu (açıkça korktuğu) yerlere dokunmayı, haberciliğin ve basın-ifade özgürlüğünün sınavı sayarsak-ki öyledir- Ahval bu sınavı başarıyla geçti bu 4 yılda. Bizzat ve çok açık şahidiyim. Dilerim  sanata, umuda, güzel şeylere dair yayın yapmakla meşgul olacağı nice yılları olsun. Biliyoruz ki; dara düştüğümüzde ve her türlü hak mücadelesi elzem olduğunda Ahval arkamızda duracak. İyi ki var, iyi ki varız!

Çiğdem Koç - Avukat

_____________________________________

Türkiye'de ifade özgürlüğünün giderek ezildiği bu son beş yılda sansürsüz, özgür ve çok sesli yorumların değeri büyük. Tüm engellemelere, düşmanlastırmaya ve yalan etiketlemelere rağmen Ahval hep aynı çizgide kalmayı başardı, Türkiye'nin ve dünyanin bu zor beş yılında… 

Baskılayanlar gidecek, ve bizler doğru bildiğimiz yolda devam edeceğiz. 

Yaşasın düşünmenin ve ifade etmenin gücü! 

Nice beş yıllar Ahval!…

Güldem Atabay, köşe yazarı

_____________________________

Ahval, kurulduğu günden itibaren insan hakları ve demokrasiyi kendisine ölçüt kıldı. Nitelikli habercilik işçiliği ve cesaretiyle hakikatin ortaya çıkmasına hizmet etti. 

Çok engellendi, ama yılmadı, geri adım atmadı. Kalitesi ve özgürlüğüyle yoluna devam etti.

Dördüncü yılı dolarken, Ahval artık farklı alanlarda konusunun uzmanı insanlarla yaptığı podcastlarla, söyleşilerle anılıyor. 

Doğruluğundan kuşku duyulmayan haberleri, ufuk açan dosyalarıyla, nitelikli köşe yazılarıyla tanınıyor. Her geçen gün kendisini geliştiren, “özgür düşüncenin adresi” bir haber sitesi olmuş durumda. 

Ahval'in dördüncü yıldönümünü kutlar, daha nice yıllar başarılı yayıncılık dilerim.

Dr Ömer Faruk Gergerlioğlu - HDP Milletvekili

___________________________________

Entellektüel ve siyasi anlamda 2017 Türkiye’nin en karanlık, en ümitsiz yıllarından biriydi. Türkçe haber okumak, propaganda içinde gerçeği ayıklamaya dönüşmüştü. 

Karanlığın en yoğunlaştığı anda aydınlanma belirir, derler. Ahval, Türkiye’nin düzelebileceğine dair bir umut ışığı oldu. 

Düzelme gerçekle yüzleşmeyi gerektirir. Gerçeğe ulaşmak da bağımsız ve dürüst gazeteciliği… 

Dört yıldır Ahval bunu sağlamaya çalışıyor. Bir okuru ve yazarı olarak, “İyi ki varsın Ahval,” diyorum.

Prof Ahmet Kuru, Akademisyen

__________________________

Ülkemizde düşünceyi açıklama özgürlüğünün iyice kısıtlandığı son yıllarda, Ahval, özgür düşünceye açılan yeni bir pencere işlevi taşıdı. Geride kalan dört yıl içinde zaman zaman Ahval yazarları arasına katıldım. 

Yazılanları da dikkatle okuyor. öğreniyor, yararlanıyorum.

Bu güç koşullarda Ahval’e emek verenlere teşekkür ediyor, takipçilerini sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ertuğrul Günay - Kültür eski Bakanı, siyasetçi, köşe yazarı

____________________________

12 Eylül 1980 Askeri cuntası döneminden sonra ülke olarak en ağır bir süreci yaşıyoruz.

Aydınların, yazarların, Özgür düşünce insanlarının her türlü baskıya maruz kaldığı, masum insanların terör gerekçesiyle tutuklandığı, Kürt siyasetçilerin ağır mahkumiyetler aldığı ve KHK gibi hukuksuz uygulamalarla yüz binlerce insanın mağdur edildiği bir dönem yaşıyoruz.

Böyle bir dönemde bağımsız, çoğulcu ve demokratik bir yayın ve haberciliğe öncülük eden başta Yavuz Baydar olmak üzere AHVAL ve ekibini tebrik ediyorum.

Abdulbaki Erdoğmuş - Köşe yazarı

______________________________

Ahval sabahları gözümü actigim zaman hep okuduğum ilk üç web sayfasından biridir. Son dört yil, Ahval çok büyük bir boşluğu doldurdu hepimiz için. Tabii çok sayıda haber sitesi olmasina rağmen, Ahval'da yayınlanan makalelerin kalitesi ve derinliği, içinden geçtigimiz zor yılların anlaşılmasına ve beim kendi analizlerime de büyük bir katkıda bulundu. 

Lütfen devam edin! 

Prof Henri Barkey - Akademisyen

_____________________________________

Hem dünya, hem de Türkiye, çok zor siyasal ve ekonomik çalkantılarla dolu bir dönemin içinde geçiyor. 

Bu zor dönemde Ahval, bağımsız bir ayna olmayı başardı. 

Türkiye’de maalesef konuşanın kimliği, artık konuşulandan çok önemli hale gelmiş. Bu da, bir tür Ortaçağ anlayışıyla insanların kimliklerinden dolayı dinlenmemesini yahut baştan ret edilmesini doğuruyor. 

Halbuki modern insan önce kimliği değil önermeye, haberin içeriğine ve söylenenin dayandığı tezlere, delillere bakar. 

Bu açıdan Ahval modern bir mecradır. Ahval, içeriğini kimliğe kurban etmemektedir. 

Nice yıllar diliyorum. 

Prof Gökhan Bacık - Akademisyen

______________________________

Ahval haber sitesi dördüncü senesini geride bıraktı.

Türkiye’nin ve dünyanın çok önemli sorunlarla boğuştuğu bir dönemde Ahval çok sınırlı olanaklarla habercilik anlayışından taviz vermeden işini evrensel tanımlara uygun bir biçimde yapmaya gayret ediyor.

Haber sitesine Türkiye’den serbest erişimin olmadığını hatırlatırsam, Türkiye’deki hukuk devletinin hal-i pür melalini ve Ahval’i sürdürme çalışmalarının önemini de hatırlatmış olurum muhtemelen.

Muhalif çizgideki Ahval’in sakıncalı görülebildiği bir ülkemiz var. 

İnşallah çabuk atlatırız bu kabusu.

Ahval ve başka basın girişimlerinin büyük payı olacak bu süreçte.

Prof Eser Karakaş - Akademisyen, iktisatçı, köşe yazarı

_______________________________

Bir “dejavu” mudur, ya da devri daimler fasit dairesinde sıkışmak mıdır bilemem, ama Ahval için her kalemi elime aldığımda, adeta, kaderin bana yüzyıllardır sahnelenen bir oyunda, Prometheus rolü verdiği duygusuna kapılırım. 

Prometheus karanlıkta kalan insanlara ateşi getirip onları aydınlatmak için, zincirlere vurulmak ve kartallara ciğerini yedirmek pahasına Olympos dağına giden bir kahraman. 

Platon’dan Ahmet Altan’a bütün aydınlar, toplumu karanlıklardan aydınlığa çıkarmak gayesiyle, zindanlara atılma pahasına, adeta Prometheus rolünü oynamak için sahneye çıkan, Cemil Meriç’in ifadesi ile, hakikat uğrunda her savaşı göze alan bağımsız birer mücahittirler. 

Ahval sayfalarında, karanlığa mahkum edilmiş bir toplumu aydınlığa çıkarmak için, mücadele eden Prometheus’lardan biri olmaya çalışmak benim için ayrı bir onur vesilesi. 

Bu vesile ile bir projektör görevi üstlenen Ahval’in dördüncü sene-i devriyesini tebrik ederim. 

Nice yıllara Ahval! 

Ve nice yıllara Prometheuslar!

Ali Ağcakulu - Köşe yazarı

_______________________________

Özgür medya ve serbest tartışma demokrasinin olmazsa olmaz önkoşuludur. Türkiye’de son yıllarda medyanın büyük kısmı siyasi iktidar tarafından sert şekilde vesayet altına alındı. Bu bunaltıcı ortamda Ahval önemli bir görev yapıyor. Türkiye haberlerini, o arada Amerika’dan Türkiye’yle ilgili haberleri hızlı, sansürsüz ve kapsamlı şekilde izlemek için kullandığım kaynakların başında Ahval geliyor. Ayrıca Ahval’in nitelikli yazarlarının kaleme aldığı çok yönlü ve ufuk genişleten analizleri zevkle okuyor, çok yararlanıyorum.

Dört hizmet yılını tamamlayan Ahval’in başarısında emeği geçen tüm çalışanları yürekten kutluyor, daha nice yıllar diliyorum.

Haluk Özdalga - Siyasetçi, Ankara eski Milletvekili (2007-2015), köşe yazarı

_______________________________

“Ahval”de yazmak; küçücük, dünyanın tanımadığı bir toplumda gazetecilik yapan biri için açık denizlere çıkmak gibidir…

Bu küçücük adada; habercilik ve yorumculuk adına yazdıklarımız, Kıbrıs’ın kuzeyinde boydan boya uzanan Beşparmak Dağları’nı aşamıyor çoğu zaman…

Dibimizdeki Türkiye’ye bile ulaşamıyor sesimiz…

“Ahval” bu bağlamda benim için çok farklı bir deneyim oldu…

Haberin örgülenmesi ve yorumun özgürlüğünde kendi meslek anlayışımla çakışan bir ortak “gizilgüç” yakaladım…

Bunun keyfi ile aşırı “yerel”liğin yazılarımdaki motifleri renklendi… Kapıyı açıp bahçeye çıkmak, serinlemek gibi birşeyler oldu…

Yavuz’un “Beşinci yıla girerken, teyit edebiliriz ki, meslek hayatımızın en özgür, en bağımsız, en “kollektif” dönemini yaşadık” demesini çok önemsiyorum.

Bir gazeteci başka ne ister ki?

Tebrikler tüm kadroya, Ahval’e daha nice başarılı yıllar dilerim.

 

Hasan Kahvecioğlu - Köşe yazarı 


Ahval'in okurları ile ilgili kayda değer bir asimetri dikkatimi çekiyor. Yurtdışındaki okur kitlesi genel itibariyle Ahval'i haberciliği üzerinden değerlendiriyor ve bu işin altından lâyıkıyla kalktığını düşünüyor. Ne Ahval'in yöneticileri ne de ben dâhil yazarları aksi yönde bir intiba edinmedik. Bu nedenle Ahval'i yurtdışında faydalı bulan çok. Bu okurlar "taraftar" değil, sadece doğru ve tarafsız haber almak isteyenler. Hele Türkiye çıkışlı habere getirilen muazzam bir otosansür ve sansür varken. 

Yurtiçinde ise Ahval'i duyan, bilen ve özellikle okumayan ciddî bir kitle var. Bunlar "karşıt taraftar", Ahval'i "FETÖcü" olarak tanımladıktan sonra verdiği haberi görmezden gelme lüksüne sahipler. Zira bu haberlerin çoğu onların otosansürledikleri haberler. 

Sözün özü, Ahval'in yurtdışında ciddî bir okur kitlesi var, yurtiçinde ise Ahval okurlarını tenzih ederek, hatırı sayılır bir hasım kitlesi. 

Cengiz Aktar - Akademisyen


Demokratik hukuk devleti yolunda nice habercilik yıllarına...

Zülfü Livaneli - Sanatçı

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.