Yaşar Yakış: 'Biden yönetimiyle birlikte Türkiye’ye bir fırtına yaklaşıyor'

ABD'de Joe Biden'ın başkan olarak resmen göreve başlamasının ardından, gözler Türkiye-ABD ilişkilerinin nasıl bir seyir alacağına çevrildi.

Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış, Türkiye'ye Bakış programında, Ankara'yı bekleyen zorlu süreçleri anlattı ve Biden yönetimi ile birlikte Türkiye'yi bir fırtınanın beklediğine, zararın boyutunu öngörmek içinse henüz erken olduğunu kaydetti. 

Yakış hem Dışişleri hem de Savunma Bakanları'nın Türkiye karşıtı ve Kuzey Suriye'de PYD yanlısı politikalarına dikkat çekti.

Yakış'ın açıklamalarının satır başları şöyle:

"Özellikle Dışişleri ve Savunma bakanlıkları, Türkiye'nin Amerika ile ilişkilerindeki en kritik iki bakanlık. Daha zorlu, dişe diş müzakerelerin cereyan edeceğini tahmin ediyorum. Halkbank nedeniyle de sıkıntılar yaşanacak ancak bahsettiğim ilk bakanlık daha önemli olacak.

ABD'nin Türkiye'ye bakış açısı akşamdan sabaha oluşmuş değil. Bir birikimin sonucu gelinen nokta. Kırılma noktası, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemini satın almasıyla başladı, sonrasında Ankara'nın F-35 savaş uçakları ortaklığından ihraç edilmesiyle kötüleşti. Sonra da başka yansımaları oldu. Kongre'de şimdiye kadar Türk-ABD ilişkilerinde görülmeyen bir Türkiye karşıtı hava oluştu.

Biden'ın da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili olumsuz düşüncelerini ortaya koymuştu. Seçtiği ekip, geçmişte birlikte çalıştığı, kendisine yakın isimlerden oluşuyor ve bir bölümünün Türkiye'ye karşı olumsuz yaklaşımı var. Türk-Amerikan ilişkileri biraz daha sıkıntılı bir döneme  doğru gidiyor.

Ancak yine de Biden'ın Türkiye'ye defalarca gelmiş olması ve uzun süre başkan yardımcılığı yapmış olması, bu sayede Türkiye gibi bir NATO müttefikinin yeri ve önemini bilen biri olması önemli bir unsurdur. Zamana, tecrübelere dayanan, ağırlığı Türkiye'nin aleyhine oluşan unsurlardan oluşan bir politika izlenecek gibi.

Türkiye'nin Amerika için Kürt davasının ne anlama geldiğini doğru teşhis etmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu teşhisin de yapılmadığı ya da yapılmış olmasına rağmen kendi haline bırakıldığı kanısındayım. Kürtlerin davası Amerika için önemli bir dava. Kürt davası, küresel politika izleyen tüm devletlerin gündeminde önemli bir yer tutan bir konudur. Kürtler 35 ila 42 milyon nüfusa sahip olup bağımsız devleti olmayan tek halk dünyada. Bu halk dört önemli ülkede azınlık teşkil ediyor. En büyük azınlık ise Türkiye'de. 

Kürt davası küresel politika izleyen her devlet için ceplerinde bulundurmak istediği bir kart. Türkiye, İran, Suriye ve Irak'ı istikrarsızlığa itmek, pazarlık yapmak için bu kartı kullanmak isteyebilirler. Bu kart Amerika için önemli. Kürt kartı aynı zamanda İsrail için önemli. İsrail etrafı düşman ülkelerle çevrilmiş bir devlet. İleride yaratıldığı taktirde, İsrail'in güvenliği açısından bir Kürt devletinin oluşturulması ABD için çok önemli bir hedef. Türkiye'nin önce bunu anlaması lazım."